SibelTek258 adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
𝚂 𝙸 ��𝙶 𝙽 𝙴 𝚃 '𝑃𝑟𝑜𝑟𝑠𝑢𝑠' por bminazukkki
bminazukkki
  • WpView
    LECTURAS 69,317
  • WpVote
    Votos 3,557
  • WpPart
    Partes 11
|+18| Gövdesine çarparak dibini boyladığım ağaç oldukça büyüktü.Beni ağaca fırlatan şey ise benim iki,hatta üç-dört katım kadardı.Ve çarpmanın etkisiyle oluşan acı resmen gücümü emerek dönüşmeme sebep olmuştu. Savunmasızdım.Çırılçıplaktım. Omuriliğim kırılmışçasına bir acı hükum sürüyordu vücudumda ve ben bu acıyı, iki büklüm yattığım ağaç dibinde,ağzımdan çıkan iniltiler ve acıyı def etmek için şekilden şekile giren vücudumla oldukça belli ediyordum. Yine de iki elimi toprağa bastırıp kalkmaya çalıştım.Fakat sırtımdaki keskin acıyla inleyerek tekrar yeri boylamıştım.Koyu kahverengi tüylü, iri,koyu kahverengi tüylü ve lacivert gözlü kurt, hareketim ile kafasını hafifçe öne iterek dişlerini göstermişti. Sonra birşey oldu. Kahverengi tüylü beta kurt aniden irkilerek geriye doğru adımladı, yanındaki kurtlarla birlikte. Geriye doğru çekildiler ve sakince oturdular. Acıdan kıvranıyordum ama kendimi koruma iç güdüsüyle her hareketi takip ediyordum. Yaklaşık on kadar kurt geri çekilip oturdu ve ortalarından bir yol bıraktılar. Ağaçların arkasından benim zıttıma kömür karası tüylü ve burundan dumanlar yükselen,bir gözü kırmızı bir gözü sarı bir kurt asilce bana doğru ilerledi. Tanrım! Şaka mıydı bu? Başucumda durdu ve bir süre beni izleyerek kokladı. Alfa olduğunu haykıran gözleri ve duruşu ile beni kokladıktan sonra gözlerimin içine baktı. Sırıttığına yemin edebilirdim. Acıya bu kadar katlanabilip,bilincimin açık kalabilmesi bile mucizeydi. Ve benim duyduğum son şey Alfa'nın zihnime aktardığı sözcüklerdi. "Sürüye hoşgeldin, küçük Alfa'm." ~ |Signet:Mühür| !!Yaş farkı,cinsel içerik,şiddet,bdsm ve argo içermektedir!!
SOKAK NÖBETÇİLERİ por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 58,488,644
  • WpVote
    Votos 2,254,887
  • WpPart
    Partes 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."