Favorii🌹
22 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,665,501
  • WpVote
    Votes 257,274
  • WpPart
    Parts 44
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
HARESE by Beleetth
Beleetth
  • WpView
    Reads 2,780,843
  • WpVote
    Votes 84,788
  • WpPart
    Parts 46
"Kırılan dilden de, kalpten de sadece enkaz sesleri gelir."
Steal or Kiss 1: HARİS (KİTAP OLDU) by sanemsozel
sanemsozel
  • WpView
    Reads 554,443
  • WpVote
    Votes 15,051
  • WpPart
    Parts 20
*Bu kitap Martı Yayınları aracılığıyla basılmıştır.* 🕷️ Kainat Kızılkaya, ruhu hasta bir babanın elleriyle büyüttüğü bir çocuktu. Ve şimdi, o babanın kendi elleriyle yarattığı en büyük düşmanı. Kainat'ın içinde yıllardır büyüyen güç hırsı, onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Bu yolun ilk durağı ise yeraltı dünyasının en tehlikeli örgütlerinden biridir. Örgüte girebilmek için tamamlaması gereken tek bir görev vardır: bir sevkiyat. Ve Kainat, her zaman olduğu gibi kestirme yolu seçer. Plan yapmaz. Manipüle eder. Yalan söylerken gözünü bile kırpmaz. Ama bu defa işler düşündüğü kadar kolay ilerlemeyecektir. Çünkü karşısına Yaman Haris Batıkan çıkar. Kainat, onun ilgisini, zaaflarını ve çevresini kendi lehine kullanarak işi bitirmeyi planlar. Fakat her manipülasyonun bir bedeli vardır. Ve bazen, kimin oyunu başlattığı değil, kimin daha iyi oynadığı belirleyici olur. "Sadece sen Haris'le tanışmaya fazla heveslendin, Kainat."
GİRYE by deusnaz
deusnaz
  • WpView
    Reads 353,122
  • WpVote
    Votes 22,208
  • WpPart
    Parts 21
Kalp kırıklığı. O kadar acı ve boğucudur ki ne olduğunu anlayamazsın. Ve bazen acılar izler bırakır. Bunlara Girye denir. Acılar ruhunda girye bırakır. Dışarıdan kimse görmez, çünkü bilmelerini istemezsin. Ve bazen, hissettiklerin ve gösterdiklerin farklıdır. Unutma Parla; insanlar acıya boğulmaz. İnsanlar acıya boğdurur...
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 260,327
  • WpVote
    Votes 15,446
  • WpPart
    Parts 58
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,406,129
  • WpVote
    Votes 1,099,199
  • WpPart
    Parts 50
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
DENİZE MAHKUM |BXB by kanasshii
kanasshii
  • WpView
    Reads 336,935
  • WpVote
    Votes 29,683
  • WpPart
    Parts 18
|Tamamlandı.| Ölüme mahkum edilmiş tehlikeli bir katille, onu korumak için görevlendirilen sat komandosunun hikayesi. eşcinsel bir kurgudur.
KÜFÜR YOK!  by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 6,000,355
  • WpVote
    Votes 428,616
  • WpPart
    Parts 43
*Tamamlandı* "Sence bizden bir cacık olur mu?" dediğimde önce bana öylece baktı, sonra kahkahalarla gülmeye başladı. Öyle ki boynumdaki kolunu çekip dizlerine dayadı ve katıla katıla gülmeye devam etti. "Lan ne gülüyorsun?" diye sinirle sordum. Teyzeler pencereye çıktı ve gözleri hemen bizi buldu. "Sussana lan, Allahın belası domuz!" dedim dişlerimin arasından. "Esra, kızım hayırdır?" dedi FBI teyze. Hayrı mı kaldı be FBI teyze? Aldık başımıza belayı işte. Ama seni kırmayayım. Hayırlı uğurlu olsun! "Yok Selma Teyze!" dedim gülümsemeye çalışarak. "Arkadaşı kızın biri taciz etti arka sokakta da, kriz geçiriyor şu an." Azman aniden gülmeyi kesti ve kaşları çatıldı. "Vay vah!" dedi diğer pencereden MİT teyze. "Su getireyim mi Akın evladım?" Azman'ın gözleri ona döndü. "Yok sağol Makbule Teyze. Alıştım artık..." dedi ve gözleriyle beni işaret etti. "Bu kızın tacizlerine." Rezillik yükleniyor...%94 Kapak Tasarımı: Gölgehayaller © Tüm Hakları Saklıdır.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,240,150
  • WpVote
    Votes 677,628
  • WpPart
    Parts 35
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 38,729,554
  • WpVote
    Votes 1,675,928
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!