hayalhanem992
"Bazı dikişler kumaşı değil, kaderi birbirine bağlar."
Bir yanda istanbul'un rutubetli bodrum katlarında, dikiş makinelerinin sağır edici gürültüsü altında annesini yaşatmak için kendi gençliğini feda eden Gazel...
Parmak uçlarındaki iğne yaralarını birer onur madalyası gibi taşıyan, yoksulluğun ortasında bile başı dimdik, ruhu özgür bir kadın. Onun dünyası; toz, ter ve bir avuç umuttan ibaretti. Ta ki öz abisinin kendi borçları karşılığında onu bir "kurtuluş" yalanıyla o paslı deponun, organ tacirlerinin ve ölümün kucağına terk ettiği o geceye kadar.
Diğer yanda, yeraltı dünyasının tahtında oturan, adaleti cellatlıkla harmanlayan bir padişah: Ayaz ama, Ayaz'ın içinde, zincirlerini kırmak için pusuda bekleyen manyakça bir fırtına gizli. Kasırga gömlek kollarını her sıvadığında, o meşhur "K" harfi gün yüzüne çıktığında şehir nefesini tutar. Çünkü kasırga o manyakça gülüşüyle ortaya çıktığında, artık ne strateji kalır ne de merhamet. İnsanlığın bittiği, bedenlerin parça parça paketlendiği o karanlık mahzende, iki uç dünya çarpışıyor. Kasırga, tüm şehri korkuyla dize getirip herkese diz çöktürürken, gazel, boğazına dayalı neştere rağmen ona sadece acıyarak bakıyor.
Bu, basit bir kurtarılma hikayesi değil, bu celladının ruhundaki yaraları gören bir kurbanın, o karanlık krallığı temellerinden sarsma hikayesi.
Bir yanda ölümü dikişle erteleyenler,
Diğer yanda hayatı parçalayarak hükmedenler... Eğer kendinizi hazır hissediyorsanız, Gazelin hikayesi başlıyor..