Okuma listesii
12 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,603,998
  • WpVote
    Votes 549,007
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Gökten Prens Düştü by onuncudurak
onuncudurak
  • WpView
    Reads 319
  • WpVote
    Votes 32
  • WpPart
    Parts 4
Hiç düşündünüz mü? Gökten düşen elma göğün neresinden geliyor? Belki de Newton'dan geliyordur. Kafasına yukarıdan düşen bir elma... Önemli olan elmanın nereden geldiği değil, devamında getirdiği sonuçlardı. Hiç o sonuçlardan dolayı, elmayı veren ağaca teşekkür edeni veya elmanın nerede olduğunu düşüneni görmedim. Sahi ne oldu acaba o elmaya? Belki de Newton sinirlenip bir tekme attı ve elma tekrar yere düştü. Sonrasında ya ağaca yetişemeyen bir çocuk onu alıp yedi ya da kurtcuklar bitirdi. Etkisinden tüm Dünya'nın haberi olduğu o elmanın sonundan kimsenin haberi olmadı. Elmayla ilgili düşünmeyi bırakın ve yukarıdan düşen bir çocuk düşünün. Yukarıda bir ağaç var alttaysa bedenen minik bir kız. Prensimizin ağaçtan düşmesinin nedeni, hayır hayır ağacın onu veriyor olması değil; Dünya için birazcık, bir insan içinse... hmm ölçü bulamadım ama baya bir haylazlık. İşte o prensin ağaçtan veya gökten düşmesinin bir önemi yoktu. Önemli olan minik kızımızın hayatındaki etkileri olacaktı.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,410,720
  • WpVote
    Votes 695,740
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
YERE YAKIN YILDIZLARA UZAK. |RAFLARDA| by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 4,134,923
  • WpVote
    Votes 123,315
  • WpPart
    Parts 26
Bir metro istasyonu, 14 rehin. Sınırlı yemek, Sınırlı su. Tuzak ve ölümler. Hayatta kalmak için neler yapardınız? Peki onlar ne yaptı? Bu oyununun sadece bir kazananı olacak, Ve herkes bir bir ölecek. Benimle bu oyunu oynar mısınız?
ÖLÜLER KONUŞAMAZ by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 2,182,593
  • WpVote
    Votes 88,227
  • WpPart
    Parts 18
"Karanlıkta kalınca gözlerini sımsıkı yumardı çünkü kendi yarattığı karanlık, maruz kaldığı karanlıktan daha vicdanlı gelirdi." 21 Ağustos 2005. Saat 02.53 Sadece eğlenmek için beş arkadaş yola çıktılar. Fakat gecenin sonunda eve dört kişi döndüler. 17 Ağustos 2016 Sır perdesi yeterince kapalı kaldı. Birinin onu aralaması gerek.
Yalancılar ve Yabancılar by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 3,410,611
  • WpVote
    Votes 166,048
  • WpPart
    Parts 43
Her insan bir yalancıdır. Her insan bir yabancı... Bize öğretileni yapar, bir yalanı yaşarız hayat boyu. Vakti geldiğinde ise yalan hayatlarımıza yabancılaşırız. İsteyerek ya da zorunda kalarak... Biz zorunda bırakıldık ve her şey o gün başladı. Hayatlarımıza yalan o gün bulaştı. Ya da biz öyle sanıyorduk. Biz kim miyiz? Bizler yabancıyız. Belki biraz da yalancı...
KÂKTÜS MEZÂRLIĞI  by kaktuslere
kaktuslere
  • WpView
    Reads 24,097
  • WpVote
    Votes 7,668
  • WpPart
    Parts 26
Kim inanırdı ki bu hikâyede büyük balığın küçük balığı yediğine. Gerçek şuydu sayın okur bu hikâyede iki balıkta ölüyordu.
Sırlar Okulu by yankiiderya
yankiiderya
  • WpView
    Reads 11,500,762
  • WpVote
    Votes 532,245
  • WpPart
    Parts 38
En yetenekli öğrencileri toplayarak onlara en güzel geleceği vermekle ünlü okula davet aldım ve yatılı olarak bu okula geldim.Bir anda bütün hayatın değişebilir diyorlar. Bu okula geldim ama bu okuldan sadece bir şekilde çıkabilirim. ÖL YA DA ÖLDÜR. Benim gibi her şeyden habersiz 16 çocukla birlikte hayat mücadelesi vereceğim. Fakat en büyük sorun ise, sadece bir kazanan olacak. Gerçekten öyle mi? Eğer bu hikayeyi okursanız emin olun ki bırakamayacaksınız. En sonda kimin kazandığını görmek istiyor musunuz? O zaman kitabı okumaya hemen başlayın! ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Merhaba bu hikaye benim ilk hikayem. Ben bu hikayeyi, DANGANRONPA adındaki bir animeden bakarak yazıyorum ama tabiki bazı değişiklikler yapacağım. Eğer bu animeyi izlediyseniz bu hikayeyi begenmeyebilirsiniz. Çünkü değişiklikleri kimse sevmez. Remix gibi oldu bu hikaye. Fakat Danganronpa yı izlemediyseniz gerçekten hoşunuza gidebilecek bir hikaye oldu. 》
YABANCI by oz_yildirim
oz_yildirim
  • WpView
    Reads 133,549,315
  • WpVote
    Votes 2,702,329
  • WpPart
    Parts 71
O insanın tenini ürpertecek kadar güzel. Tenine işleyen karanlığa rağmen. O ölümcül derecede soğukkanlı. Çimen yeşili gözlerinin derinliklerinde, karanlık bir kuyuya attığı acı dolu bir geçmişi var. Onun bir kalbi yok. O bir kimsesiz. O bir yabancı. O bir katil. O... Ediz Çağıran. Ve pençesine aldığı kurbanına aşık olmak üzere.
DURAKTAKİ KATİL (TAMAMLANDI) by sirinpandaa
sirinpandaa
  • WpView
    Reads 1,017,323
  • WpVote
    Votes 46,930
  • WpPart
    Parts 54
Donuk gözlerini ucunda durduğu uçurumdan çekti. Bakışları beni bulduğunda gözlerindeki acı ifadenin ne kadar can yaktığını hissedebiliyordum. "Ve ben o gün..." durakladı. Kelimeler boğazına diziliyor, nefes almasını engelliyordu. "Ben o gün annemin tavanda sallanan cesedini izledim... "