26
107 قصص
AZAZİLİN İNİ بقلم ebyide
ebyide
  • WpView
    مقروء 1,336,519
  • WpVote
    صوت 80,327
  • WpPart
    فصول 23
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
GÖNÜLÇELEN بقلم orenda25
orenda25
  • WpView
    مقروء 1,598,317
  • WpVote
    صوت 123,559
  • WpPart
    فصول 38
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
Kurt Bey  بقلم yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    مقروء 5,270,474
  • WpVote
    صوت 303,510
  • WpPart
    فصول 60
Bu kitap +18 yetişkin içeriğe sahiptir. Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur "Daha evlenmedik üç gün sonra dönünce nişan takacağız bir aya kalmadan evleniriz, ama ben can eşimi buldum." Kurt bey Neyrana bakınca yeşil kahve gözleri parladı. Uzakta onu acıyla izleyen bal rengi gözlerden bir haberdi. O gözlerin önünde canı alınmıştı Neyranın. En büyük acıyı vermişti ona, içini söküp almıştı. Ömer Mirza acıyla yutkundu, zamansız bir el ayırmıştı onları. Ömer Mirzanın gücü yetmemişti hiç bir şeye. Kurt bey eğilip Neyranın boynuna bir öpücük bıraktı. Oysa Ömer Mirza Neyranın teninin kokusunu bile bilmezdi. Onu en çok yaralayan şeyse Neyranın Kurt beye bakan gözleriydi. O gözlerde güven vardı, yeni yeni filizlenen bir aşk vardı. Yanan bir kadın Neyran Cevheri İntikam için herşeyi göze alıp yakan bir adam Ömer Mirza Altuner Sevmek için kalbi olmadığına emin olup bir çift göze tutulan Kurt Agâh Viranlı Yetişkin içerik şiddet cinsellik argo ve küfür barındırır (kitap yetişkin içerik barındırıyor. şiddet küfür argo ve cinsellik var ona göre okuyun bebekler )
+17 أكثر
KÖYGÖÇÜREN بقلم servestizm
servestizm
  • WpView
    مقروء 6,033,444
  • WpVote
    صوت 468,129
  • WpPart
    فصول 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
+15 أكثر
Muhtar بقلم ir-yum
ir-yum
  • WpView
    مقروء 4,555,449
  • WpVote
    صوت 284,602
  • WpPart
    فصول 70
"Yanında fazladan yazma taşısan iyi olur. Çünkü bir sonrakinde yazmayı başına takmak yerine ceketimin sol cebine koyacağım." *** Köy yaşantısına adımını attığı anda köylülerin cahilce fikirleri ve davranışları üzerinde devrim yapmak isteyen genç muhtar Polat, güzelliğinden köyün diline düşmüş olan Zeliha'ya aşık olursa ne olur? Hadi hep beraber görelim.❤️ 18.08.23 #popüler 1 08.09.22 #köy 2. 13.09.22 #edebiyat 1. 27.09.22 #sevmek 1. 09.03.25 #aşk 2. 14.10.22 #gizem 21. 17.10.22 #heyecan 1. 31.10.22 #tarihikurgu 1. 03.11.22 #roman 1. 12.10.22 #tarih 4. 21.11.22 #komedi 2. 24.11.22 #güzel 1.
Yarkıyısı بقلم alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    مقروء 1,723,982
  • WpVote
    صوت 86,568
  • WpPart
    فصول 31
-Yaş farkı içerir- Cebinden bir gerdanlık çıkardı Aldemir. Kızın gözünün önünde kaldırdı. "Al." dedi. "Yüz görümlüğü." Kız almadı. Aldemir, yatağın üstüne bıraktı. Geri çıktı, ceketini çıkarıp sandığın üstüne attı. O vakit fark etti. Yeni gelin tir tir titriyordu. "Korkma," dedi Aldemir. Perdeyi azıcık araladı, pencereden aşağı baktı. Evin önü iyiden iyiye boşalmıştı. Geri döndü, yatağa, kızın yanına oturdu. "Adın ne senin?" "Adımı bilmiyon mu?" dedi incecik, nahif bir ses. Su şırıltısı, kuş cıvıltısı, meltem sesi gibiydi. "Cık. Bilmiyom." "Attan indiren sen değil miydin? Yanımda oturan sen değil miydin? Demin alan kabul eden sen değil miydin?" "Bendim amma.." dedi Aldemir. "Adet yerini bulsun diye." Gelin derin bir nefes aldı. Aldemir, kızın işi anladığını fark etti. Amma da zeki çocuktu ha. İyi. Saf olanla uğraşamazdı Aldemir bu yaştan sonra. İşin en çok dert ettiği kısmı hallolmuş oluyordu böylece, hamdolsun. ~~~~ Aldemir'in kalbi Gülayşe'ye, Gülayşe'nin kalbi Aldemir'e düğümlüdür... Ve güzeller güzeli Gazâl, Aldemir'in eli kınalı yüreği umutlu tazecik karısıdır 🌱 Ve bir gün, bu topraklarda, bir sevda için bir destan yazılır...
Gözyaşı Kadehleri بقلم dusklavande
dusklavande
  • WpView
    مقروء 1,641,979
  • WpVote
    صوت 104,692
  • WpPart
    فصول 44
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
26 بقلم binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    مقروء 518,286
  • WpVote
    صوت 47,425
  • WpPart
    فصول 13
"Hıçkıra hıçkıra ağlıyorsun Gerçek," diyerek ellerimi büyük avuçlarının içine aldı, "ve bunu yaparken yaşadığın komik bir ânı anlatıyorsun." Gözlerimden yaşlar boşalırken tüm dişlerimi göstererek gülümsemem onu duraksattı. "Bilmem ki," diye fısıldadım. "Her şey elimden kayıp gidiyorken bile acımayan kalbim, az önce sen o sigaranın külünü kül tablasına silkince öyle çok acıdı ki, ağlamak istedim. Üstelik aklıma da yaşadığım o ânın en komik repliği gelmişken, tam da sana söyleyecekken yaptın bunu. O külü neden öyle hiç umursamadan silktin? Senin için yanıyordu." Bir elini kaldırıp yanağıma koydu, büyük avucunun içiyle gözyaşlarımı parçalayıp ezdi, yok etti. Ve bana dedi ki, "Ben yapmasam o kırılıp düşecekti." "Senin yapmandansa, kendisi kırılıp düşmeyi kabul ederdi." Gülümsedim. "Keşke yapmasaydın." "Kendini o küle mi benzetiyorsun Gerçek?" "Hayır," dedim. "Hayır, sen beni henüz kırmadın ki."
BEYAZ LEKE بقلم asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    مقروء 38,724,324
  • WpVote
    صوت 2,081,533
  • WpPart
    فصول 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
GÜL KUYUSU بقلم binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    مقروء 3,852,116
  • WpVote
    صوت 255,234
  • WpPart
    فصول 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.