We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
okunacaklar
14 stories
REHBERİMDEKİ SEVGİLİM (TEXTİNG) by tubux2
tubux2
  • WpView
    Reads 21,573
  • WpVote
    Votes 1,734
  • WpPart
    Parts 18
* "Günaaydın sevgilimmm 🥰 Uyanabildin mi? Bizimkilerle balkonda kahvaltıdayız. Uyanmadıysan da kulaklarının çınlamasından uyanmış olman lazım. Sabahtan beri senden bahsediyoruz. 😊 Hepsinin sana çok selamı var! Neyse daha fazla mesaj sesiyle rahatsız etmeyeyim. Uyanınca haberleşelim. Öpüyorum aşk bahçem." -"Günaydın güzelim. Demek sabahtan beri kulaklarımdaki o tatlı çınlamanın nedeni sizsiniz, şimdi anlaşıldı. Aleykümselam, hepsinin ellerinden öperim de... Sen kimsin ve biz neden öpüşüyoruz aşk bahçem😄" *
YENİDEN ÖLDÜĞÜM GÜN by SonsuzlukSB
SonsuzlukSB
  • WpView
    Reads 25,604
  • WpVote
    Votes 2,816
  • WpPart
    Parts 62
Uyarı! Bu kitap yetişkin okurlar içindir. Liora Teniz, bir gece hayatında hiç görmediği bir adam tarafından kaçırılır. İlk ve ikinci hayatı onun ellerinde son bulur fakat yine kaçırılacağı o geceye geri dönmekten kurtulamaz. Üçüncü hayatında ise yaşayabilmek için yeraltı dünyasının frenkıranı ile sözleşmeli bir evlilik yapmak zorunda kalır. Bu kez ölmemek için öldürmeyi göze almalıdır. ### 2 kitaplık bir seridir. İkisi de bu kitapta toplu halde bulunuyor.
YAN SİMA by ekalinea
ekalinea
  • WpView
    Reads 22,239
  • WpVote
    Votes 2,098
  • WpPart
    Parts 19
"Bak Sima." Diye fısıldadım usulca. "Kalbin buz tutsa da yanıyorsun işte." *** Sima hayatından vazgeçtiği noktaya geldiğinde yaslanacak kimsesi kalmamıştı. Kalbinden geçen hisleri, kimsenin duymadığı sesi ve geceleri okuduğu hikayelerinden başka ona ait hiçbir şeyi yoktu. Umuda tutunmak isteyen ellerini yakmışlardı. "Ölmek istiyorum." Diye yakarmıştı göğe doğru elini uzatıp ağlarken. Ve sonrasında büyük bir ışık kaplamıştı her yeri. Gözlerini açtığında severek okuduğu romanlardan birinin içindeydi. İnsanların büyü kullandığı, kendi gününden çok daha öncesinde geçen ve çok ağladığı romanlardan biri ancak ne baş karakterin ne de herhangi bir yan karakterin bedenindeydi. En sonunda yaptıklarının cezası olarak zindana atılan, ardından kefaret için kurban edilen kötü kadının bedenine girmişti. Kehaneti bozan, kahramanı tehlikeye atan, sevilmeyen ve sevilmeyecek olan... Meyza Isabel Windfield. Geride bıraktığı talihsiz hayata dönmektense Meyza olarak kaderi değiştirmeyi yeğlediğinde kitapta kötü sonla karşılaşan diğer adamla, adı anılmayan lanetli Prens'le tanıştı. Onun topraklarında, onun krallığında. Kitapla alakalı bildiği her şeyi unutmak zorunda kalacağından habersizce Darien'in çekimine kapılırken öğreneceği bazı şeyler vardı. Kehanetler yanlış yorumlanırsa felaket getirebilir, doğruları ise bizzat kıyametin kendisi olabilirdi. Yazılan karakterlerin kaderini değiştirilebilirdi ancak hiçbir şey bedelsiz kalmazdı. Bir bedel ödemekten kaçıp geldiği dünyada, gözlerini kapatıp tehlikeye atlayacak bir kadına dönüşmek pek çok alameti peşinden sürükleyebilirdi ve Darien'in peşinden lanetli topraklara geldikten sonra unutması asla mümkün olmayacaktı; Bazen soğuk da insanı yakardı.
DÜŞES GERİ DÖNDÜ by Annafreud01
Annafreud01
  • WpView
    Reads 285,591
  • WpVote
    Votes 21,125
  • WpPart
    Parts 26
"Zalimlikle öldüm, merhametle doğacağım " Vivian Dumchestier. Arganie İmparatorluğunun Arşidükü ile imaparatorun isteği üzerine evlendi, kendi isteği dışında evlenmiş olmayı gururuna yediremedi ve tüm kibrini nefretle evliliklerine kustu. Kocasını tanımaya çalışmak yerine düşmanlığı ve entrikayı tercih etti. Kocasını düşmanı olarak gördü öyle ki bu düşmanlıkla üvey oğluna zarar vermekten bile çekinmedi. "Vivian Dumchestier kocanızı ve oğlunuzu zehirlemeye çalıştınız, imparatorun adıyla idam edileceksiniz." "Ben yapmadım, ben değildim!" Vivian hırpalanmış halde darağacına doğru götürülürken gözleri rahibin yanında duran kocası ve üvey oğlunu buldu. Duygusuz bir şekilde hatta ona utançla bakıyorlardı. O kadar pişmandı ki , ikisinden de özür dilemek istedi ama artık çok geçti. Boynuna geçirilen bir ip celladın indirdiği kolla altındaki zemin kayarken Vivian'ın son gördüğü ona iğrenerek bakan kocasının bakışları oldu. Vivian ertesi gün gözlerini açtığında kendini evliliklerinin ilk yıllarında buldu. "Kocam ve oğlum bu hayatımda size tüm sevgimi vereceğim." Vivian bu hayatında iyi bir insan olmayı başarabilecek miydi?
