İnternetime bunlar için para veriyorum
47 stories
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 38,802,448
  • WpVote
    Votes 1,677,321
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,477,280
  • WpVote
    Votes 575,811
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Barın -Erkek Versiyon- by dilfiruzrac
dilfiruzrac
  • WpView
    Reads 175,111
  • WpVote
    Votes 11,153
  • WpPart
    Parts 40
*erkek versiyon kitabıdır *eşcinsel konulu ya da içerikli DEĞİLDİR! Bromance içerir, bxb DEĞİLDİR! *bromance iki erkeğin kardeşlik veya arkadaşlık bağı altında birbirine hislerini anlatıyor demektir. Romantik kardeşler, derin dostluk gibi. Bromance 'gerçek!' kavramıyla bulunmaktadır, lgbt ile alakası yoktur. bxb DEĞİLDİR! Bromance kavramı romantik erkek KARDEŞLER demektir!
GÜLÇEHRE  by Cnmsenhepbosmusun
Cnmsenhepbosmusun
  • WpView
    Reads 370,449
  • WpVote
    Votes 37,801
  • WpPart
    Parts 34
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi. Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi? "Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum. Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu. "Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."
KÜLDEN ADAM by iremtopan
iremtopan
  • WpView
    Reads 200,456
  • WpVote
    Votes 12,305
  • WpPart
    Parts 27
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,121,388
  • WpVote
    Votes 62,691
  • WpPart
    Parts 49
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
CİHAN MAVİSİ by Helena__s
Helena__s
  • WpView
    Reads 489,110
  • WpVote
    Votes 22,952
  • WpPart
    Parts 47
Türk Mafya Lideri Harun Cihan Aktan ile, Türkiye Cumhuriyeti Savcısı Firuze Aldinç... Bir aile meselesi ile yolları kesişen bu iki insanın hikayesi, CİHAN MAVİSİ. *Bu kitaptaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla hiçbir alakası yoktur.
Bir Köy Rivayeti by Nira07nira
Nira07nira
  • WpView
    Reads 78,225
  • WpVote
    Votes 3,332
  • WpPart
    Parts 51
Her 18 yaşına gelmiş ve evlenmek isteyen bir erkek Sevda tepesine bir tane mum koyar. 18 yaşına gelen kızlar evlenmek istediklerin de bir mum seçer. Mumu yaktıktan hemen sonra altında yazan isim ile kaderlerinin birbirleri için yazıldığına inanırlar ve mum oyunu nişan yerine sayılır. Ve en erken zaman da düğünleri yapılır. Geçmişten gelen bir gelenektir. Ve tek kural. Ve sevgili yapak yasaktır. Mum ile evlenmek zorunludur. Efsun annesinin isteği üzerine mum seçme oyununa gider ama düşmanının ismi orada olduğu için seçmeye cesareti olmaz. Ve bir gün verilen ceza ile mumu seçer.
HUDUT by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 888,296
  • WpVote
    Votes 32,868
  • WpPart
    Parts 54
"Bu bir Milat, Kıyamet." *** "Tatlı dile, güler yüze Doyulur mu, doyulur mu?" Sesli kahkahalar eşliğinde Neşet Babaya eşlik ediyordum, rakı bardağını kafama diktim ardından gözlerim karşı masaya kaydı. Dirseklerimi masaya yasladım, elimdeki rakı bardağını masaya indirdim usulca. Geldiğimden beri bakışları bakışlarımdan ayrılmayan adama gülümsedim nazlı nazlı. Daha sakin ve yumuşak ve sessiz çıkmaya başladı sesim, "Aşkınan bakışan göze Doyulur mu, doyulur mu?" Kollarını göğsünde bağlamış, bal gözlerin sahibi bana cürretkar bakışlarla bakmaya devam etti, bir ara dudağının köşesi kıvrılır gibi oldu yanımda oturan insanlar umurunda değildi o kendinden emindi. Geceyi onun kollarında bitireceğimden emindi. *** Hikaye tamamen kurgudur. Gerçek olay ve kişilerle alakası yoktur.
DİLHUN by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 10,061,746
  • WpVote
    Votes 396,316
  • WpPart
    Parts 56
"Ulan bari Polat de." dedi. Sesi yalvarır gibi çıkmış gözleri beklentiyle doluydu. "Mirza demiyorsan deme ama en azından Polat de." "Sen yengeye Elif diyor musun?" dedim alayla bir dizinin repliğine gönderme yaparak. "Sen Polat de. Gerekirse dünyadaki tüm kadınlara Elif diye seslenirim." dedi. Yayınlama tarihi: 01.05.2023