DenizK06 adlı kullanıcının Okuma Listesi
8 stories
MAVİ UMUTLAR(İslami Yaşantılar Serisi/2) *TAMAMLANDI* by cikolataliBrowni
cikolataliBrowni
  • WpView
    Reads 770,946
  • WpVote
    Votes 46,968
  • WpPart
    Parts 37
Umutlar maviydi; gökyüzü gibi uçsuz, bucaksız... Ve gökyüzü, elimizi uzattığımızda dokunabileceğimiz bir yer değildi. ... Cemiyetin en güzel kızıydı Ada. İnsanlar, onu hem kıskanır, hem de ona imrenirdi. Zengindi, cemiyetin en yakışıklısıyla sevgiliydi. Her gün, istediği gibi eğleniyordu. Mutluydu. Seviliyordu. Hayat ona güzeldi. ...ve bir gün bütün bunlardan vazgeçti. Onun hikayesi de bundan sonra başladı. Önce Dicle diye seslenildi ona. Sonra o, kendince Rumeysa oldu ama arada Ada'nın da sesini duyuyordu. ... Bir beden kaç farklı ismi taşıyabilirdi? Geçmişin gizemleri, adım adım çözülürken, hangi isim ona kalacaktı? Hangi isim, hangi hayat ona aitti? ... İslami Yaşantılar Serisi'nin ikinci öyküsü olup, serinin diğer kitaplarıyla hiçbir bağlantısı yoktur.
ŞEHİR, ZEHİR VE HAMZA by ozcanmerve
ozcanmerve
  • WpView
    Reads 4,516
  • WpVote
    Votes 302
  • WpPart
    Parts 2
İlk cinayetimi Karakoza'nın sokaklarında işledim, diğer birçok fedai gibi. Ölümü, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı biz bu şehirde öğrendik. Sonra bu şehrin bizi dönüştürdüğü şeyi görünce kaçmak için fırsat kolladık. Fakat şimdi geri döndük. Eskiden, vurmamızı istedikleri hedeflere çevirirdik namluyu, ancak şimdi bize vur emri verenlere nişan alıyoruz. Ben Feza, bir şeyler biliyorum. Kazançlarımın kayıplarıma bağlandığı ve madalyonun her iki yüzüne de tanıklık yapan bir şehir... Zehri tadanı, en az tattıran kadar zehirleyen bir zehir... Ve bu şehrin güzüne karşı tebessümü sımsıcak bir palto gibi sarmalayan bir adam, Hamza... Benim tüm hikâyem bu. Ancak bu şehirde daha fazlası var.
ELMA ŞEKERİ(İslami Yaşantılar Serisi/1) by cikolataliBrowni
cikolataliBrowni
  • WpView
    Reads 1,280,756
  • WpVote
    Votes 19,926
  • WpPart
    Parts 6
WATTYS2015 "Bağımlılık Yapan Öyküler" ÖDÜLÜ! ... Hiç yıllarca sevdiniz mi? Sizi görmeyen, Varlığınızdan haberi yokmuş gibi davranan, Elinizi uzatabileceğiniz mesafedeyken kilometrelerce uzakta olan birini? Ben sevdim. Yıllarca gölgesini takip ettim. Bir önceki adımı hep ben oldum. Bir sonraki adım hiç geriye dönüp arkasına bakmadı. Ve tüm bunlara bir elma şekeri sebep oldu. Hiçbir şey nedensiz değil ama benim ki on yıldır devam ediyor. ... Dar bir sokaktan günümüze açılan bir kapı ve kapının ardında hayatın acı tatlı her gerçeği mevcut. Kapıda elinde Elma Şekeriyle sizi bekleyen biri var. Bir şeker alır mıydınız?
Gün Gecenin Ardında by ozcanmerve
ozcanmerve
  • WpView
    Reads 20,927
  • WpVote
    Votes 1,555
  • WpPart
    Parts 6
Masanın kenarına iliştirilmiş küçük, kırmızı gonca gül oracıkta bana bakıyordu. Biri görmeden uzanıp çabucak aldım, masayı toplayıp süratle tezgâha döndüm. Bir selam ve bir veda mahiyetindeki bu küçük armağanın sebebinden bihaberdim, bir kere sorma cesaretini bulduğumdaysa tebessüm etmekten başka cevabı olmamıştı. Karabasan'a ısrarcı olmak için yeterli cesarete sahip değildim tabii. Bu güllerin yolunu gözlemekten hem utanıyor hem öfkeleniyor hem de kendime mani olamıyordum... Bu dilemmadan bana kalan hicap omuzlarımda nasıl müşkül bir külfetti, bunu yalnızca ben bilirdim. O hain, gaddar Karabasan'a olan yakışıksız meylim bazı vakit kendimden dahi sakladığım bir sırdı. Gelişinin, selamının kalbime kondurduğu heyecan, kendime dahi itiraf edemediğim mahrem bir utançtan ibaretti. Fakat tüm bunlara karşın vardı, buna mâni olmak ne mümkün. Tezgâha dönmeden evvel bakışlarım Başkan'ın fotoğrafına ve hemen üzerindeki koca mavi Rosav bayrağına takıldı kaldı, göğsümde taşıdığım isyandan utanarak gülün tomurcuğunu avucuma hapsedip sakladım. Beni maksadımdan ufacık bir gül bile alıkoyabilecekse o halde hürriyeti düşlemek ne haddime? Servis tabağında kalan son kurabiyeyi parmaklarımın arasında çevirdim ve çevirdim, nihayetinde bir ısırık alıp göğsümdeki akideyi anımsadım. Enfes marmelatı, taze incir ve hoş baharatlarla hazırlamıştım. Her zamanki gibi Gecegüzü'nün en iyisiydi hatta neredeyse Rosav Çöreğinin sırlı, zehirli marmelatı kadar lezizdi fakat elbette ondan bir yanıyla noksandı. Yine de bundan bile iyisini yapacaktım çünkü hayalim, hayatımı karartmak ihtimal dahilinde olsa bile Gecegüzü'nün en iyi tabağıyla belki unutulmuş, yitirilmiş o mücadelenin ateşini yeniden yakmak hatta belki de şansım yaver giderse gecikmiş bir intikamı almaktı.
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 114,068,835
  • WpVote
    Votes 4,591,070
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
Çıkmaz Ayın Son Çarşambası (İslami Yaşantılar serisi/3) by cikolataliBrowni
cikolataliBrowni
  • WpView
    Reads 1,183,943
  • WpVote
    Votes 92,839
  • WpPart
    Parts 45
#1'in Spiritüel "Ya ben de sana hediye hazırlamıştım ve sana verecektim ama evde unutmuşum." Deli dolu Beyza, yerini mahcup bir çocuğa bıraktığında, Fatih, anlık olarak gülümsedi ama Beyza farkedemedi. O sırada terliğiyle, yerdeki taşla oynuyordu çünkü. Kafasında dönen tilkiler bile onu tek bırakmıştı. Şimdi ne yapacaktı? "Bana niye hediye verecektin?" "O kız hediye verdiğinde, erkek kabul etmişti kızı. Sen de beni kabul edersin diye düşünmüştüm. Onlar gibi birlikte olur, mutlu olurduk." "Evlenecek miyiz bir de onlar gibi?" Fatih de artık kendisini konuşmaya kaptırmıştı. Gerçi o anlamsız bulduğu için, kaptırmıştı. Dalga geçmek için uygun zamanı ayarlamaya çalışıyordu. "Evet, evleniriz. Olmaz mı?" Fatih, daha fazla bu küçük kızla vakit geçirmek istemiyordu. Dalga geçercesine "Hı hı, tabi." dedi sadece ve arkasını dönüp yürümeye başladı. Şaşkın şaşkın Fatih'in arkasından bir süre bakan Beyza'nın aklına, nihayet nereye gittiğini sormak gelmişti. "Nereye gidiyorsun?" Var gücüyle bağırdığında Fatih, yüzünü buruşturarak Beyza'ya döndü. Bu kıza tüm mahalle nasıl dayanıyordu? Bir iki saniye sessizce bakıştıktan sonra, nihayet Fatih'in aklına güzel bir cevap geldi. Yüzünü hafif yana çevirip, sinsice sırıttıktan sonra havalı olduğunu düşündüğü bir şekilde Beyza'ya döndü. "Nikah dairesinden gün almaya! Çıkmaz ayın son çarşambası senin için de uygun mu?" *** Delidolu Beyza'yla çakma cool Fatih'in hikayesi bu. On dört yıl önce başladı ve hala devam etmekte. Katılır mısınız bu bol kahkahalı romantik komediye? *** İslami Yaşantılar Serisinin 3. öyküsü olup, ilk kitap olan Ema Şekerindeki Fatih karakterinin öyküsüdür. İlk kitabı okuma zorunluluğu yoktur. Hikaye YouTube Cihan Bozacı kanalında sesli olarak mevcuttur.
TANYERİ by ozcanmerve
ozcanmerve
  • WpView
    Reads 187,492
  • WpVote
    Votes 11,261
  • WpPart
    Parts 17
"Sen bir tırtılsın" dedi bana. "...ben senin kelebeğe dönüşünü izliyorum." Ardından bir kez daha gülümsedi. Yemin ederim ki o gülümsemenin yerine bana bir tokat atmasını isterdim. Kelimelerin, acısına bulanıp gülümsemesinin altında sessiz sedasız ezilişini hissettim. Bilmediği bir şey vardı; ben, bilmediğimi sandığı o cümlenin devamını biliyordum, bunu onun satırlarında okumuştum. Sen bir tırtılsın, ben senin kelebeğe dönüşünü izliyorum... ve sonra kendi kanatların parçalayışını. Arsıl Alaz işte buydu, zihnimin dolunayı. Düşüncelerimi, her yanıma nüfuz eden karanlığın ıstırabından arındırıp ışığını avuçlarıma bırakan adam, o bunu hak etmiyor. Bense, kurak bir toprağa düşmüş küçük bir su damlasıyım. O toprağı yeşil vadilere dönüştüremem, dev bir nehrin çağlamasını sağlayamam. Düştüğüm toprak beni içine çekene kadar bir yanımı güneşin sıcağına feda edebilecek kadar güçlüyüm yalnızca. Yine de aldığım nefesin bile bir gün bana yabancı olacağını hatırlamak istemezdim. Helya ALAZ
Gözlerini Haramdan Sakın by ozcanmerve
ozcanmerve
  • WpView
    Reads 5,446,048
  • WpVote
    Votes 288,180
  • WpPart
    Parts 75
Çatık kaşlarının ona nasıl bir hava kattığından habersizdi. Sinirli? Korkunç? Belki de her ikisi fakat bu bile yüzünün güzelliğini gölgeleyemiyordu. Düşüncelerimi, dişlerini sıkarak söylediği kelimeler böldü, "Benden uzak dur." Sol omzumda topladığım saçlarımı serbest bırakırken, attığım şiddetli kahkahayı bastıramadım. Gururuma dokunmuş muydu? Biraz. Pes edecek miydim? Hayır. Ben bir kızdım, o ise erkek. Ve kesinlikle yanlış replikleri paylaşıyorduk. "Bunu, benim söylemem gerekmez miydi?"