"Böyle anlarda konuşulmaz, bilmiyor musun?" Boynuna kollarımı dolayıp, alınlarımızı birbirine yasladım. "Bilmiyorum." diye fısıldadı. "O zaman seni susturana kadar öpeceğim."
--
"Tenimde izler bırakırken ne konuşulacağını hala bilmiyorum."
"Böyle zamanlarda ağzını kapalı tutmalıymışsın. Birisi bana böyle söylemişti."
"Kimmiş o birisi?" dedi alayla. "Tanımazsın."
~ 13.07.20
~ 07.08.21
Firgun ne demek bilir misin sevgilim? İbranice birisini gerçekten çok sevdiğiniz için duyulan sevinç ve o sevincin içinde bencillik bulundurmamak. İşte öyle sevdim ben seni. Tüm benliğimle... Kendimden vazgeçerek...
Aşka inancımın olmadığı zamanda buldum seni, gözlerin gözlerime değdiği anda tüm arzularım yalnız sen oldun.
Dikkat: Bazı bölümler Smut içermektedir.
17 Şubat 2021~22 Mart 2021
Özel bölümler ~16 Ağustos 2021
-bj sun olarak bilinen bright, ülkenin en iyi camboylarından biridir. Bu arada brightla aynı üniversitede olan bakir win, kendini bj sun'ın en sadık izleyicisi olarak görür. Peki bir gün bj sunla maskesiz karşılaşırsa ne olur?
(texting-düzyazı)
💌 the au owner is @winstrology.
18.03.2021
01.12.2021
"Soyun!"
"Ne?"
Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster."
Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı.
"Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum.
Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı.
"Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı.
İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum.
Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı.
"Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu.
Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk.
"Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz."
Burada neler olduğunu anlamıyorum.
Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim."
Burada gözlük takan sadece bendim.
"Chan komutan ve Taeyong komutanın yarranı yesin bunlar."
"Yeriz yeriz. Mark sen 10 tur daha koş."
Fic eski bir fic cringe sahneler için özür dileriz :(
"Hayır."
"Evet."
"Hayır."
"Evet."
"Anne, lütfen! Hayır!"
"Üzgünüm, Han Jisung. Ama karar verildi. Sen, çocuğum, Lee Minho ile evleniyorsun."
Kitabın orijinali @strayyxstayy'e ait, ben sadece çevirdim.