En♥️
36 mga kuwento
Gençlik Kumpanyasının Hatıra Defteri ni alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    MGA BUMASA 474,330
  • WpVote
    Mga Boto 27,862
  • WpPart
    Mga Parte 26
Sevgili defter, Ben bugün aşık oldum. Sahne ışıklarının altında, Juliet'in pencereden Romeo'ya uzandığı gibi uzandı üzerime aşk. Üstelik ölüm iksiri içmeye de yemin ettik. Ey Hermia! Bükme o masum boynunu. Çiçekteki iksirin etkisi bir düş kadar kısa, aşksa masallar kadar uzun. Gerçeği gömmeye bir avuç toprak yetmez, gençlik çiçek gibi açacaktır elbet gerçeğin üzerinde. Gençlik, pop şarkılarındaki nakaratlar gibi hareketli ve çarpıcı çünkü. Bu bir gençlik kumpanyası, Ve ben bugün aşık oldum.
Kırlangıç Fırtınası ni Gkennder8
Gkennder8
  • WpView
    MGA BUMASA 5,209
  • WpVote
    Mga Boto 812
  • WpPart
    Mga Parte 12
Toprak çatlamıştı çığlıklarıyla. Gökyüzü, ay ve simsiyah gece şahit olmuştu ölümünün ilk günlerine. Babasını düşünmüştü en son, ona anlattığı o kırlangıç masalını. "Kırlangıçların ömrü altı ay sürer, " diyen sesi dolaşmıştı beyninde. Tam da kırlangıç zamanında katledilivermişti bütün hayalleri, fırtınaya tutulmuştu küçücük bedeni. Henüz 16 yıllık yaşamı bir kırlangıç fırtınasıyla sıcaklarını yitirmişti. Dudakları morarmıştı, buz gibiydi teni. Kalbi ise çoktan çekip alınmıştı yerinden parçalara ayrılarak. Cehennemin ilk günlerinin habercisiydi yaşadığı bu acı. Gülçiçek çok sevdiği kekik kokulu dağlarında ruhunun derinliklerine kadar hunharca katledilirken; örselenmiş acıyla iki büklüm olmuş beyaz teni, herkesin biraz "faili" olduğu "meçhul" bir cinayetti şimdi. @phaselis70
İmrozlu ni EsraCanlii
EsraCanlii
  • WpView
    MGA BUMASA 897,895
  • WpVote
    Mga Boto 83,827
  • WpPart
    Mga Parte 67
Bir ada ve ortada duran iki kişi. Biri Türk biri Yunan. Biri isyancı biri işgalci. Birinde steteskop birinde künye. İkisi birbirine her şey olur. İkisinden birbirine hiçbir şey olmaz. . 1 Eylül 2039'da, kimine göre Gökçeada kimine göre İmroz'dayız. Kimi için acımasız distopya kimi için kaçınılmaz bir sondayız. . İlk bölüm yayın tarihi 5 Temmuz 2023. . Kitapta anlatılan tüm konu, kişi ve olaylar hayal ürünüdür.
Arabesk Pavyon ni AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    MGA BUMASA 40,467
  • WpVote
    Mga Boto 4,252
  • WpPart
    Mga Parte 11
Aile gazinoları vardı bir zamanlar. Kadınlı erkekli, sazlı sözlü eğlencelerin yuvası. Çoluk çocuk bile dahildi masalara. Hep birlikte eğlenmenin adresiydi buralar. Assolistlerin dev sahnelerine sahipti. Şimdi bir avuç kadardı sayıları. Demek ki aileler beraber eğlenmeyi terk etmişti. O zaman tavernalar vuku bulmuştu. Sahnesi küçük ama dans pisti kocaman olan tavernalar. Millet artık şarkı dinlerken, şarkıcı seyretmekle yetinmiyor, deli divane dans ediyordu, sokakta yapamayacağı gibi. İçinde biriktirdiklerini dökercesine... Yetinmek insan oğlunun tabiatında yoktu. Yedikçe fazlasına göz dikilirdi. Zira bir yerden sonra müdavimlere dans etmek de az gelir olmuştu. Nasıl ki sokak ortasında edilmeyecek danslar için tavernalar vardı; dizginlenen bütün arzuların tatmini için başka başka diyarlar türemeye başladı. Arz talep diyordu buna iktisat kitapları. Dünyanın biyolojisine bakılacak olursa; evrim yasası demek de mümkündü. Tavernalar ve gazinolar dönüşüm geçiriyordu. Tırtıl kelebek oluyor, gazinolar ise pavyon doğuruyordu. Çankırı Caddesinin gözbebekleriydi onlar. İçlerinden yalnızca biriydi Arabesk Pavyon.
