hilalben_
İdil~
Hayat sizi nereye sürükler asla bilemezdiniz. Ben de bilmeden hayatıma devam etmiştim. Gözlerime hep acıyarak bakmışlardı, iğrenmiş ve korkmuşlardı. Kabullenmiştim gerçeğimi. Ben buydum. Değişemezdim.
Elim hep dizgin tutmuştu. Yön verdiğim atlar olmuştu. Onlarla huzur bulmuştum...
Huzurum ise tek bir günde yok olmuştu...
Demir~
Elimde silah tutmak normal miydi?
İnsanların bana korkarak bakması normal miydi?
Ben öyle bir ailede büyümüştüm ki, bunlar bana normal gösterildi. Kalbimde bir boşluk, vücudumda yaralar ile büyümüştüm.
Elim çok silah tutmazdı ama kullanmayı bilirdim. İnsanlara yön vermez kendime yön verirdim.
Gözümdeki yara, yüzüme gerçekleri vurmuştu hep. Gerçekler yüzüme vurdukça kendime gelmiştim.
Şuan kimdim?
Neyin nesiydim?
Herkes beni sözde severdi. Hep buna inandım. Fakat o gün herşey değişti.
Yolumu aydınlatan bir kadınla tanıştım. Ondan öncesi olmamıştı, sonrası da olmicaktı.
Bu yolda bir yemin etmiştik. Ne olursa olsun birbirimizi yarı yolda bırakmicaktık. Kalplerimiz ne için atarsa atsın hep birbirimizi destekleyecektik.
"Şans eseri diye bir şey yoktur oğlum.. O senin kaderinse karşına çıkar, seni bulur ve öldürür.. Kaderinden kaçamazsın. Şansını kullan. Kaç burdan. Bu aileden. Kendi kaderini bul.."
"Ne olursa olsun sen bizim kızımızsın. Kader seni bulur ama unutma. Sen hep en şanslısı olucaksın. En iyisi.. Unutma.. Şans eseri aşk şansla, başarıyla, mutlulukla ve en önemlisi sadakat ile gerçek olur.."
"Güllerin rengi önemli değil. Hepsi yeşil bir topraktan doğuyor. Ben o yeşili de gülleride çok seviyorum.. Kalbim onlara atıyor.. Unutma."
"Güllerin deniz'e düştü. Masmavi gökyüzüne, masmavi denize dağıldı. Ben o maviliği değil en derin maviyi seviyorum. Öyle bir mavi ki ortasında köprü var.. Sanki fırtınalı bir gecede denizden kolay geçme