1olu_kelebek_w
Zelal." dedi. Bir şey demedim, bir tepki vermedim kırgındım ona.
"Zelala bir bak bana." dedi tekrar, duymazlıktan geldim onu takmadım. Biraz daha ısrar etti. Her ısrar edişinde daha sinirlenmeye başladım. En sonunda dayanamayıp, elimde ki bıçağı bir sakatlık olmasın diye tezgahın üstün bıraktım.
"Ya ne var ne? Bak Zelal, şunu yap Zelal, öyle değil Zelal. Tamam siz her şeyi biliyorsunuz bir ben bilmiyorum."dedim ve derin bir nefes aldım. Tam konuşacak iken izin vermedim. "Ya senin öldü haberin gelince ben nasıl öldüm senin haberin var mı? Ya ben ölmeyen kocamın yasını tuttum. Ama bil bakalım eşim nerdeydi? Dur ben sana söyleyeyim, benim kocam 18 yaşında ki eşini bilmediği bir şehirde tek başına bırakıp eski sevgilisinin yanına gitti."dedim.
Bunları söylerken göz yaşlarım birer birer firar etmişti. "Özür dilerim." dedi. 'Hiçbir ise yaramıyor.'diyemedim. Sustum. Zaten Zelal hep susar, hep razı gelirdi.