K
176 story
Metalik  بقلم nifrellaa
nifrellaa
  • WpView
    مقروء 66,095
  • WpVote
    صوت 5,986
  • WpPart
    أجزاء 25
Diğer çocukların anneleriyle bağlarını kesemedikleri yaşlardaydılar, henüz vücutlarına en derin kesikler atıldığında. Ne kadar süreceğini, kimin dur diyeceğini veya bitip bitmeyeceğini bilmiyorlardı.Belki de onların cezası anneleri ya da babalarından gelecek bir tokat değil çok daha ağır olacaktı. Her gece düşündüler. Bunu hakedecek ne yaptık? Belki bir gün onların eline verilen umut şekerinin gerçekleşebileceğine inanmak istiyorlardı. Çünkü inanmazlarsa dayanamazlardı. İnanmazlarsa yarayı kapatamazlardı. Belki içerden kanardı ama dışarısı kabuk bağlardı. Bağlamalıydı. Ama bu şeker birinin ağzında acı tatı acımasızca bıraktı. Diğerlerinin kefaretini sadece biri en ağır şekilde ödeyecekti. Çünkü acı her daim kalanda ağırlaşırdı. Kalanda, gidende, kurtulamayanda.. Belki de geride bıraktıklarının farkında değillerdi. Yollarının kesişeceğinin, onların kurtulmak için her gece dua ettikleri Tanrı'nın cezayı başkası ile sonlandıracağını henüz bilmeyecek yaştaydılar. Ama büyüdüler. O karanlık geceler hepsinin en karanlık yanlarını oluşturdu. Hepsinin yarasını en derine gömüp tüm vücuduna yaydı. Görünür kılmadı, aksine onları birer görünmez kıldı ki kimse yardım edemesin. Ölmediler yaşamaya umut etmeye hayatları ile boğuşmaya ve o umut şekeri için her gece kafalarını yastığa koymaya yine de devam ettiler. Onlar kurtuldu, yaraları içlerinde de kalsa yeni yaraların açılmasından kurtuldular. Biri kaldı. En zorda, en derinde.. Birinin hikayesi..
Avukat Sindirella بقلم laviniapiaf
laviniapiaf
  • WpView
    مقروء 1,670,554
  • WpVote
    صوت 51,505
  • WpPart
    أجزاء 26
Bir evin bir kızı değilim ama bir evin üç kızının en küçükleriyim. Bu sebeple küçük numara olmanın avantajını sonuna kadar kullanmaktan geri durmadım. Hep masallarla uyutulacağımı, sivri topuklu ayakkabılarım ve bir hukuk bürosunda pembe renkli tatlı dosyalarımla bir hayat süreceğimi düşündüm. Atlı arabam balkabağına da dönüşecekti, dönüşmüştü de. Fakat damarlarımda akan asil kanın ışıl ışıl bir soya dayandığına dair olan inancım beni yıldırmayacaktı. Güzel arkadaşlarım, size üzerimdeki prenses elbisesine nasıl çamur bulaştırmadan yürümeye çalıştığımı, birçok kere tökezlediğimi, binbir özenle yaptığım saçlarımın nasıl dağıldığını bile anlatacağım. Bir şairle adaş olan, kendisi başlı başına mısraları andıran adamdan da söz edeceğim. Nasıl zehirli ama en parlak ve en görkemli okla vurulduğumdan... Nasıl ağlanacak hâlime güldüğümden, Kraliyet kurallarını içimden tekrar ettiğimden, giyim kuşam zevkinden, adab-ı muaşeretten ve kas-yağ oranından... Sahi, ayakkabımın tekini düşürerek masal kahramanına dönüşmüş sayılır mıyım?
HINÇ MEHAN بقلم Zehraozkul
Zehraozkul
  • WpView
    مقروء 201,734
  • WpVote
    صوت 10,162
  • WpPart
    أجزاء 39
"Yoruldum. Benim artık seni yanıma almak için tüm dünyayı karşıma alacak hiç gücüm kalmadı. Senin istediğin gibi olsun, onların istediği gibi olsun. Bundan sonrasında karşıma çıkan her şeyi sadece sessizce kabulleneceğim. Herkes bunu bir vazgeçiş sayacak ama bu senin yenilgin. Beni bir daha asla kazanamayacaksın." Burukça gülümsedim. "Çünkü ben bir daha asla senin için savaşmayacağım." Gözümden akan yaşlara inat gülümsemeye devam etmeye çalıştım. "Hayatımda bir daha asla seni seçmeyeceğim. Eğer olur da bir gün seni seçmem gerekirse...olur da seçersem, o gün kendimden vazgeçeceğimden emin olabilirsin." "Ve sen, beni ilk kez gerçekten kaybettiğin anın neye benzediğini... ancak başkasının soyadını taşıdığımda anlayacaksın." "Evleneceğim...onunla." Bu aşkın değil, hıncın hikayesi...
