Nazlikralicee-_-
Bazı hayaller sahnede başlar, sahnede biter.
Bazıları ise daha ilk adımda kırılır.
Arda , dansı bir gösteri gibi değil, bir kaçış gibi yaşıyordu. Kalabalığın ortasında bile yalnız kalmayı öğrenmişti. Onun dünyasında müzik çalmasa da beden hep konuşurdu.
Efe Şan...
Onun sesi vardı.
Ama en çok da sustukları vardı.
Söyleyemediklerini notalara saklayan, bakışlarını yarım bırakan biriydi.Kimseye tam yaklaşmazdı, kimseyi tam içeri almazdı.
Aynı gruba seçildiklerinde kimse bunun bir şey değiştireceğini düşünmedi.
Ama Arda ile Efe yan yana geldiği anda, hava bile farklı oldu.
Birbirlerine benzemedikleri için değil, birbirlerini fazla fark ettikleri için.
Arda onu çözmeye çalıştıkça daha çok karıştı.
Efe ise uzak durmaya çalıştıkça daha çok yaklaştı.
Sahnede uyum vardı.
Ama sahne dışında her şey yarım, her şey fazlaydı.
Kimseye söylemediler.
Zaten bazı şeyler söylenmezdi.
Bakışlarla başlar, sessizlikle büyür, içte bir yerde ağırlaşırdı.
Ve bazı hikâyeler, en çok tam oldu sanıldığı anda dağılırdı.
Bir gece... hiçbir şey yüksek sesle olmadı.
Ama her şey değişti.
Bir cümle eksik kaldı.
Bir adım geri çekildi.
Bir bakış, olması gerekenden biraz daha uzun sürdü.
Sonra sessizlik geldi.
Ve o sessizlik, en büyük çığlık oldu.
Arda ve Efe...
Birbirine denk iki yarım gibi.
Ama asla tam olamayan.
Bu, Kırık Düşler Senfonisi.
Söylenemeyenlerin, en çok duyulduğu hikâye.
_________
Bu fic idol house programından Arda Soydoğan ve Efe Şan'ı konu almaktadır