g.y
17 stories
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 4,456,538
  • WpVote
    Votes 161,148
  • WpPart
    Parts 66
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,140,275
  • WpVote
    Votes 595,697
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
NALE by msaslann
msaslann
  • WpView
    Reads 682,260
  • WpVote
    Votes 41,391
  • WpPart
    Parts 36
Benimle yalnız kaldığı ilk anda hesap soracağını sanırken o bambaşka bir şey yaptı. Uzandı, tek seferde kendine çekti beni. Göğsüne sığmamı sağlarken yüreğini yüreğime geçirmek istercesine sıkıca sarıldı. Kanlı ellerim havada kalırken hasreti olduğum kokusuna sarılmamı istercesine sarıldı. Sarılmamalıydı. Yüreğim yuvasından koparılmış bir kuşun feryadıyla atarken geri çekildim. Bu da yetmedi. Gözlerine bakamadığım dakikalarda "Bırak!" dedim onu bitirmek isteyerek. Dikkatli bakışları üzerimde dolanırken geri çekildi. Birkaç dakika öylece durdu. Uzun uzun seyretti, varlığımdan emin olmaya çalıştı. Bir göz kırpışını bile vakit kaybı saydığı dakikalarda "Yüzüme bak!" dedi kısık sesiyle. Bakışları bedenimin her zerresinde dolanırken devam etti. "Gözlerime bak Mihre..." Titrek bir mum ışığının aydınlattığı sesi yeniden ulaştı bana. "Bak ki hayal olmadığına emin olayım ..." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. ❕ Wattpad üzerinde Nale ismiyle yayınlanan ilk hikayedir.
NOTANIN ERVAHI (Kitap oldu) by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 6,715,006
  • WpVote
    Votes 505,095
  • WpPart
    Parts 62
''Şeytanın bileklerinde saklıdır belki de insanlığın rehberi zira böylesine bir insanlık yalnızca ondan öğrenilmiş kadar kötü olabilirdi.'' Her şeye rağmen yaşamaya devam etti çünkü yaşaması gerekti. İdealleri uğruna, hiçe sayılmış ruhu uğruna ve yıkık dökük bir harabeyi andıran kalbi uğruna. Ellerinden alıp ellere verdikleri hayatını tırnaklarının uçlarıyla kazanmak pahasına yaşamak zorundaydı. Ve yaşadı. Çok acıdı, çok acıttı belki ama bir gün o acı bir başkasına karıştı. İşte bu sefer ikisi birden yanmaya başladı. Farklı notalarda tek bir ritim oldu, çünkü artık kalpleri aynı şarkıyı söylüyordu. Bu onlara aitti ve onlar susana kadar bu şarkı hiç bitmeyecekti.
FİRUZE by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 456,520
  • WpVote
    Votes 3,988
  • WpPart
    Parts 2
"SIRTINDA HANÇERİM VAR." "YÜREĞİME DEĞMİYOR, İKİ GÖZÜM!" İmkânsız bir aşk. Bir lanet. Ve affedilmeyecek bir ihanet. Firuze ve Ezra'nın bir araya gelmemesi için birçok sebep vardı. Üstelik araya giren yıllarla birlikte bu aşk, Doğu'da yaşanan imkânsız sevdaların başına yazılmıştı. Ta ki Firuze on gün erkenden Mardin'e dönene kadar. Firuze ihaneti için oradaydı ama kaderin bu sevda için başka bir planı vardı. Her ne kadar lanetli olsa da, Firuze on gün sonra döneceğine inansa da... Bu sevda baştan yazılacaktı. Kader, imkânsızı tanımazdı. Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,988,296
  • WpVote
    Votes 1,507,519
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
MIH (KİTAP OLDU) by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,734,405
  • WpVote
    Votes 146,259
  • WpPart
    Parts 22
"Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti." Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif'in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat'tır. "Sen," dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. "Yalnızca kör talihini avladın." O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. "Seni tekrar bulacağım." Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
Maça Kızı 8 by dpamuk
dpamuk
  • WpView
    Reads 178,086,534
  • WpVote
    Votes 7,437,670
  • WpPart
    Parts 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,357,692
  • WpVote
    Votes 454,156
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."