user2688 adlı kullanıcının Okuma Listesi
14 stories
Kâğıttan Uçaklar by lacrilis
lacrilis
  • WpView
    Reads 33,395
  • WpVote
    Votes 3,494
  • WpPart
    Parts 16
Kuğular eşlerini kaybedince ölürler. Bazı istisnalar haricinde. 18 yaşındaki Lidya hayatında neleri kaybettiğini biliyor ve artık kaybettiklerinin canını yakamayacağını sanıyordu. Oluşturulan yeni düzene çoktan alışmış, kendine kendi içinde de olsa yeni bir hayat kurmuştu. Bir daha canı eskisi gibi yanamaz sanmıştı. Ta ki yanlış zamanda ve yanlış yerde karşılaştığı en sevdiği kayıp parçası tekrar hayatına girene dek. Verilip tutulmamış sözler, terk edip kalan insanlar ve doğru sanılan yalanlar. Şimdi sırf bozulması için taşlar tekrardan diziliyor. Belki de doğru son için yanlış zamanda yanlış yerde olunması gerekiyordur. *** Söyle bakalım, kuğu av mıydı avcı mıydı? Yoksa eşini de mi o öldürdü? Kim siyahtı kim beyaz ve kimdi aslında karanlıktan çıkan? "Her şeyimdin. Gittin ve geriye hiçbir şey bırakmadın." Eksik Parçalarımız Serisi 1. Kitap.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,746,046
  • WpVote
    Votes 188,882
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
VAVEYLA by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 33,708,546
  • WpVote
    Votes 1,356,387
  • WpPart
    Parts 56
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,596,435
  • WpVote
    Votes 1,105,493
  • WpPart
    Parts 52
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 22,183,925
  • WpVote
    Votes 1,352,151
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,593,634
  • WpVote
    Votes 2,078,684
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
KIRIK İNCİ by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 4,890,492
  • WpVote
    Votes 266,391
  • WpPart
    Parts 31
"Sadece seni yok etmek istiyorum." dediğinde dudaklarımda kışkırtıcı bir gülüş oluştu. "Öyle mi?" dedim dudaklarına doğru fısıldayarak. "Daha çok beni nefesimi kesene kadar öpmek istiyormuş gibi bakıyorsun." dedim ama bakışlarını hiç değiştirmedi, bana öyle bakmaya devam etti. "Doğru başta amacın gerçekten beni yok etmekti, sonra baktın ki etrafımda bunu yapmaya meraklı insan çok, acıdın mı?" Konuşurken hafif alaylıydım, her bir kelimemde, her nefesimde amacım onu daha da çıldırtmaktı. "Aslında evet, seni ben mahvedecektim ama ortada mahvedilecek bir şey kalmamış." dedi eli çenemi hafif hafif okşarken. Ve onun dokunuşu mahvedilecek bir şeylerin kaldığını hissettiriyordu. Yine de bakışlarım düşmanca kısıldı. "Senin görevin beni korumaktı, değil mi? Dur o da oyundu, doğru ya." 07.04.2023
Mavzer Çığlığı (Kitap Oldu) by mammamia132
mammamia132
  • WpView
    Reads 4,516,996
  • WpVote
    Votes 191,399
  • WpPart
    Parts 47
+18 cinsellik ve şiddet içerir! • Bir avcı ve av hikayesi değil.. Bir avcının, av olmak pahasına başka bir avcıyı avlamasının hikayesi. Bir adamın ellerine düşen bir kadın... O adamın ellerine düşmek için her şeyi yapan bir kadın... Takıntı mı aşk mı? Turuncudan nefret eden bir kadının gökkuşağının ikinci katmanına hapsolma hikâyesi... Turuncudan nefret eden bir kadını, gökkuşağının ikinci katmanına hapseden bir adamın hikayesi... Kadın o katmana girebilmek için ölümü bile göze almıştı. • Gerçek kişi ve kurumlarla alakâsı yoktur. Tamamiyle hâyâl ürünüdür! Yetişkin okurlara uygun, psikolojik öğeler barındıran, romantik bir kurgudur.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,973,468
  • WpVote
    Votes 2,265,733
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,579,028
  • WpVote
    Votes 578,490
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.