nurbuse07 adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
EMANET GELİN  by seh-naz
seh-naz
  • WpView
    Reads 1,342,203
  • WpVote
    Votes 18,675
  • WpPart
    Parts 43
İstanbul'un arsız Erkut'u, Mardin'in Barzan Ağa'sı... Yaşadığı iki hayatı da parmağında çevirebilen Zalim Hezeroğlu. Yaşadığı bu iki hayat, nihayetinde başına bela olmuştu. Belası da emanet bir gelindi. Güzel, uysal, günahkâr; Berçem Dağdelen. Kimsesiz Berçem, düğün günü kocasının ölümüyle kayınbiraderiyle evlendirilmiş ve böylece bir darbe daha almıştı. Nelerle karşılaşacağını bilmeyen Berçem Nasıl bir hayat yaşayacağından habersizce koparılmıştı doğduğu topraklardan. Hayat ona zehir olacaktı. Bir günah keçisiydi o. Emanet edildiği zalim adamın ellerinde, işkence altında bir ömür geçirecekti. Kocasının sevdiği kadınla aynı evde nefes alabilecek miydi? Hayatı darmaduman olan Barzan, bir yanda sevdiği kadın, diğer yanda emanet karısıyla vereceği savaştan galip çıkabilecek miydi? D&R ve tüm kitapçılarda.
Mardin'de Töre (Tamamlandı) by casperr_
casperr_
  • WpView
    Reads 738,269
  • WpVote
    Votes 24,177
  • WpPart
    Parts 87
~Standart bir töre hikayesi değildir.~ Nisan Yılmaz... Yaşarken ölmek ile ölmek arasındaki o farkı daha yedi yaşında öğrenen yalnız, kimsesiz olduğunu düşünen ve umursamaz işinde başarılı bir kadındı. İdoldü, etrafındakilere bir meşale gibi yol gösterirdi. Sevdiklerini bir anne gibi korur, kollardı. Kendisi yanardı ama etrafındakileri hayatta tutar, onlara umut ışığı olurdu. Kimseye meşalenin yandığını düşündürmezdi. Rüzgar hızla eserdi ama gücü onun ateşini söndürmeye yetmezdi... Onun ateşi acılarından ve geçmişinden gücünü alırdı. Hangi rüzgarın buna gücü yeterdi ki? *** "Bir adam bana aşık oldu. Onu kendi elllerimle öldürdüm ve sen bana aşık olduğunu söyledin. Söylesene, ya seni de öldürürsem?" "Ölürken göreceğim son insan olacaksan dünyanın en şanslı adamı olduğumu düşüneceğim." *** Hayat, herkese adil davranmıyordu. Bunu biliyordu zaten ama yine de belki bir gün inancının kalmadığı şansın garip bir şekilde yüzüne güleceğini de... Beklemiyordu aslında. Nisan Yılmaz olmak güçlü bir kalkana sahip olmak demekti. Ve hayır, o kalkanı soyadı ona vermemişti. O kalkan Nisan'ın ellerini yara bere içinde bırakarak oluşmuştu, onu güçlü tutmak için. Sevememek ve sevilememek onun hatası değildi. Nisan Yılmaz, hayatını kendi elleriyle yaratmıştı ve kendi elleriyle yönlendirmiştı, hatta hikayesinin sonunu da kendi elleriyle şekillendirecekti.
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,582,120
  • WpVote
    Votes 1,485,753
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''