Yaren_22Karadamar
Gecenin karanlığını yaran ay ışığı, kışlanın taş avlusuna düşüyordu.
Ayaz, derin nefesleri duman gibi havaya savuruyordu.
Adımlar ritmini bulmuş, yerin damarlarına işleyen bir güç gibi yankılanıyordu.
Her adım, bir yemin.
Her nefes, bir mücadele.
Ve her bakış, tek bir hedef... Vatan.
Önde, omuzları dimdik bir kadın.
Kod adı: Börteçine.
Gölge Timi'nin en keskin sezgili, en sert dirayetli asenası.
Bu koşu, sadece bir sabah sporu değildi.
Bu, görevden dönmeyenlerin ardından susmamak...
Düşmana, "Buradayız!" diye haykırmaktı.
"Sevdiğini bekleyen genç kızlar için... İntikam!"
Evet... Bu, yalnızca bir marş değildi. Bu, yeminler kadar kutsal, şehit kanı kadar gerçek bir sözleşmeydi.
Ve bu sözleşmenin imzacılarından biri de Kıdemli Üsteğmen Yudum Karasu, nam-ı diğer Börteçine idi.
O, yalnızca bir asker değil... Ailesinin karanlık geçmişine rağmen vatanına bağlı kalan, timini korumak için kendi canını hiçe sayan bir asenaydı. Gölge Timi ile omuz omuza, dağlarda, hudutta, şehir gölgelerinde...
Bazen kanın kokusu, bazen dostluğun sıcaklığı, bazen ihanete karşı yükselen öfke... Hepsi onun hikâyesinde bir arada.
Bu kitap, yalnızca bir savaş hikâyesi değil.
Bu, vatan toprağını kanıyla mühürlemişlerin hikâyesi.
Bu, Börteçine'nin ve Gölge Timi'nin destanı.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, ardından bu topraklar uğruna canını vermiş tüm şehitlerimize ve hâlâ sınır boylarında nöbet tutan yiğitlerimize selam olsun.
Onları unutmadık, unutmayacağız...