Üzüldüklerim
8 histoires
ÜZÜM BUĞUSU par bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURES 3,927,820
  • WpVote
    Votes 222,439
  • WpPart
    Chapitres 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
CÜSALE   par jmgul__
jmgul__
  • WpView
    LECTURES 1,157,198
  • WpVote
    Votes 71,414
  • WpPart
    Chapitres 71
•tamamlandı• "Cinneti var edenler, cennete alınır mıydı?" ©️Kitabımın tüm telif hakları bana aittir. Kopyalanma, özetlenerek izinsiz bir şekilde başka sitelerde yayınlanması veyahutta çalınması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.
Payidar par Leeseaa
Leeseaa
  • WpView
    LECTURES 250,365
  • WpVote
    Votes 19,776
  • WpPart
    Chapitres 23
Nora, karşısına çıkan bir kitabevinde eline aldığı kitabın tamamlanmamış olduğunu fark eder. Yaşadıkça yazılacak olan bu kitabın içinde Nora kendisini bulur. Avcı kimliğine bürünen Nora, bahçesinde uyandığı kişinin sadece avcıların kalpleriyle beslenen bir kurt adam olduğunun bilincinde değildir.
Asenath | Firavun'un Ruhu par Damloyevski
Damloyevski
  • WpView
    LECTURES 262,618
  • WpVote
    Votes 20,556
  • WpPart
    Chapitres 53
Ben Asenath. Prens Seth'in biricik hizmetkarı. Bir Firavun olduğunda, uğruma kendi kız kardeşini öldürdü. Ben Asenath. Canı beş para etmez bir köleyken, Mısır'ın Kraliçesi olan Asenath. & Binlerce yılın sonunda lahiti ilk kez aralayan kişi olma şerefine nail oldum. Görüş alanımı bulanıklaştıran toz bulutu ancak dakikalar sonra çekildi gözlerimden. Lahit boştu ve karşımda duran kişi, bir mumya ve aynı zamanda canlı bir mumya olan Firavun Seth'ti. Bezlerle sargılı olan elini yüzüme götürdü ve yanağımı okşadı parmaklarının ucuyla "Asenath... Benim uğruna canımı verdiğim sevgilim."
ACIYA ÇEYREK KALA par cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    LECTURES 110,264
  • WpVote
    Votes 9,793
  • WpPart
    Chapitres 26
"Beni kırdın, paramparça ettin. Ben o parçaları ellerim kanaya kanaya topladım, birleştir diye sana verdim ama sen onları da parçaladın, tekrar, tekrar. Benim artık gücüm kalmadı Turan." Ayakta durmaya bile dermanım yoktu. Neden beni bırakmamıştı, neden peşimden gelmişti? Umutlanacağımı bilmiyor muydu? Tekrardan kalbimin kırılacağını bilmiyor muydum? "Ben artık yapamıyorum." "Neyi yapamıyorsun Elif?" Gözlerim dolmuştu. Yüzü önümde bulanıklaşmıştı. Yine de bu güne kadar içimde biriktirdiklerimi söylemekten geri durmadım. "Kalbine giremiyorum." Dedim, gerçek canımı yaktığı kadar dile getirmek de yakmıştı. "Ne kadar denersem deneyim, olmuyor. Önüme hep aynı engel çıkıyor. Zeynep. Ona olan aşkını yenemiyorum." Sustu. Sessizliğinin beni kör kuyularda bırakacağını bile bile cellat oldu. Zeynep'e olan sevdasını inkar etmedi ve ben orada bir kez daha öldüm. "Sevdamdan vazgeçiyorum artık. Senden vazgeçiyorum. Asla bir ihtimal bile olmayan bizden vazgeçiyorum... Yarın avukata gideceğim. Bir an önce boşanalım." + 18 İçerik Mevcut! FZA'nın Farklı Bir Evreninden 28.08.25
BEYAZ LEKE par asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURES 38,409,692
  • WpVote
    Votes 2,075,055
  • WpPart
    Chapitres 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR par ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    LECTURES 914,906
  • WpVote
    Votes 65,146
  • WpPart
    Chapitres 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ par cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    LECTURES 498,457
  • WpVote
    Votes 29,736
  • WpPart
    Chapitres 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut