EFSOO
2 stories
KARANLIĞIN ÇİÇEĞİ by Aazranr
Aazranr
  • WpView
    Reads 95,600
  • WpVote
    Votes 5,198
  • WpPart
    Parts 46
Koşuyorum, uçsuz bucaksız bir ormanda koşuyorum. Buraya nasıl geldim, burada ne yapıyorum hiçbir fikrim yok! Ama bir şeyden kaçıyorum. Birden hava karardı ve uğursuz bir gök gürültüsü yankılandı gökyüzünde. İliklerime kadar titrediğimi ve korktuğumu hissetsemde koşmaya devam ettim. Kuru dalların yüzümü çizdiğini hissettim ama içimdeki korku ve kaçma içgüdüsü ile önemsemedim ve koşmaya devam ettim. Çevresi ağaçlarla çevrili düz bir araziye çıktığımda bir kez daha gök gürledi. Bu sefer duruyorum. Ama duran ben değilim, sanki bedenim biri tarafından ele geçirilmiş gibi. Kafamı kaldırıp gökyüzüne baktığım sırada yanımdan hızlı bir şey geçti. Ama ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. O kadar hızlıydı ki! Yanımdan geçişini, tüylerimi diken diken edişini hissetmesem gerçek olduğuna inanmazdım! Hızla etrafımda dönerek çevreme baktım, ama bir şey göremedim. Pes etmeyip bir kere daha baktım, yine bir şey göremedim. Bu şey her neyse artık delirmek üzereydim! Son kez bir şeyler görme umudu ile bir tur daha döndüm etrafımda. Ama hiçbir şey yok! Sadece ay ışığının aydınlattığı, benimde bulunduğum açık alan. Gerisi zifiri bir karanlık ve ölüm sessizliği. Tam o anda arkamda bir nefes hissettiğimde korkum daha fazla arttı ve titremeye başladım. Birden bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başladı. Arkamdakinin varlığını iliklerime kadar hissediyordum ama ne arkama dönüp bakmaya cesaretim, ne de arkama dönüp, "Sen kimsin?", "Benden ne istiyorsun?" demeye cesaretim vardı. Olduğum yere çakılıp kalmıştım, ne bir adım atabiliyor ne de kaçıp koşabiliyordum. Hoş bu korku ve titreme ile bir adım bile atamazdım... Ama arkamdaki her kim ise deli gibi merak ediyordum ve daha bu şekilde ne kadar ayakta kalabilirdim bilmiyordum. Göreceğim şeyden korkarak arkama döndüm. Tanıtım bölümüne göz atınız🧚
PERESTİŞ by Aazranr
Aazranr
  • WpView
    Reads 12,731
  • WpVote
    Votes 738
  • WpPart
    Parts 34
Yanlışlıkla geldiğim bu yerde birkaç kapının yanından geçmiştimki sağ taraftaki kapıların birinden gür bir erkek sesi yankılandı. "Odaya kilitleyin ve bağlayın! Ama sakın dokunayım demeyin, onu kendi ellerimle öldüreceğim!" Kalbim, korku duygusuyla şiddetle çarparken öylece donup kaldım. Nereye düşmüştüm ben böyle? Şu an arkama bakmadan buradan kaçmam gerekiyordu. Yapmam gereken tek şey kesinlikle buydu! Yaklaşan adım seslerini duyunca irkilip kendime geldiğimde birkaç adım geri gitmiştim ki arkamda duran büyük vazoya çarptım ve gürültülü bir şekilde yere düşmesini sağladım. Ben korkuyla kal gelmiş gibi donup kalırken içeriden bir ses, "Kim var orada?" Dedi. "Çabuk kontrol edin. Biri bizi duyduysa eğer..." Sözün devamını dinlemeden arkama döndüm ve sağ tarafa uzanan koridora doğru koşmaya başladım. Kalbim ağzımda atarken peşimden gelip gelmediklerine bakmak için kafamı arkama çevirip tam köşeyi dönmüştüm ki birine çarptım. Çarpmanın şiddeti ile yere çakılmayı beklerken birinin belimden tutması ile bedenim geriye doğru yatarken beni tutan kişiye tutundum. Şaşkınlıktan dudaklarım aralanırken sert bir ifade ile bakan bir çift kahverengi göz ile karşılaştım. Bundan sonrası ise kaderin eline kalmıştı. Kader onların ağlarını birlikte örüyorken ikiside olacaklardan habersizdi...