Klasik kitaplar
76 stories
İnsanlığımı Yitirirken by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 5,764
  • WpVote
    Votes 358
  • WpPart
    Parts 7
Osamu Dazai (1909 - 1948), Japon yazardır. Tsugaru Yarımadası'nın merkezi yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi'de doğdu. Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkarak, yazar olmaya karar verdi. Yirmi yaşında Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümü'ne kaydını yaptırdı. Hayatının büyük bölümünde esrarkeş, veremli, asabi, kavgacı ve alkolik biri olarak birkaç kez intihar etmeye kalkıştı. Dazai, 1948'de metresiyle birlikte suya atlayarak intihar etti. Ölümünün üzerinden bunca sene geçmesine rağmen, Japonya'da hâlâ ilgi gören bir yazardır. Eserlerinin çoğunluğunda yalnızlığı ele alır. Yalnızlık ön planda iken insanın arayış içinde olması ve insanın varoluşunu, içe dönüklüğünü yani temelde insanı ele alır.
Şato by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 3,959
  • WpVote
    Votes 140
  • WpPart
    Parts 25
Kafka Şato'da, tıpkı Dava'da da olduğu gibi şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlarla, otorite ve bürokrasiyi hicveder. Esrarengiz bir kont, ona ait bir şato; diktatörce eğilimler gösteren, hiyerarşi içindeki çok sayıda bürokrat... Roman, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde yazıldığından, Kafka geleneksel otoritenin nasıl bir düzene evrileceğini sorguluyor olsa gerektir. Okur, romanın muammalarını çözmek için her türlü karmaşa, ikilem ve belirsizlik arasından yolunu bulmaya çalışacağı "aktif" bir okumaya davetlidir. Çevirmen: Regaip Minareci Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Basım yılı: 2014
Pal Sokağı Çocukları by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 7,935
  • WpVote
    Votes 265
  • WpPart
    Parts 10
Yayına hazırlayan: Egemen Berköz Dizgi: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. Baskı: Çağdaş Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti. Çeviren: Necmi Seren
Denemeler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 17,713
  • WpVote
    Votes 677
  • WpPart
    Parts 97
Bu kitapta sizlere tadına doyamayacağınız bir hoş sohbet bekliyor. Montaigne'in su gibi akan satırlarında "yaşamak ve çalışmak, ruh ve beden, dostluk, ün mutluluk, hüzün, korku, gülmek ve ağlamak, cinsellik, kendine acındırmak, yaşamak sanatı, bigi ve inanç" gibi son derece önemli günlük yaşam konularına dalacaksınız. Yayınevi: Cem Yayınevi Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu Basım Yılı: 2006
Diriliş by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 6,840
  • WpVote
    Votes 275
  • WpPart
    Parts 42
Tolstoy'un en önemli üç romanından biri olan Diriliş, insanın yozlaşmış toplum içinde geçirdiği sarsıcı değişimin, vicdanla dirilişin romanıdır. Zengin Prens Nehlüdov, hizmetçi Maslova'yı baştan çıkarıp terk ederek hırs ve arzularının peşinden gider. Yıllar sonra bir mahkeme salonunda Maslova ile karşılaşır Nehlüdov. Onu bu batağa kendisinin ittiğinin farkına varan prens, adaletin yerine gelmesi için elinden geleni yapacak, bu köklü değişimin yaşamını dönüştürmesini yürekten kabullenecektir. Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna, gelir dağılımına, soylulara, mülkiyet hakkına ve sosyal adaletsizliğe de ağır eleştiriler yöneltir. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu romanında toplum tarafından öldürülen insan ruhu, vicdanı ve inancının yeniden diriliş ihtimalini sorgular. Çevirmen : Ayşe Hacıhasanoğlu Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Basım Yılı : 2009
Devlet by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 4,879
  • WpVote
    Votes 102
  • WpPart
    Parts 11
M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşamış olan Eflatun düşlediği en iyi devleti, Sokrates'le birlikte, bu kitapta anlatır. Devlet'te iki düşüncenin çatışmasına tanık oluruz: 1) İnsanlar doğuştan iyi ve eşittirler; toplumun kötü düzeni onları bozuyor, güçlüler güçsüzleri eziyor. Kanunlar güçlülerin elinde güçsüzlere karşı silah okuyor. 2) İnsanlar doğuştan ne iyi ne de eşittirler. Yalnızca güçlü ve güçsüzler vardır. Güçlünün güçsüzü yönetmesi, doğa gereğidir ve doğrudur. İnsan haklı olmaya değil, güçlü olmaya bakmalıdır. Buradan yola çıkarak Devlet'in, bugün "insan değerler" başlığında ele aldığımız birikimin kaynaklarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yayınevi: Pordo Siyah Yayınları Çevirmen: Cenk Saraçoğlu - Veysel Atayman Basım Yılı: 2013
Odysseia by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 2,275
  • WpVote
    Votes 107
  • WpPart
    Parts 24
