🤍
20 stories
Maça Kızı 8 | Devam*  by dpamuk
dpamuk
  • WpView
    Reads 4,192,215
  • WpVote
    Votes 182,100
  • WpPart
    Parts 19
Maça Kızı 8 serisinin devam bölümlerini içermektedir.
ASİ ÇAKILTAŞI by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 18,724,413
  • WpVote
    Votes 685,389
  • WpPart
    Parts 62
Dışarıda devam eden bir hayat, içimde kalbi duran bir kız çocuğu vardı. Asi Merve Karakuyu, ailesi ve kendisiyle devamlı olarak savaş veren genç bir üniversite öğrencisidir. Ansızın bastıran yağmurun kelebeğin kanatlarını ıslatması gibi hayatına birdenbire giren esrarengiz bir adam, Asi'nin hayatını kökten değiştirmeye başlar. Asi ne kadar kaçmaya çalışsa da kader ağlarını her seferinde karşılaşmaları için örecektir. "Kelebeğin kanatları ıslanırsa parçalanır," dedi bana yavaşça. "Ama sen zaten paramparçasın küçücüğüm." "O zaman bırak," dedim. "Islanayım."
Varislerin Oyunu (Wisteria 1) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 2,438,502
  • WpVote
    Votes 122,348
  • WpPart
    Parts 28
24 Krallıktan gelen genç prens ve prensesler için kurulmuş bir Kraliyet Okulu. Ancak acımasız bir suikastçı kendini soyluları teker teker öldürmeye adamıştır. Kaçış yok. Teslim olmak yok. Oyuna hazır mısınız?
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 15,115,661
  • WpVote
    Votes 969,372
  • WpPart
    Parts 125
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
VAVEYLA by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 33,722,767
  • WpVote
    Votes 1,356,622
  • WpPart
    Parts 56
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 22,266,244
  • WpVote
    Votes 1,354,143
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 12,137,720
  • WpVote
    Votes 926,261
  • WpPart
    Parts 88
Final oldu, tamamlandı. Seri üç kitapla raflarda yerini almıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
TRİA by su_barann
su_barann
  • WpView
    Reads 15,287
  • WpVote
    Votes 996
  • WpPart
    Parts 25
Gökçe, ailesini paramparça eden kazanın ardından yalnızca bir şey öğrendi: Bu dünyada hayatta kalmak için insan olmayı bırakman gerekir. Kendi adını, geçmişini ve hayatını geride bıraktı. Tria'nın karanlığında doğan yeni kimliğiyle artık o, Dolunay. Kaybolan kardeşini bulmak için her şeyini feda etmeye hazır. Ama Tria, kaybolanları geri vermez. Sadece daha derinlere çeker. Ateş ise kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adam. Sevdiği insanın ölümüyle birlikte geriye yalnızca öfke kaldı. Tria'nın çürümüş sokaklarında intikam peşinde sürüklenirken, yolu Dolunay'la kesişir. İki kırık ruh, tek bir amaç uğruna yan yana gelir. Ama bu şehirde hiçbir ittifak masum değildir. Çünkü Tria'nın gölgelerinde biri vardır. Görülmeyen. Durdurulamayan. İpleri elinde tutan, her adımlarını izleyen... Onları yavaş yavaş kendi oyununa çeken kişi: Hayalet. --- "Çıkarken Artem sana silah çektiğinde onu öldürmek istedim. Kurşunlara boğup yüzündeki gülümsemeyi onlarla silmek istedim, ama yapamadım." Donakalmış bir şekilde öylece ona bakıyordum. İkimizin de birbirine olan siniri uçup, gitmişti sanki. Onu susturmak istemiyordum, bu yüzden ben sessizliğe gömüldüm. Eliyle önüme düşen saç tutamını kulağımın arkasına doğru atarken gözlerindeki ifade beni ateşe verdi. "Ondan sonra seni, mezarlığa gitmeden önce gördüğümde içimdeki ses, senin beni mahvedeceğini söyledi." Öyle de oldu, seni mahvedecektim, kendin iyiliğin için benden uzak dur çünkü ben senden uzak duramıyorum. "Ve ben sende mahvoldum Dolunay." --- Kapak tasarımı için Lady_sessiz 'e teşekkür ederim. ❤ UYARI: Bu hikaye kendine zarar verme, ölüm, cinsellik, kan ve şiddet içerir. Etkilenecek insanlar lütfen okumasın şimdiden teşekkürler.
EMARE SERİSİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 2,528,197
  • WpVote
    Votes 134,446
  • WpPart
    Parts 64
"Çocukluğumuz tohumumuzdur," diye fısıldadı Sırtlan'ın kül olan kalbi. "Tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz." EMARE serisinin, birinci kitabı Sarmaşık, ikinci kitabı Pusula ve son kitabı Maske bu başlık altında toplanacaktır.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,998,838
  • WpVote
    Votes 2,266,101
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."