RabiaMuratolu adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
SEKRETER (+18) by siyah_kanatlimelek1
siyah_kanatlimelek1
  • WpView
    Reads 2,683,406
  • WpVote
    Votes 37,385
  • WpPart
    Parts 25
+18 unsurlar içerir. "Dur , iş yerinde olmaz lütfen." Ellerini saçlarım da gezdirip gülümsedi. "Ben nerede ve ne zaman istersem o zaman olur küçük sekreterim." Diyip dudaklarıma daha çok yapıştı. Burası gerçekten yeri değildi. Hemde hiç... Ama ona dur desem bile elleri asla durmuyordu... ~ Ailesini kaybettikten sonra iş için tüm şirketlere cv sini bırakan Afra, bir mafya adamının sekreteri olarak işe başlar... Afra, bu adamın yanında kaldığı sürece başı beladan kurtulmaz. Peki ya birbirini seven iki kişi bunların üstesinden gelebilecekler mi? Bu Bora ile Afra'nın hikayesi... Bu tüm engellere rağmen birbirini hep seven kişilerin hikayesi... *** #kitapta şiddet ve cinsellik vardır# Rahatsız olacak olan varsa kitaba hiç başlamasın!!
Komutanım =texting= by biralar88
biralar88
  • WpView
    Reads 3,220,458
  • WpVote
    Votes 201,923
  • WpPart
    Parts 83
TAMAMLANDI Ben : ilk olarak merhabalar efendim nasılsınız iyi misiniz ? Sağlığınız, sıhatiniz yerinde mi ? Benim yerimde vallaha sormanıza hiç ama hiç gerek yok . Ne kadar sıhhat ne bilmesem de . Öküz : kimsiniz ? Ben: o kadar şey söyledim insan bir iyiyim sağ ol sen nasılsın der . Öküz : kimsin . Ben : eben . Öküz : anlamadım . Ben : öhm öhm şaka . Şaka şaka gül diye. Ben Ezginin arkadaşıyım . Bize gelecekti kız kıza akşam eğlencesi yapacaktık ama abisinin izin vermediğini söyledi . Bende dedim senin abin bir melek ,öyle anlatın nasıl vermedi diye . O da dedi vallahi bilmiyorum. Öküz : bacım sen ne anlatıyorsun ? Ben : ya bir dinle. Devam ediyorum her neyse . Dedim sen abinin numarasını ver ben konuşurum . O da dedi izin vermez ,ben de dedim verir . Öküz : işimin gücümün arasında neyle uğraşıyorum kısa kesecek misin ? Ben : kız kardeşin bize gelsin işte . İzin ver . Lütfen . Öküz : kız kardeşimi tanımadığım insanların evine izim vermem gitmesine. Ben : tatlı tatlı konuşacağım dedim ama ben onun 7 yıllık arkadaşıyım be ! Benden mi zarar gelecek ona ! Öküz : nereden bilim kimsin sen ? Ben: haspin Allah. Lan biz liseden beri tanışıyoruz, Ezgi hep bize geldi şimdi ne diye kızıyorsun . Öküz: konuşmana dikkat et sen ilk önce . Ben seni tanımıyorum neden izin verim evine gelmesine . Ben : evine uğrasaydın öğrenirdin kim olduğumu . Yok bir iştir diye uğramıyorsun, Hayırsız evlatlıktan master yapmışsınız tebrikler . Hayır insan bir sorar kız kardeşim öldü mü kaldı mı yaşıyor mu ? Ne ya senin mesleğin ? Tuturmuş bir iş yüzünden uzaklarda diye Ezgi. Öküz : sanırım yazmadan önce Ezgi den adımı öğrenmemişsin. Tanışalım o zaman . Üsteğmen Baran Bozkurt. Ben : hasiktir Üsteğmen mi?
Ruh Cinayetleri by calayss
calayss
  • WpView
    Reads 318,464
  • WpVote
    Votes 22,674
  • WpPart
    Parts 41
"Ya kimsin sen? Amacın ne senin, derdin ne? Ne yapmaya çalışıyorsun anlamıyorum." Hıçkırıkların arasından zorlukla konuşurken başımı kaldırıp yüzüne baktım. Bakışları garipti. Az önce birini öldürmemiş gibi, masum bir adammış gibi. Üzülmüş gibi. "Benim derdim sensin." Uzanıp kolumu kavradığında hiçbir şey yapamadım. Kilitlenmiş gibi yalnızca onu izliyordum. Kolumu kendine çektiğinde gözlerini benim gözlerimden çekip koluma odaklandı. Kapüşonlumu sıyırıp kolumdaki kesiklere baş parmağıyla dokunmaya başladı. Tek tek hepsinin üzerinde parmaklarını gezdirirken ne yaptığını anlamaya çalışıyordum. "Benim derdim bu kesikler. Benim derdim bu kesiklerin, bu yaraların sebepleri. Bazen yaraları iyileştirmek için sebebini yok etmek gerekir. Yara bantları fayda etmez, merhemler bile iz bırakır. Ama sebepler ortadan kalktığında yaralar artık acımaz, sızlamaz hiç."
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,751,687
  • WpVote
    Votes 510,058
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,424,145
  • WpVote
    Votes 696,069
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.