rchxeso adlı kullanıcının Okuma Listesi
65 stories
ÇEVİKÇİ BEY | Tamamlandı by ozodlx_
ozodlx_
  • WpView
    Reads 3,804,487
  • WpVote
    Votes 209,070
  • WpPart
    Parts 39
Güneş: Polis ol, polisle birlikte ol ama asla polislik olma demişler ya Güneş: Halt etmişler Güneş: Tutuklayanım sen olacaksan polislik olmaya razıyım Çevikçi Bey çevrim içi (01.52) Görüldü (01.52)
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,189,102
  • WpVote
    Votes 172,044
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
Göğüs Kafesindeki Ceset by illostmyself
illostmyself
  • WpView
    Reads 4,106
  • WpVote
    Votes 486
  • WpPart
    Parts 19
Me and my heart, we'll get through. O bana anlattı. Ondan gidenin kim olduğunu anlattı. Onu en çok yaralayanın kim olduğunu, kabuslarının sebebini dile getirdi. Bana söyledi. Bana annesinden bahsetti. Bende ona küçük bir çocuktan bahsettim. Göğsü hayal kırıklığıyla dolup taşan, hevesi kursağında kalan ve mutsuzluğun tek sebebi saçlarına değmeyen o baba eli olan çocuktan. İçimde bir yerlerde hâlâ duran o çocuktan. O çocuğu hatırladıkça hiç var olmamış olmasını istiyordum. Ama hayır, o çocuk büyümüştü. Hâlâ kırgındı, hâlâ kızgındı ama bu sefer göğüs kafesinde büyük bir fidan vardı. Sevginin tohumu dallanıp budaklanmıştı orada. O sevginin altında kalmıştı. Düştüğü yerden kalkmaya çalışırken ona bir el uzatılmıştı. Onu hem yaralayan hemde açtığı o yarayı diken o adam. O çocuk büyümüştü ve göğsünün sol yanındaki kalbi - küçükken masum olan - zehre bulanmıştı. Ve soluğunu her kestiğinde göğüs kafesindeki o fidanı zehirleyip öldürmek istiyordu. Çünkü biliyordu; öldüremezse kendisi ölecekti. Ona olan sevgimi öldüremezsem kalbimi yitirecektim. Ben ölecektim. Ama öldürmeyecektim, öldüremezdim. Göğüs kafesimdeki o fidan ve hastalıklı kalbimin yanı sıra bir umut daha yeşeriyordu göğsümde. Hayatta kalabilirim. Bir kurtuluş yolu var ve eğer o yol bulunursa ölmeyebilirim. Hayatta kalabilirim ama yaşayabilir miyim, emin değilim. Ben sevmeyi öğretirdim öğretmesine, o bana nasıl yaşanıldığını öğretebilir miydi?
TUTSAK   by Estellaes
Estellaes
  • WpView
    Reads 1,265,951
  • WpVote
    Votes 36,763
  • WpPart
    Parts 56
"Benden seni özgür bırakıp gitmeni isteyeceksin ama bu mümkün değil" "Neden? Polise ihbar etmeyeceğim benden ne istiyorsun!" "Seni bırakamam bu zamana kadar işlerimde bir pürüz çıktığında hemen hallederdim. Ama ben kararımı sana bir şans vermekte kıldım." "Bana şans verip vermemeniz umurumda bile değil burdan hemen gitmek istiyorum neden zorluy.." "Kapa çeneni! beni anlamıyor musun sen! sana şans verdiğimi söyledim. Vermeseydim şuan yaşıyor olmazdın!" 'Bu adam ne diyordu böyle ne şansı ne istiyordu benden' "Benden ne istiyorsun ki şans verdin!" Oturduğu koltuktan kalkıp karşıma geçerken masasına yaslanıp, kollarını göğsünde bağladı. "Şu andan itibaren özgürlüğünü elinden almış bulunmaktayım. 'Ne diyordu bu herif' Yaslandığı yerden kalkıp aramızda az bir mesafe bıraktı öyle ki nefeslerimiz birbirine karışacak kadar. "Ölene kadar benim emrim altında senin için bir hapishane görevini üstlenen evimde Ben Ali Altınsoy'un yanında Benim bir tutsağım olarak yaşayacaksın!" Cover by: ig:@wattpadkapaktasarim💅
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,356,380
  • WpVote
    Votes 176,481
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 376,048
  • WpVote
    Votes 21,267
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,286,546
  • WpVote
    Votes 1,605,499
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
VURGUN by burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    Reads 1,950,898
  • WpVote
    Votes 118,051
  • WpPart
    Parts 43
VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!.. Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı. ''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydım, bunca kan durmazdı,'' dedi, sesi çığ düşüren dağların aşınmaz karlarını taşıyordu. Dağlar onun yuvasıydı, sinesine sakladığı yalnızlık ise bendim. Ondan ağabeyini alan acımasızlar benden de zihnimde taşıdığım hatıraları almıştı. ''Seni bulduğum günden sağ kurtulurdum ama affet, Leylifer. Sadece enkaz altında kalırım sanırken, sana bakarken titreyen sol yanımdan vuruldum.'' Bir eşikten öbürüne atlarken anladım; kanatları siyah benekli, kırmızı zehirli kelebek, ben senin dağlanan yarana vurgundum. Eğer bir gün ümit etmekten vazgeçecek olursan hatırla; göğsünün içindeki ağrılar seni bulduğum uçurumun kalbinde sızlamaya başlar. 🌨
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 11,687,541
  • WpVote
    Votes 910,753
  • WpPart
    Parts 87
••Tamamlandı. Seri üç kitapla final yapmıştır ve basılmıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
RUH YANMASI (Tamamlandı) by yadesiat
yadesiat
  • WpView
    Reads 2,168,226
  • WpVote
    Votes 116,851
  • WpPart
    Parts 53
- RUH YANMASI - Başlangıç tarihi: 16/11/22 Kitap türü: Aksiyon "Çocukluk aşkım, gönlüme kurduğum bir salıncaktı..." Sonra büyüdük, ben 5 yaşındayken o 10 yaşındaydı. Ben 10 yaşındayken de o 15. O zamanlar anlamasam da, yanında bir kız gördüğümde deliye dönerdim. Kıskanıp saçma sapan hareketler yapardım. Ailemiz bunu hep "abisini kıskanıyor" şeklinde yorumladığı için, ben de bu şekilde zannediyordum. Ta ki benim 13. Yaş günümde, ve Mert 18 yaşındayken doğum günümü kutlamak için yanağıma bir öpücük kondurana kadar. O gün karnımda uçuşan kelebekleri hala çok net bir şekilde hatırlıyorum. O gün anlamıştım bunun adının aşk olduğunu. Sonrasında kız arkadaşları oldu. Ve ben hepsine şahit olup, uzaktan izlerken hiç bir şey yapamadım. Söyleyebilecek yaşa geldiğimde, aşkımın arkasında durabilecek yaşa geldiğimde ise artık Mert yoktu. ⚠️Tamamen benim hayal gücüme ait bir kurgudur. Çalınması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.