gecevekiraz
Geçmişten gelen gerçekler urgan gibi boğazına dolanmış, üzerinde durduğu tahta taburenin ayağının altından çekilmesini bekliyordu. Arkasında duran celladı acele etmeden yılan gibi süzülüp saçları arasından kulağına doğru fısıldadı. Aheste aheste söylediği kelimeler kaybetmeye yakın bilincini uyandırıp siyaha boyamıştı gözünün gördüğü her yeri. Sundu ğu teklif şimdi gerçeklerden bile daha çok acıtıyordu canını.
İki yanlıştan birini seçme şansı sunulmuştu. Doğru yoktu. Kurtuluş yoktu. Sonunda kazanan ve kaybeden olacaktı. Ve bu hikâyede yakan kaybeden, yanan kazanan olacaktı.