2022_glsm adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,416,109
  • WpVote
    Votes 695,849
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SİYAH MÜREKKEP by idontwannasaye
idontwannasaye
  • WpView
    Reads 194,266
  • WpVote
    Votes 38,009
  • WpPart
    Parts 44
Bir kış günü başladı hikayeleri. Hava kasvetliydi. Bir not vardı ortada cama acı nefesinin buğusuyla kazınmış. Bir de gözyaşları onu süsleyen. Hem gülerken hem ağlamak. Koşarken yorulmakta vardı. Yolun sonu uçurumdu, evet. Karmen o uçuruma koştu. Uçurum gül bahçesiydi. Düşünce binlerce dikenin batacağını bile bile koştu. Adal kendini dipsiz bir kuyuya bıraktı. Binlerce ses "Gitme." diye yalvarırken bir tanesine uzattı elini. Dikenler acımasızca saplanıp kanatırken onları, gözyaşları dökülürken sonlarının iyi olmayacağını biliyordu, Karmen. Koştu, nefesi tükendi. Ağladı, gözyaşlarıyla meydan okudu "Erkekler ağlamaz." sözüne. Kalbi, hızını arttırdığın da duracak sandı. Ve işte bu onların hikayesi... "Bir kız var. Ölüm gibi..."