ZİKO (bxb) بقلم ekimdiyelim
ekimdiyelim
  • WpView
    مقروء 1,939,147
  • WpVote
    صوت 120,078
  • WpPart
    أجزاء 53
Her şey, sosyetenin ve iş dünyasının gözdesi Affan Saltan'ın kirli işler denildiği zaman ilk akla gelen çete lideri Ziko'ya işinin düşmesiyle başladı...
KEMİKLERİNDE CENNET | Yarı Texting (Tamamlandı) بقلم beyzademirkubuzzz
beyzademirkubuzzz
  • WpView
    مقروء 88,875
  • WpVote
    صوت 9,778
  • WpPart
    أجزاء 44
İnsanlar konuştukça ben sustum. Ben sustukça konuşmaya zorladılar. Yargılar dinmeyince kendi mahkememi kurdum ve en ağır cezayı kendime verdim. Bu kadını yarattım ve kemiklerim sayılırken her bir kemiğime imzasını atan adam, kemiklerimde kendi cennetini yarattı. Ve ölürken yaşamayı öğrendim. *** ozgursoykan: Etrafa çok kırgın bakıyorsun. ozgursoykan: Kaşların çatılı hep ve insanlardan haz etmiyorsun. ozgursoykan: İnsanlar, sendeki bu nefreti hak etmeyecek kadar değersizler, Elfida. İnsanlar, nefreti sever. Benden uzak durmaları için onlara istediklerini veriyorum. Ve evet, bu şehre kırgınım. Bu yüzden onun sokaklarına gülümseyerek bakamam. *** Elfida Sayar ve Özgür Soykan'ın hikayesi.
Kırk Gün Kırk Gece (18+) بقلم soullofme
soullofme
  • WpView
    مقروء 95,474
  • WpVote
    صوت 3,440
  • WpPart
    أجزاء 31
Dikkat! Kitapda yetişkin içerikli sahneler vardır. Rahatsız olacaklar okumasın!! Ünlü striptizci dansçısı Adel Dinçer yine sahnede ortalığı yangın yerine çevirdiği zaman o gün iş nedeniyle o mekana gelen italyan L.R. Martines'in de dikkatini kendine çekmeyi başarıyordur. Martines bu erişilmez meyveyi tatmak için gözünü karartır ve ünlü direk dansçısını kaçırarak ona kırk gün süre verir. Ya kırk gün dolmadan Adel'in de rızasıyla ona sahip olacaktır ve onu kendine mühürleyecektir, ya da süre dolduktan sonra dansçını serbest bırakarak bir daha karşısına çıkmayacaktır. Ama unuttuğu bir şey vardır, hiç kimse göründüğü gibi değildir. Her sağlam bedenin arkasında kırık, parçalanmış, umutları söndürülmüş, hayalleri yıkılmış, duyguları alınmış, hayatı karartılmış bir ruh yatıyordur. Adel kalbinden vurulmuştu, sevgi ile atmayan kalp, et parçasından ibarettir. Bunu anlayan adam kırk gün süre içinde Adel'in bedenini değilde, kalbini ve duygularını geri kazanması için mücadele verecektir. Peki gerçekten her şey bu kadar kolay mıdır? Zaman akıyor, günler azalıyordu. Tik..Tak..Tik..Tak Zaman her şeyin ilacı olarak bilinir. Ancak her ilaç gibi bu ilacın da içileceği zamanı sadece kendi belirler. En iyi yazar zaman olmuştur. Çünkü her zaman günün birinde son noktayı koyar.
