Dönem / Köy / Mahalle♥️
31 stories
BÜLBÜL by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 213,491
  • WpVote
    Votes 17,454
  • WpPart
    Parts 26
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."
Söyle Bana Çamlıkaya by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 30,723
  • WpVote
    Votes 3,404
  • WpPart
    Parts 12
Alabildiğine havayla doldurdu ciğerini. Sonra önünde uzanan topraklara baktı, masal diyarlarından çıkmış gibi güzel topraklarına. "Söyle bana Çamlıkaya!" diye bağırdı. Sesi kayalığı, meşe ağacını, çayırlığı, küçük dereyi tuttu. Arkasındaki çalılıktan saksağanlar havalandı. Sert bir rüzgar esti. Saçındaki karahindiba tohumlarını aldı götürdü. Biraz gersinde duran kızlar kıkır kıkır gülüştü. Ne kadar da şenlerdi. Ne kadar da tasasız. Tek dertleri annelerinin onlara fazla ev işi yaptırıyor olmasıydı ya da derslerinin gitgide zorlaşması, veya gezip tozmaya vakit bulamayacakları kadar yorulacakları hasat zamanının yaklaşması. Bir zamanlar o da onlar gibiydi. Ve yaşı da öyle çok büyük değildi onlardan. Gözlerini yumdu. Yumruklarını sıktı. Sonra o uçurumun kenarında esen rüzgara geçmişte kalan tüm dertlerini bıraktı. Kendine ahdetti oracıkta. Bu, eller uğruna son ağlayışı olacaktı. Gözlerini tekrar açtı, bir kez daha baktı köyünün topraklarına. Ve Güldeniz savaşmaya işte o zaman başladı. "Bir kadının yüreğinden büyük müsün?" diyerek. "Söyle bana Çamlıkaya. Söyle! Bir Güldeniz'in yüreğinden büyük müsün sen?"
GÜLDEN KAFES by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 4,171
  • WpVote
    Votes 528
  • WpPart
    Parts 4
"Dayan," dedi yalnızca. Enise'nin kalbi bin yerinden çatladı. "Her şey bittiğinde, benden kurtulacaksın Enise Temren. İpsiz bir çıtalı gibi, göklere salacağım seni. Yapman gereken tek şeyi biliyor musun? Yapman gereken tek şey dayanmak. Dayan. Ben bu kafesin kilidini senin için de benim için de açmak üzere geleceğim. O zamana kadar sadece dayan, Enise Temren. Sadece dayan."
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,975,684
  • WpVote
    Votes 127,631
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
KIZILCA by __Katre__
__Katre__
  • WpView
    Reads 115,665
  • WpVote
    Votes 9,234
  • WpPart
    Parts 21
Hafiften yaklaştı Yiğit. Bununla birlikte aynı anda geri gitti Dilruba. Yere bıraktığı bidona takılsa da Yiğit'e kalmadan toparladı kendini, azıcık utandı al al oldu yanağı. Öksürdü, soracağı sorudan emin olmayarak şöyle bir etrafta gezdirdi gözlerini Yiğit. Ağaca, kurda, kuşa, yerdeki tırtıla, köşede şip şip su içerek keyifle kendilerini izleyen kediye baktı. "Yavuklun var mı? Bi' sevdiğin?" Ani bir şok geldi geçti Dilruba'nın mavi gözlerinden. Köşedeki kedi bile şok olmuş gibi su içmeyi bıraktı. Bir tövbe çekti sessizce. 'Belli...' dedi kendi kendine. 'Bu az çapkın değil. Tipi de müsait az kız koşmuyordur bunun peşinden.' Bir elini beline koydu, eğilip bidonunu aldı eline. "Var!" dedi. Bilmem kaç bıçak saplandı Yiğit'in gönlüne. Ardından söylediği sözler bir bir söktü o bıçakları, yarasını sardı, üzerini bile öptü. "Kocam var benim, bebem de karnımda! Yanımda seni görürse vurur topuğundan alimallah! Hadi var git yoluna." Saçını savurur gibi başını salladı şöyle bir. İçinden 'Hıh!' demeyi de ihmal etmedi. Eli belinde ardını döndü, salına salına gitti tahta kapıya. Girmeden önce arkasını dönüp kontrol (!) etme amacıyla baktı sadece. Göz göze gelince çekemedi birazcık bakışlarını. Eli cebinde kendine bakıp gülümseyen adamda takılı kaldı gözleri. O hafifçe başını eğip selam verince kendine geldi. Omzunu silkti nazlı nazlı. Ayaklarındaki çamuru otlara silip girdi tahta kapıdan içeri. Ardında ise derince iç çeken Yiğit'i bıraktı şüphesiz. "Ah ulan!" dedi cebinden sigarasını çıkarırken. "Ah ulan Kızılca, yaktın beni!" Kızılca'sının onu yaktığı gibi o da sigarasını yaktı. Akşama kadar ayrılmadı oradan, belki camdan başını uzatır diye.
