sadece_sey adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,455,369
  • WpVote
    Votes 1,491,537
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
ONSRA [KİTAP OLDU] by Gkennder8
Gkennder8
  • WpView
    Reads 1,667,492
  • WpVote
    Votes 13,403
  • WpPart
    Parts 9
Hayatı boyunca yüzü hiçbir şeyden gülmemiş bir kadın, Jülide Erbaş. Hep eksik bırakılmış, hep yalnız. Tam olmanın ne demek olduğunu hiç bilememiş. Ev nedir, aile nedir hiç tadamamış. Aşk'ı tattığını sanıp, yanılgılara kapılmış. Ama yinede hayatın taktığı her çelmeden sonra ayağa kalkmış. Kendisine sunulan kimsesizliğini, kendisini mesleğine adayarak kapatmış. Günü geldiğin de, gerçekten kimsesiz kaldığın da, hayatta ki tek varlığı annesi öldüğünde içinde ki uçurtmanın bağı yeryüzünden çözüldü. Göğe karıştı. Uçurtmasını gökyüzünü gözlerinde barından bir adam kendi gökyüzüne kattı. Alp Aslan Şahin Mesleğini kendi canından öte tutan yüzbaşı. Sevmek, sevilmek onun için hem çok uzak hemde kumar. Disiplin ve otorite hayatının merkezi olan Alp Aslan, tek bir gece disiplinini bozdu. O gece de, Jülide'nin yeryüzünden kopan uçurtması gelip onun koynuna kondu. Aynı otorite ve disiplinle hayatı şekil alan iki insan. Biri hayat kurtarıyor, diğeri vatanı söz konusu olunca hayat alıyor. Jülide, asla hayatında olmasını istemediği meslek grubunun tam ortasına kendisi düşüyor. Kendi öyküsünün sonunu kendisinin yazdığını düşünürken, asla öyküsünün yazılmayacağını düşünen Alp Aslan'ın öyküsünün baş karakteri oluyor. İstemediğimiz otlar, hep burnumuzun dibinde biter. Jülide, Alp Aslan'ın varlığını neşterle kesip atacak mı yoksa kalplerde açılan yaraların üzerine kendi dikişini mi atacak? Aynı kokuya aşık iki insan. Birinin hayatı barut kokusu diğerinin yuvası barut kokusu. Bir korkuyla harmanlanan iki gözü karanın hikayesi. Tüm hakları saklıdır. Yetişkin içerik mevcut. Gökçen KOÇAN
GÜL KUYUSU by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 3,827,703
  • WpVote
    Votes 254,976
  • WpPart
    Parts 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.