Egeli büyük ozan Homeros'un destanlarından İlyada bir olayın, Odysseia ise bir kişinin destanıdır. Çağdaş okurlar, İlyadadan daha sonra yaratıldığı anlaşılan Odysseiayı bir destandan çok çağdaş bir romana, bir filme benzetirler. Gerçekten de konusuyla romanı, kurgusuyla filmi andırır bu destan. Her iki destan, anlatım tekniği açısından da değişiktirler. Troya kentinin destanı olan İlyadada olaylar düz akışlı bir anlatımla sergilenirken, Odysseiada anılar, öyküler, geriye dönüşler, yer ve zaman atlamalarıyla, olay içinde olayların anlatıldığı çağdaş bir roman kurgusu görülür. İlyada, gerçek bir destandır; büyük bir olayın ve o olaya karışmış pek çok kişinin insanüstü güçlerle ilişkisini anlatır. Odysseia ise bir tek kişinin, kral Odysseus'un öyküsüdür. Troya Savaşı biteli on yıla yaklaştığı halde İthaka Kralı Odysseus, yurduna dönememiştir. Yıllardır bir adada tutukludur. Tanrılar sonunda yurduna dönmesine izin verirler. Odysseia destanı, Odysseus'un on iki gemisi ve yoldaşlarıyla yola çıkışıyla başlar, üç yıl denizlerde sürünüp bin bir tehlikeyi savuşturmasından sonra ve ancak yirmi yıl sonra yurduna ve karısına kavuşmasıyla biter. Odysseia, uygarlığımızın ilk ve belki de en ölümsüz romanıdır. Yayınevi: Varlık Yayınevi Çevirmen: Ahmet Cevat Emre Basım Yılı: 1971
Kumarbaz by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 8,635
  • WpVote
    Votes 416
  • WpPart
    Parts 17
Dostoyevski'nin bizzat mücadele ettiği parasızlık ve kumar düşkünlüğünü anlatan Kumarbaz, Dostoyevski'nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hali ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir. İlk büyük romanı olan ve büyük bir kitleye ulaşan Suç ve Ceza'dan sonra yayınevi ile yaptığı anlaşmaya bağlı kalmak mecburiyeti üzerine, (Kumarbaz romanının 25 gün içerisinde yazılmaması halinde Dostoyevski ileride yazacağı romanlardan herhangi bir hak talep edemeyecekti) romanın yetişememe telaşı ve en önemlisi iyi bir roman yazmak düşüncesiyle tuttuğu stenograf Anna Grigoryevna'nın yardımı ile yazmış ve kendinden genç olan bu kadınla daha sonra evlenmiştir. Roman 25 günde tamamlanmıştır. Yazar:Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Yayınevi: Sonsuz Kitap Baskı Yılı: 2010 Sayfa Sayısı: 129
Perili Ev by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 2,855
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 3
Perili Ev, yazar Charles Dickens'ın Noel dönemlerinde yayınladığı hayalet hikayelerinden birisidir. İlk kez 1859'da yayımlanmıştır. Kız kardeşiyle birlikte altı aylığına "adı ileri derecede perili"ye çıkmış bir eve taşınan anlatıcı, bu girişimin nedenini biraz meraka, biraz da bütün olağan sorunları artık yaşamış olmalarına bağlar. Aklın kapı eşiğinde bırakıldığı 'Perili Ev', korkmak için oraya gelerek, korku ve kuşkularını birbirine bulaştırıp, sonunda onun hâkimiyetine girenlerin evi; fantastik olanın kökenine götüren bir zaman tünelidir. Bay Anlatıcı, evdeki hayaletin kılavuzluğunda Harun Reşit dönemine dek götürür bizi. Elbette böylesine akıldışı bir dünyanın enikonu akılcı olduğunu düşünen bir toplumun varlığı; alaycı ve bol esprili bir anlatımın biricik sebebidir aynı zamanda... Yayınevi: Bordo Siyah Yayınları Çeviri: Zeynep Yazıcıoğlu
Savaş ve Barış by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 8,346
  • WpVote
    Votes 284
  • WpPart
    Parts 92
I. Cilt Savaş ve Barış, "klasik" dendiğinde akla gelen ilk kitaplardan. Na­poléon'un Rusya'yı işgalini anlatan dev bir savaş romanı, aynı zamanda bir Rusya panoraması. 1800'lerin ortalarında Rusya'nın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar, kentlerde, köy ve kasabalarda, büyük çiftliklerde sürdürülen hayat, dönemin önde gelen kişilikleri, saray yaşamı, özellikle üst sınıf ustaca çiziliyor. Tolstoy, birinci cildin önsözünde Savaş ve Barış'ı yazarken hissettiklerini, yaptığı zorlu çalışmaları ve romanın geçirdiği aşamaları anlatıyor. Bu metinler, özellikle bu dev romana yazarının gözünden, daha yakından bakma fırsatı verdiği için çok önemli. II. Cilt Tolstoy, bu kitapta anlatılan büyük tarihsel olayların yalnızca imparatorların ya da toplumları yönetenlerin iradeleriyle ortaya çıkamayacağını, bu tür gelişmelerin pek çok nedenlerin bir araya gelmesiyle gerçekleştiğini göz önüne seriyor romanının sonunda. Elinizdeki çeviri, Savaş ve Barış'ın, dönemin Maarif Vekaleti'nin Zeki Baştımar'a ısmarladığı, 1943-49 yılları arasında yapılan eksiksiz çevirisi. Zeki Baştımar bu çeviriyi o sırada Bursa'da hapiste olan Nâzım Hikmet'le birlikte yaptığı halde, bilinen siyasi nedenlerle Nâzım'ın adı hiçbir zaman kitapta yer almadı. Bugün bu çeviri Baştımar ailesinin de isteği üzerine iki çevirmen adıyla yayımlanırken, metne, günümüz için eskimiş ve anlaşılması güçleşmiş sözcüklerin yenileştirilmesi dışında dokunmamaya özen gösterildi; sadece ilk baskılardaki Harb ve Sulh yerine, eserin yıllardır alışılmış yeni adı Savaş ve Barış tercih edildi. Özgün Adı : Voyna i Mir Çevirmen : Nâzım Hikmet Ran, Zeki Baştımar Sayfa Sayısı : 1712 Baskı Bilgileri : 2.Baskı Mart 2012