ÖLDÜR ya da SEV ni ursula_mia
ursula_mia
  • WpView
    MGA BUMASA 3,026,864
  • WpVote
    Mga Boto 16,747
  • WpPart
    Mga Parte 41
Derin devlet hikâyesi. - Rahşan Piri, düşmanları için yeni planlar peşinde. Atilla Belgemen, tuzağa çekilmek üzere. Masum kılığına bürünmüş Fecir Saye Arslan, şeytanlığıyla çığır açıyor, rahmine hayat üflüyor. Doyumsuz arzular ve ihanet dolu çetrefilli ilişkiler, masum bir bebeğin kaderini ne denli etkileyebilir? - Hikayede şiddet, argo ve cinsellik vardır. 🔞
Aşkın Tüm Çağları ni yelkovankusu
yelkovankusu
  • WpView
    MGA BUMASA 91,582
  • WpVote
    Mga Boto 3,996
  • WpPart
    Mga Parte 28
Bu okuyacağınız hikâye bir denizkızının hikâyesi. Ama ne hikâye sizin bildiklerinizden ne de denizkızı. O zengin bir deniz ülkesinin yegâne prensesi değil ya da denizde kaybolan prensi kurtarıp ona âşık olacak da değil. Hele bir kayanın üzerinde yeşil bir denizkızı elbisesiyle oturanlardan hiç değil. Bizimkisi biraz Asi bir denizkızı. Bu da onun otuz yıllık hayatının hikâyesi. Ailesi, arkadaşları oldu. Sevdi, sevildi. Doğumu ve ölümü gördü. Şimdiyse tüm bunları anlatma zamanı. "Bu hikâye tamamıyla gerçektir çünkü onu ben uydurdum." *Şükrü Erbaş "Gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara, ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi." diyor, Seni Korumak İçin başlıklı yazısında. Hikayeye başlarken bunu göz önünde bulunursanız sevinirim. :)
NOVA ni lalersoy
lalersoy
  • WpView
    MGA BUMASA 2,018,566
  • WpVote
    Mga Boto 33,889
  • WpPart
    Mga Parte 11
Gezgin Kuzel, yurt edindiği bir kenar mahalle entrikasının merkezinde, bizzat kendisi, kendi için tasarladığı kalıpların içerisinde yaşayan genç bir kızdır. Tecrübeli bir rotaya, hayatı boyunca onu yalnız bırakmayan dostlara, dikenli bir maziye ve kuşlara sahiptir. Geçmişinden kopamayan yanı, iradesini bir örümcek ağı gibi saran korkularının arasında, onu yıllarca havasız bırakarak yetiştirmiştir. Bir gece yarısı üst kademeden dört yabancı adamın hayatına dahil oluşuyla sonu görünmeyen bir dehlizin methalinde bulur kendini. Gezgin Kuzel'in bu kısımda bildiği ve aynı zamanda bilmediği bir şey vardır. Bildiği, bu dehlizin onun başlangıcı olmayan bir sonu olacağıdır. Bilmediği ise, bu dehlizin uzun yıllar önce esasen onun için inşa edildiğidir. ©
Ederlezi ni profeysinil
profeysinil
  • WpView
    MGA BUMASA 1,849,056
  • WpVote
    Mga Boto 85,446
  • WpPart
    Mga Parte 47
"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."
MAVİ SİYAH ni oliveandturtle
oliveandturtle
  • WpView
    MGA BUMASA 147,964
  • WpVote
    Mga Boto 10,848
  • WpPart
    Mga Parte 37
Kitap Bir: "Her seçim bir vazgeçiştir." Kariyer basamaklarını adım adım çıkma hedefiyle atıldığı iş hayatında, hırslarını, tutkularını, kendini keşfeden ve zor kararlarla sınanan genç bir kadın: Işık. İki aşkın arasında kalmanın ne demek olduğunu bilmiyor, kora kor yanmanın nasıl bir his olduğunu hiç tanımıyordu. Henüz... Dostluk, aşk ve ihanet ekseninde kesişen üç hayat, Işık, Tekin ve Rüzgar. Onlar aldıkları/alamadıkları bütün kararlarıyla sizi ve duygularınızı bir uçtan bir uca savuracaklar. Kitap İki: "Her bitiş bir başlangıçtır." Işık, seçiminin ardından ummadığı bir hayatın içine düşmüş, yersiz yönsüz arayışların ve umutsuzluğun içerisinde çıkış yolunu çoktan kaybetmiştir. Beş yıl geçmiştir. Beş yılın ardından geri dönen, ona hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, hiç kimsenin eskisi gibi kalmadığını kanıtlamak ister gibidir. Ve dahası da vardır. Alınan kararlar, ortaya çıkan ve çıkamayan sırlar ikinci kitapta yüreğinizi bir kez daha alt üst edecek. *Hikaye yetişkin içeriktedir.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK ni bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    MGA BUMASA 9,776,607
  • WpVote
    Mga Boto 555,100
  • WpPart
    Mga Parte 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.