ARYAKAY
‘’Üşüyor musun?’’
‘’H-hayır, üşümüyorum.’’
Kaşlarını çattı ve kollarıma dokunmak için bana doğru
uzandı. Geriye doğru çekileceğim sırada beni kollarının arasına çekerek oraya
hapsetti. Nefesimi titrekçe dışarıya saldım.
‘’Üşümüşsün, kolların buz tutmuş.’’ Kollarımı birkaç kere
sıvazladıktan sonra ellerimi, ellerinin arasına alarak ovuşturdu ve o sıcak nefesini ellerime üfledi.
Bu kadarı fazlaydı. Onunla bu kadar yakın olmaktan kaçarken
hep daha yakınında buluyordum kendimi.
Ellerimizi birleştirerek aramıza koydu ve soğuk hava
yüzünden kızarmaya yüz tutmuş burnumun ucunu öperek, bu soğuk havada içimi
ısıtabilecek bir gülümseme bahşetti bana…
‘’Ve burnunda öyle.’’