nightlifess
- Reads 619
- Votes 145
- Parts 14
Gözler yalan söylememeliydi, Tanrı onları doğrulukla kutsamıştı.Tanrıya olan inancım yıkıldı ve bununla beraber gözün kutsanış hikayesi yarım kaldı belki de yeni bir şeyle kutsandı.
İnsanlığın olmazsa olmazı olan yalan, gözleride hedefi altına aldı. Bir yılan gibi yeryüzünün derinliklerinden ortaya çıktı. O gün yağan yağmur gözlerin kaderini yeryüzüne koydu ve işte o an Tanrı'nın doğruluk kutsayışı yalan ile kapatıldı. O gün gök "gözler yalancıdır." diye inledi. İnlediği gün ise aşık olduğum kadının ihanetine uğradım.
Ve ben şunu anladım "gözler yalancıydı."
Yalancı göz yaşları süzülürken gözlerinden, utanmazca "sil şu yaşları" dedi ve o an görünmez bir yılan boynuma dolanır gibi oldu ardından da bir gülümseme peyda oldu yüzümde "önce ruhumdaki izleri silmen gerekli." dedim.
Gözler yalancıydı ve ben bunu bilerekten tekrar gülümsedim, bedenim ise artık ateşle harlanmaya son vermişti çünkü ateş artık bendim ve harlanması gerekenler ise yalancı gözlerdi.
Tanrı'ya karşı gelen Giray, Tanrı' nın elçisi olan Sedef'e aşık olur. Ve her şey birbirine girmeye başlar. Tanrı'ya karşı gelen biri, Tanrı' nın elçisi ile birbirini sevebilir miydi?
Tanrı bu aşka izin verecek miydi?
Bir kız belirdi aniden ben ise kalkmış ve yıkılan enkazımı toplamıştım.
Gökyüzüne baktım, sonra ise o güzel yüzlü kadına.
Ya o gök ile kutsanmıştı ya da gök o güzel kıza özenmişti.
Gülümsedi, bana olmasada üstüme alındım. Çünkü o zamanlar birbirimize ters düştüğümüzü bilmiyordum.
O kadın, Tanrı'nın elçisiyken ben ise Tanrı'ya karşı gelendim.
Hiçbir zıtlık bu kadar ağır olmamıştı.
Cehennem çukuru ateşini harmanlayıp bizi çağırırken o su ben ise ateş ile kutsandım. Dünyanın kaderi ellerimiz arasında dans ederken o bana ben ise ona gülümsedim.
Tanrı, elçi ve elementler ile ilgili fantastik bir