ZEHİRLİ GÖLGE (KİTAP OLDU!) بقلم deppworth
deppworth
  • WpView
    مقروء 1,178,850
  • WpVote
    صوت 43,200
  • WpPart
    أجزاء 25
•ANLAŞMALI EVLİLİK •ABİMİN ARKADAŞI •SMUT •ROMANTİK •YAŞ FARKI (7) •ÇOCUKLUK AŞKI MAİT'in infazcı ajanı Zehir, Ailesi trajik bir şekilde katledildiğinde henüz yedi yaşındaydı. Travmatik geçmişiyle birlikte, tadını almak için sabırsızlandığı intikamı en sadık dostlarıydı artık. Ettiği bozulmaz yeminle Zehir olarak yeniden doğmuş, sırlarıyla yüreğine bir kale inşa etmişti. Kan dökmez, ardında hiç iz bırakmadağı zehirleriyle imzasını atardı. Onu gerçek adıyla, Damian King olarak tanıyan insanlar, bir gün zehrinin hedefi olmamak için yalnızca dualara ve onun merhametine sığınabilirdi. Etrafına dev bir kale inşa ettiği kalbinin kapıları ise bir zamanlar yalnızca tek bir isim için açılmıştı. En yakın arkadaşının kız kardeşiydi o... Yasaktı. Fakat yıllar sonra Küçük Gölge'si hayatına tekrar girdiğinde, hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti. Kapılarına dayanan anlaşmalı bir evlilik küle dönmüş ateşi harlamak için yeterli bir kıvılcımdı. Üstelik kâğıda atılan imzalar, Zehir için yalnızca bir anlaşma olmaktan çok, bozulması imkânsız bir başka yemindi. April (Nisan) Jones. Neşeli bir ruhun, çarpıcı bir güzellikle harmanlandığı kıvrak zekâsıyla kusursuz bir genç kadındı. Bir gördüğünü asla unutmayan fotografik hafızası, onun hem laneti hem de lütfuydu. MAİT başkanının kızı olmak ona ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını açmış olsa da tüm yaşamı boyunca hissettiği eksik parçalar ona bir türlü huzur vermiyordu. Sadece tek bir isim ona kendini tamamlanmış hissettirme gücüne sahipti... Hayranlık duyarak büyüdüğü, umutsuzca âşık olduğu Zehir... Onu tanıdığında henüz çok küçüktü. Teşkilatın göz bebeği, abisi Steve'in en yakın arkadaşı ve sağ koluydu o... Fakat Nisan, Zehir için daima küçük bir gölgeydi. Yasaktı. Kırılan kalbiyle ülkeyi terk edip altı sene sonra tekr
ANALİZ بقلم AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    مقروء 1,251,529
  • WpVote
    صوت 76,994
  • WpPart
    أجزاء 61
Zifiri karanlıkta kalan kendini kör sanırdı. Gözler görmez olduğunda, kulaklar duymaz olduğunda; kimi zaman gecenin siyahına, kimi zaman seherin kızıllığına bulaşırdı suçun lekesi. Gerçek denilen şey, bu lekelerin ardına gizlenip günyüzüne çıkmayı beklerdi. Silinince de geçmezdi üstelik, izi kalırdı her lekenin. Birinin uzmanlık alanı matematik. Bir diğerininki psikoloji. Biri kendini bilime adamış. Biri ise tüm kilitlerin anahtarıymış. Ve aralarına son katılan, üstün görsel zekâsı sebebiyle 'fotoğraf makinesi' olarak tanınan bir kadın. Onlar izbilimci. Onlar Analizci. ⚓ Not: Bu kurgu travma sonrası stres bozukluğu, obsesif derecede takıntılılık durumu, intihara meyilli ruh hali gibi tetikleyici olabilecek ögeler ve cinsellik içermektedir. Bu sebeplerden dolayı yetişkin içerik kategorisindedir.
ZEVAHİR بقلم __okuyan94__
__okuyan94__
  • WpView
    مقروء 4,754,051
  • WpVote
    صوت 236,935
  • WpPart
    أجزاء 85
"Lütfen... Hayır," dedim adımlarım geri geri giderken. Buradan uzaklaşmalıydım. Silahtan, bağlı adamdan, karşımdaki gözü dönmüş adamdan... Hepsinden kurtulmam lazımdı. Başıma ağrı saplanmıştı ve başım dönüyordu. "Lütfen. Gitmek istiyorum." "Pekala. Demek sen yapamıyorsun ama biri yapmak zorunda," dedi mavi gözlerini üstümden çekip, bağlı adama yönlendirirken. "O zaman ben yaparım." Ne yapmaya çalıştığını anladığımda ise her şey için çok geçti. Silahı tutan kolu havalandı, durmasını söylememe fırsat vermeden parmağı tetiğe ulaştı ve ucunda susturucu olan silah patladı. Korkuyla açılan gözlerimden gözyaşı döküldüğünde ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum. "Bunun suçlusu sensin, Doğanay." Ruhuma damlatılan karanlık büyüdü ve altında kaldı.