Okunacaklar
119 stories
NEFES (+18) by zeynepclkzc
zeynepclkzc
  • WpView
    Reads 4,496,807
  • WpVote
    Votes 171,205
  • WpPart
    Parts 60
Kardeşi Mert için gittiği bir barda seçtiği bir adamdan hamile kalmayı planlayan Duru'nun tek amacı doğacak olan bebeğinin kardeşine nefes olmasıdır. Duru amacına ulaşır fakat bilmediği şey ise seçtiği adamın karanlık dünyasıdır.
MEHPARE| Ay Parçası by simiyyiii
simiyyiii
  • WpView
    Reads 1,658,893
  • WpVote
    Votes 68,748
  • WpPart
    Parts 51
TAMAMLANDI- DÜZENLENECEKTİR Bir gece birlikte olan , hemşire ve bir askerin aylar sonra aynı karargahta karşılaşma serüveni... 'Arkanda, bir ölü bırakıp gittin ama katil değilsin. Sen sevgilim, olsan olsan yeni tomurcuklanan bir çiçeği ezip geçen birisin sadece.' Yayınlanma Tarihi: 17/07/2024 Düzenlenip yayınlanma tarihi: 20/06/2025 ----------------- Şahsıma ait isim ve kurguyla yazılmış bir kitaptır bu zamana kadar kimseden alıntı, esinlenme yada benzetme yapmılmamıştır . Yazdığım 9 kitap mevcut ve her birinde yüzlerce isim ortaya çıkıyor hepsi tamamen benim kurgumdur. Tüm hakları saklıdır ©
ACININ KANATLI KAFESİ by nnevrina
nnevrina
  • WpView
    Reads 1,544,046
  • WpVote
    Votes 97,508
  • WpPart
    Parts 60
(KİTAP OLUYOR!) "Bazı savaşlar kurban seçmez, yeni hükümdarını yaratır." Bratva'nın lideri; üç tanrıdan birincisi, ejderhalara, Caput Serpentis'in lideri; üç tanrıdan ikincisi, yılanlara, Renascita Ignifera'nın lideri; üç tanrıdan üçüncüsü, ankalara öncülük ederdi. Bu üç örgüt, Reprisal adındaki büyük bir savaş düzenine bağlıdır. Bratva'da bir "Vor" olan Roman Raskalov, Tanrı'nın tahtını korumakla görevlendirilmiş bir Seraf'tır. Ama yıllar önce, kaderlerin yazılı olduğu Requiem Kitabı'ndan Tanrı'ya ve yardımcılarına ait sayfa kaybolur. Ne Roman'ın koruduğu Tanrı biliniyordur, ne de tahtın hangi soyla devam edeceği. Roman, Pakhan'ın taht için seçtiği en güçlü adaylardan biridir. Bir gün işi için geldiği Türkiye'de, babasının adamları tarafından bıçaklanır. Kanlar içinde yığıldığı sokak, yıllardır babasının çalışma odasında asılı duran tablodaki evin bulunduğu sokaktır: Sıfırıncı numaralı ev. Sıfırıncı numaralı evde yaşayan Mirel, birden fazla işte çalışarak kız kardeşinin tedavi masraflarını karşılamaya çalışan, yirmi iki yaşında genç bir kadındır. Gece geç saatte çıktığı işinden dönerken yolların her zamankinden daha ıssız olduğunu fark eder ve o sessizlikte, bahçesinde kanlar içinde yatan bir adamla karşılaşır. Kural bir: Bratva'da tesadüf diye bir şey yoktur. *** "Sana bir teklifim var," Yavaşça öne doğru eğildi. Artık tüm yüzü ışığın altındaydı. Sanırım onu ilk kez bu denli net görüyordum. Bir anlığına onun gibi tehlikeli işlere el süren bir adamın, bu denli güzel olmasına hayret ettim. "Benimle evlenmeni istiyorum." *** (Kurgu; yetişkin içerik barındırır. Bunu bilerek başlamanızı öneririm.) REPRİSAL SERİSİ - Ø 01.08.2024
TAMAHKÂR by littlecosmoss
littlecosmoss
  • WpView
    Reads 221,463
  • WpVote
    Votes 6,831
  • WpPart
    Parts 16
Beklemediğim bir anda tekrar göğüs ucumu dişlerinin arasına alarak şortumu çıkartma gereği bile duymadan elini şortumun içine soktu ve çıldırmış gibi sertçe beni avuçladı. "Milena," diye fısıldadı ve şortumu tek hamlede çıkarıp onu da bir kenara attığı sırada elini belime dolayarak beni ters çevirdi ve sırtım kaslı göğsüne yaslandı. "Adın dudaklarıma bu kadar çok yakışırken başka bir kadın olduğunu düşünerek kendini benden esirgemen çok acımasızca."
