Anıda kalan güzellikler :(<3
5 stories
Sokağın Sonu by ssipahiogluu
ssipahiogluu
  • WpView
    Reads 80,521
  • WpVote
    Votes 6,820
  • WpPart
    Parts 19
Wattys2017 Kazananı Lacender Goldberg, yedi kişilik ailesinin ortanca çocuğudur. Cehennemin en kuytu köşelerinde can bulan ruhu ve ızdırap dolu çocukluğunun ardından bir gün psikopat babası Nathan Goldberg, akşam yemeğinde ettikleri şükür duasından sonra cebinden çıkardığı tabancayla annesini vurarak öldürür. Lacender Goldberg'in hayatı, evlerini ve ailesini her gün dışarıdan izleyen esrarengiz siyah paltolu adam ve RedTigers'a transfer olan Lora Mollis'le birlikte gittikçe değişmeye başlar. Babasının ölümünün ailesi ve kardeşlerini kurtarabilmek için tek şansı olduğunu düşünen Lacender, bu yolda verdiği savaşta ellerini kana bulayacak, ölümün keskin pençeleriyle mücadele edecek, kendini iki büyük şeytanın savaşı arasında bulacak ve onların oyunlarına katılacaktır. Kitabın kategorisi Gizem-Gerilim / Fantastik ve Dram'dır.
Kar Küresi (İki Kitap) by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 10,066,929
  • WpVote
    Votes 530,003
  • WpPart
    Parts 42
Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Bizi tutup salladılar, ne olduğunu anlamadık, alt üst olduk...
KAR TANESİ by ecemkelebek
ecemkelebek
  • WpView
    Reads 531,759
  • WpVote
    Votes 22,467
  • WpPart
    Parts 32
#Seslendirilmiş tanıtım ilk bölümde mevcuttur. ~ Başınıza gelebilecek şeylerin en uç noktasıdır insanlar. Öfkenin, aşkın, nefretin, kıskançlığın, acının... Canım bir kere yandı mı, kendimi hep kaçarken buluyordum. Nefes nefese kaldığımda isyan eden ciğerlerime rağmen durmayı ilke edinemeyen benliğim, kendini güvende hissedene kadar kaçmaya devam ediyordu. En sonunda tökezleyerek durdurulduğumda, Araz Boran acı dolu koyu kahve irisleriyle bana bakıyordu. İçinin en ücra köşelerine kadar umudu çekilmiş küçük bir oğlan çocuğunun gözbebeklerinden kaçabilir miydim? Onun bana ihtiyacı vardı, benim ondan kaçmaya. & "...Buğulanan gözlerimi sımsıkı kapatıp gözyaşlarımı geri gönderdim ve yavaşça doğruldum. Daha birkaç saat önce okuduğum Küçük Prens kitabının satırları benliğim tarafından şimdi tekrar okunurken aslında Araz'ın ona ne kadar benzediğini düşündüm. Küçük Prens çiçeğinin kaprislerinden dolayı terk etmişti gezegenini; Araz'ın çiçeği yıldızlarıydı, gezegeni ise gökyüzü. Küçücük kalbinin kaldıramadığı kırılganlığıyla birçok çıkış yolu denemiş ve bir ara pes etmişti. Fakat şimdi o yolu hala aradığını görebiliyordum, vazgeçmemişti. Evcilleştirilmeyi bekliyordu; Küçük Prens tanımındaki evcilleştirilmeyi."
HESİM "Hayalet Sesim" by bilgeliyazar
bilgeliyazar
  • WpView
    Reads 2,518,002
  • WpVote
    Votes 115,655
  • WpPart
    Parts 23
Bir kız... Bir de ses... Hayalet bir ses... Ama gerçek. Biraz da doğa üstü... 《Korku kitabı değildir.》 Derin, sürekli derinlerden duyuyordu ismini. Korkuyordu. Varlığını bilmediği bir ses sürekli onunla iletişime geçiyordu. Biraz zaman korktu. Biraz zaman kovdu. Ama sonra alıştı o sese. Dokundu. Sarıldı. Öptü. Arkadaş oldu. Belki sonra daha da fazlası... . . . İçim yine bir tuhaf olsa da çalışma masama doğru baktım. Ne bir belirti ne bir işaret hiçbir şey yoktu. 'Belirti mi istiyorsun?' diye sordu zihnimin içinde yankılanan sesiyle... Olumlu anlamda başımı salladım. Düşüncelerimi okuması bazen sinir bozucu olabiliyordu. 'Sende çoğu zaman sinir bozucusun Derin.' Yine yapmıştı işte! Yine okumuştu düşüncelerimi... Masamın orada bir şeyler hareketlenince oraya doğru baktım. Kalem kendi kendine hareket edip kağıda bir şeyler yazıyordu. İstemeden de olsa elimin altındaki yorganımı sıktım avcumun içi ile. Korkuyordum belki de hala. Göremediğim bir ses ile konuşuyordum. Her an benimleydi ve sanırım o sadece ses değildi. Bir varlıktı. Dokunabilirdim ona. Elimle hala yorganı sıkarken kalem masadaki yerini aldı ve kağıt havalanmaya başladı. Havalanan kağıda baktım. Kağıdın üzerinde ' HESİM ' yazıyordu. Bu onun ismi miydi? Başlangıç Tarihi: 16 Ocak 2016 İlk Yayın Tarihi: 17 Mayıs 2016 》Tüm hakları bu hırçın yazarın masum ruhunda saklıdır... Bana ulaşmak isteyenler için instagram hesabım- @bilgeliyasam Hesim'in instagram hesabı: @hayaletsesim
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,091,572
  • WpVote
    Votes 565,103
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.