Bir Su Bitkisinin Hatıraları by laviniapiaf
laviniapiaf
  • WpView
    Reads 516,281
  • WpVote
    Votes 29,793
  • WpPart
    Parts 20
Daima kalbimin sesini bastırmak için yüksek sesli ve kalabalık konuşurum. Çamurlu bir nehir yatağıyla beraber mor rengindeki lotus çiçeklerinin resmedildiği bir tabloya bakarken, kendimi görürüm. Daha da önemlisi doğuştan kanatları olduğuna inanan bir adamın ekseninden bir santim uzaklaşamam. İsmim Nilüfer Demiroğlu. Çocukluğunun, ergenliğinin ve aslında bütünüyle hayatının bir parçası olduğum Kartal Dağhan'ı doğduğumdan beri tanıyorum. Onunla biriktirdiğim hatıraları anlatırken asla sonunun gelmeyeceğine inanırım. Belki de yanılmıyorumdur. Ağladığım, gülmekten karnımın ağrıdığını hissettiğim, delirdiğim ve delirttiğim bu hikâyenin bir sonu yoktur. Olamaz mı?
ŞARNA by ayilmah
ayilmah
  • WpView
    Reads 66,773
  • WpVote
    Votes 5,663
  • WpPart
    Parts 34
"Kaçılacak biri miyim? Tahammül edilemeyecek hatta? Hani tahammül görecelidir demiştin ya, ben o söylediğine de inanmıştım. O da yalanmış. Tahammül göreceli falan değilmiş. Bir insan tahammülsüzse herkese göre tahammülsüzmüş. Anneme göre de sana göre de." Karşısındaki adamın kendisine verecek cevabının olmadığına ilk defa şahit oluyordu Şarna. Oysa ki her zaman ne söyleyeceğini iyi bilen biriydi Asaf ona göre. Sorduğu sorular o kadar da zor değildi. "Değilsin." dedi Asaf. Fısıldıyordu ve bunun sebebini konuşmaya zorlanmasına yordu. "Tahammülsüz olan benim, anlıyor musun? Benim hayatım, benim düzenim, benim doğrularım." Bu açıdan değerlendirmemişti Şarna. Hayatı boyunca alışageldiği gibi yine kendini suçlayıcı yargılarda bulunmuş ve Asaf'ın kaçışını bu yargılara bağlamıştı. "Yoksa sen, bu hayatta en tahammül edilebilecek insansın."
Sinestezi by selen_sezer
selen_sezer
  • WpView
    Reads 425,437
  • WpVote
    Votes 23,154
  • WpPart
    Parts 34
Sesil, yirmi yaşına henüz basmış bir psikoloji bölümü öğrencisidir ve okuduğu bölümü seçmesinin en önemli nedeni, sekiz yaşındayken öğrendiği, modern tıbbın hala gizemini tam olarak aydınlatamadığı bir algı komplikasyonuyla dünyaya gelmesidir: Sinestezi. Bunun üzerine sekiz yaşındaki pek çok kişinin alamayacağı kadar radikal bir karar alır ve unutmak istemediği rengarenk anılarını düzenli olarak tuttuğu defterlerine kaydeder. Bu ona, her zaman yanında taşıdığı bir defter ve hayatı boyunca eşlik eden bir alışkanlık olarak geri dönmüştür. Tek bir kuralı vardır; o da tüm anılarını yazıya dökerken bir daha eşini benzerini yaşayamayacağını düşündüklerine yıldız atmaktır! Rakamların rengi ve renklerinse kendilerine ait tatları olduğu bir hayata uyum sağlamakta herhangi bir sıkıntı çekmemiş olan Sesil, bir Cumartesi akşamı yatıya gittiği ev partisinden sonraki günün akşamında odasında uyanmıştır; fakat ufak bir sorun vardır: Parti gecesini ve evine nasıl geldiğini hatırlayamamaktadır. Öncesinde aklında kalan birkaç imgeyle bu hafıza kaybını aydınlatmaya çalışan Sesil, bu durumu anı defterinde ayırdığı, boş, dört adet yıldızlı sayfayla çok geçmeden takıntı haline getirecektir. Daha sonrasında su yüzüne çıkan gerçeklerle kendisini, hiçbir algısıyla bütünleştiremediği bir adamın peşinde bulacaktır.