We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
🖤
57 stories
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,064,138
  • WpVote
    Votes 715,312
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,984,653
  • WpVote
    Votes 196,972
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 6,123,189
  • WpVote
    Votes 471,484
  • WpPart
    Parts 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
Elzem: Leyla Gecesi by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 1,628,045
  • WpVote
    Votes 126,377
  • WpPart
    Parts 31
"Leyla!" Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık. "Burada ne arıyorsun?" Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar. Sigaranın külünün düştüğü zeminde ayağının ucuyla geçmişin izlerini sildi sanki. "Seni tanıdığım o günden beri açılan kapıların, çıktığım yolların sonu hep sana varıyor." Bir tebessümün kıyısında var olup orada yok oldum. "Belki benim de çıkmazım sensin. Leyl'im, Leyla'm, gecemin karanlığı, çıkmazım..." Onun kurduğu anlamların benim cümlelerimin üzerini örttüğünü hissettim. O çıkmazda onunla kalmaya gönüllü gibi "Benden ne istiyorsun?" Diye sordum. "Seni." Dedi. ... Leyl... Leyla... Gece saçlı güzel kadın...
Beklenmedik Anda (Kitap Oldu) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 3,151,441
  • WpVote
    Votes 98,586
  • WpPart
    Parts 42
+18 (yetişkin içerikli) sahneler bulunmaktadır. Aşk ve tutku, inat ve şehvetle karışırsa... Masal, hayatta mutluluktan başka bir beklentisi olmayan, kendi halinde bir kadındır. Yıllar önce bir arkadaşının düğününde karşılaştığı gizemli ve yakışıklı genç adamdan çok etkilenir fakat bu ilk ve en derin aşk deneyimi bir ret yanıtıyla sonuçlanır. Masal yıllar sonra bu gizemli adamla tekrar karşılaştığındaysa kendini beklenmedik anda içine düştüğü bir alev çukurunda buluverir. Artık ne alevlerin hararetinden, ne de onu sımsıkı sarmalayan bu çukurdan uzaklaşabilecektir. Ateşle oynayıp sağ çıkabilmek mümkün müdür?
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 22,981,359
  • WpVote
    Votes 1,373,692
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
01:28| TAMAMLANDI by Asterleyl
Asterleyl
  • WpView
    Reads 6,583,727
  • WpVote
    Votes 448,444
  • WpPart
    Parts 97
Saat 01:28'di. Ona ilk mesajı attığımda... İnsanların alkole ya da tütüne bağımlı olduklarını sanırdım hep. Anlamsız bir sayı dizesinin de tiryakisi olunabileceğini hiç düşünmemiştim. Ta ki yelkovan ve akrep arasındaki yirmi sekiz dakikalık bir zaman dilimine saplanıp kalana kadar. Macera#1 < Kitap Texting olarak başlayıp daha sonra normal hikaye formatına geçiş yapmıştır. Bu nedenle texting kısımları kısadır.>
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 40,137,379
  • WpVote
    Votes 1,706,234
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
ALACA KIZI ✔️ by -ninoa
-ninoa
  • WpView
    Reads 498,792
  • WpVote
    Votes 3,055
  • WpPart
    Parts 4
Cihanşah Serisi - II Töre kitabı değildir. & Kitaplar birbirinden bağımsızdır, istediğinizden başlayabilirsiniz. & 1. Kitap tamamlandı 🌸 & "Alaca kızı," diye bağırdığında eve doğru attığım adımlarım sekteye uğradı. Dönüp ona bakmaya cesaretim yoktu, nitekim biliyordum, beni yine yaralayacağını adım gibi biliyordum. O beni hep yaralardı, bense suçumun bilinciyle dönüp de ona tek kelime edemezdim. "Alaca kızı," dedi bir kez daha, sesindeki o ısrarcı tını arkana dön demekti ki daha fazla kayıtsız kalamadım. Topuklarımın üzerinden ona doğru döndüm, gel gör ki yine de ona bakmaya cesaret edemedim. Bakışlarım karanlık bahçede geziniyordu. Allah'tan saat gecenin bir vaktine geliyordu da şu anâ kimseler şahit olmayacaktı. "Bana soruyorsun ya hani," dedi, es verdi ve buzdan farksız sesiyle ekledi: "Ne zaman dinecek bu öfken diye?" İşittiğimle yerde dolanan bakışlarım anında onu buldu. Kara gözleri bir ok gibi üzerime dikildiğinde, dudaklarında benden tiksindiğini haykıran bir gülüş belirdi. Ellerimi iki yandan yumruk yaptım, tırnaklarımı avuç içlerime batırdım, göz kapaklarımın içine dolup taşan gözyaşlarıma direnirken dik durabilmek için tüm gücümü kullandım. "Hiçbir zaman," dedi coşkuyla, ölüm fermanımı haykırır gibi. Ağır adımlarla bana doğru yürüdü, yanımda durduğunda aksi yönlere bakıyorduk; ben acıyla kasılarak, o ise nefretle köpürerek. "Sana olan öfkem de nefretim de hiçbir zaman dinmeyecek, Alaca Kızı." Tutmak için direndiğim gözyaşlarım ardı ardına dökülmeye başladığında dönüp bakmadı bana, beni nasıl bir enkaza çevirdiğiyle zerre ilgilenmedi, çekip gitti. O hep giderdi. Önce yıkıp döker, sonra da giderdi... 02.05.2024 - BT TÜM HAKLARI SAKLIDIR!
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 5,899,838
  • WpVote
    Votes 370,658
  • WpPart
    Parts 36
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.