Yasak Fındık by sinembyksa
sinembyksa
  • WpView
    Reads 760,289
  • WpVote
    Votes 37,619
  • WpPart
    Parts 78
Bedenine öpücükler konduran adam, inip kalkan göğüslerine geldiğinde aralarındaki sınırı, sutyenini indirerek yok etmişti. Göğüslerine bakmadan önce sırtına götürdüğü parmaklarıyla açılması gereken kopçayı da açmıştı. Yavaşça üstündeki parça kayıp adamın parmaklarına teslim olurken, başının üzerinden etrafa fırlatılmıştı. Adam ancak o an karşısındaki manzaraya bakmıştı. "Neden yasak olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum fındık," derken gözlerindeki arzuyu gizlemeden büyük bir şevkle kadına bakmaya devam ederken ona doymaya çalışıyordu. Net ve keskin bakışlardan utanan kadın, yine de ona söylemek istediklerini arsızca dillendirmekten geri durmadı. "Ama bu gece değilim!" *Hikayede +18 içerikler mevcuttur.
SARKAÇ by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 15,467,736
  • WpVote
    Votes 596,914
  • WpPart
    Parts 30
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
Güneşten Önce by hiyartarlasi
hiyartarlasi
  • WpView
    Reads 121,001
  • WpVote
    Votes 4,752
  • WpPart
    Parts 14
Kocasını doğru düzgün tanımayan ama içten içe onu çok sevdiğini bilen Mihri... Ve karısı boşanma kararı alıncaya kadar aklı başına gelmeyen sırlarla dolu Poyraz. 4 senedir evliliğe dair ortada bir şey kalmamış sayılır. Tek ortak noktaları oğulları Yağız haline gelmiştir. Ama belki de kader yeniden ağlarını örmüştür ve her şey değişecektir. Hikaye +18 ögeler barındırmaktadır. Bunu bilerek başlayın lütfen
BUZ (Tamamlandı) by vuppaaa
vuppaaa
  • WpView
    Reads 1,621,984
  • WpVote
    Votes 67,067
  • WpPart
    Parts 73
18 yaşında ölmüştü genç kız. Şimdilerde 30'una yaklaşıyordu. Sağlıklı ama ölü bir kadının yeniden doğuşuna şahitlik etti fırtına. Ve bu mezardan çıkıp yeniden doğuşun hikayesiydi. Mısra ve Vural'ın hikayesi...
Kalbi Kor by BiCeruVar
BiCeruVar
  • WpView
    Reads 444,010
  • WpVote
    Votes 23,109
  • WpPart
    Parts 81
Rakı yarım doldurulur kadehe, hiçbir zaman eksik veya fazla olmaz sudan. Derler ki, rakı masasında yokluğuna küfür edecek bir can vardır mutlaka, o yüzden boş kalan yanı sana dolu olan yanı yarana... Bir adamın kalbi buzdan kalıplarda değilde kor alevlerdeyse vardır sorun. Dudaklarıyla buluşan her damla alkol düşer yüreğine alev aldırır tekrar ve tekrar. Beyninin içindeki bitmek bilmeyen bir muharebede galip gelsem mi gelmesem mi mücadelesiyle boğuşur. Bir yanı korkak çocuk olur rakı masasındaki adamın, bir yanı mert delikanlı, başka bir yanı ise yarım kalmış sevdasızlığı. Nasıl ki bardağın dolu tarafıyla mı yoksa boş tarafıyla mı ilgilendiğinizi öğrenmek isterse psikologlar, rakı masasına oturmuş bir adamın bardağında bir damlalık dahi yer kalmamıştır. O kadeh ağzına kadar dolmuştur, dudak payını unutmuştur saki ve parmaklar arasına sıkışan o kadehten mutlaka bir kaç damla dökülür dışarı. Hal bu iken bir kez kor olduysa kalbiniz, bir daha tatmam demek için her zaman fazla erkendir. Çünkü insan kendi yanılgılarının sonu gelmez esiri olur ve kendine ait dört duvarı kabullenmek başkasının yaptığı yüzlerce metre kareyi kabullenmekten daha kolaydır her zaman. Başlangıç Tarihi: 01.01.2017
BÜLBÜL by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 186,586
  • WpVote
    Votes 15,736
  • WpPart
    Parts 23
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."