ÖLÜMSÜZ by ekincimm
ekincimm
  • WpView
    Reads 5,204
  • WpVote
    Votes 496
  • WpPart
    Parts 18
Şeyh Efendi! Şimdi sana bir hikaye anlatacağım. Bu hikayede, insan elinin henüz tam olarak kirletemediği bir doğa vardır; at arabalarının tozuttuğu yollar, balta girmemiş gür ağaçlı ormanlar, bacasında duman tüten evler vardır. Bu hikayede yaşamayı da ölmeyi de başaramamış insanlar vardır. Korkarım ki aklımı kaybettiğimi söyleyeceksin dinleyince. Fakat ben artık susmaktan gocunduğum kadar gocunmuyorum delilikten. Bu bir on dokuzuncu yüzyıl yalnızlığı hikayesidir. Kulaklarını iyi aç da dinle beni, öğreneceksin bir insan nasıl delirir! "Yarayla alay eder yaralanmamış olan" 05.10.21/
Bir Bakış Bir Gülüş by gabrielhardy
gabrielhardy
  • WpView
    Reads 98,121
  • WpVote
    Votes 6,918
  • WpPart
    Parts 21
Yıl 1965 Yer Adana, Türkiye 18 yaşındaki Narin Gümüşlü ve 27 yaşındaki Kenan Efe Türk ailelerinin ön ayak olmasıyla görücü usulü bir evlilik yoluna girerler. Narin öğretmen lisesini bitirmiştir. Kenan Efe ise inşaat mühendisidir. Hikayemiz bu iki güzel insanın görücü usulü evlilikleri ile başlar. Bizler onların gözünden hikayelerini okuyacağız. Yayın tarihi 6 Nisan 2023 12 mayıs 2023 Tarihi Kurguda 1.Sıra
GÜL KOZASI by 0Astrolojik
0Astrolojik
  • WpView
    Reads 1,305,202
  • WpVote
    Votes 67,920
  • WpPart
    Parts 51
İradesizce soluğum dudaklarımdan sıyrılırken, "İşte şimdi bu GLADYATÖR Arenedan çıktı. Artık dur desen bile durmayacağım. Çünkü şu anda karşındaki kişi ben değilim o artık taşralı bir gladyatör ve kadını onun altında," dedi gözleri çakmak çakmak yanarken. GÜL KOZASI İSMİ İLE YAYINLANAN İLK KİTAPTIR. 13.08.2020 tarihinde yayımlanmaya başlamıştır. HİKAYE ŞAHSIMA AİTTİR. ÇALINMA DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR...
Hasbelkader  by morbidezya
morbidezya
  • WpView
    Reads 1,658,238
  • WpVote
    Votes 66,086
  • WpPart
    Parts 31
"Arzumu bir kez daha yinelemeyeceğim Selma. Şimdi dışarı çık ve görevinin başına dön." Buzdan katı soğuk sesi iliklerime kadar üşütürken iç çekip ayağa kalktım. Adımı genelde sabrının sınırına geldiğim vakitler zikrederdi. Onu kararından döndüremeyeceğimi zaten biliyordum o halde geriye tek bir çözüm kalıyordu. "O vakit izniniz olursa ben de size eşlik edeceğim." Masasının üzerinde ki tütün kutusuyla ilgilenirken içimi ürperten kaba bir kahkaha attı. "Tüfeğim hedef şaşar, av olarak yüreğini parçalarsa olacaklardan mesul değilim bilesin." Bilmiyordu ki yüreğimi daha ilk bakışında avlamıştı. 05.02.2019 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Bir Kara Sevda  by gonulhane
gonulhane
  • WpView
    Reads 87,549
  • WpVote
    Votes 3,501
  • WpPart
    Parts 17
Halil ve Gülsüm'ün masalı... "Ağam, seni avrat deyin alıp gelmiş emme bilesin ki benim gönlüm doludur!"