bruhh
20 stories
CİĞERPARE| BXB by rakunq
rakunq
  • WpView
    Reads 195,887
  • WpVote
    Votes 10,446
  • WpPart
    Parts 28
Ailesi ile köye taşınan Ayaz. Ve Köyün reisi Korkut. "Harbi isminin hakkını veriyor. Korku filmi gibi adam."
DÜNYA TARİHİ  by buraklob
buraklob
  • WpView
    Reads 29,272
  • WpVote
    Votes 482
  • WpPart
    Parts 44
Siz değerli okuyucularıma bu kitap da eski zamanlar da ( Dünya, Osmanlı , Cumhuriyet ) yaşanmış ve pek çok kişi tarafından bilinmeyen olayları yazacağım okumanız benim için yeterli oy vb. şeyler istemem yeter ki bilinçli bir okuyucu kitlem olsun yeter düzenli olarak bilgi paylaşılacak...
Adolf Hitler'ın Hayatı by DimiAs
DimiAs
  • WpView
    Reads 57,980
  • WpVote
    Votes 312
  • WpPart
    Parts 26
Amok Koşucusu by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 10,674
  • WpVote
    Votes 644
  • WpPart
    Parts 8
Stefan Zweig'ın en ünlü öykülerinden biri olan Amok Koşucusu, kendi ölümüne doğru koşan bir doktorun yıkımını ele alır. Tutkulu yaşamların yazarı Zweig, bir başyapıt niteliğindeki öy­küsüyle aynı adı taşıyan bu kitapta, yok etme arzusundan yok olma arzusuna savrulan yaşamları; kendi trajik sonlarına doğru ilerleyen, sonunda kendi mutsuz dünyalarında yitip giden insanların öykülerini an­latıyor. Tutkularının peşinde sonsuz bir burgaca düşen, yıkımın sınırlarını aşıp yok oluşa sürüklenen insanın öykülerini. Çeviri: İlknur Özdemir, Can Yayınları, 20. Baskı, 2017
Beyaz Diş by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 39,679
  • WpVote
    Votes 1,241
  • WpPart
    Parts 20
Beyaz Diş vahşi bir hayvanın gözünden, hem doğal hayata hem de insanların acımasız dün yasına eleştirel bir bakış... Beyaz Diş Alaska'nın sert doğa koşullarında geçen, nefes kesici bir macera hikâyesi anlatıyor. Yarı köpek bir anne ile kurt bir babanın yavrusu olarak dünyaya gelen Beyaz Diş, doğduğu günden itibaren farklılığının gölgesinde bir hayat sürmeye başlar. Zekâsıyla ve görüntüsüyle hayranlık uyandıran bu muhteşem yaratık, hem insanların hem de hayvanların eziyetiyle karşılaşır ve her an bedel öder. Hayatta kalmak için içgüdülerinin rehberliğine sığınan Beyaz Diş, zamanla her türlü canlıya karşı güvenini kaybeder ve vahşi hayat ile evcilleşme arasında sıkışıp kalır. Jack London Beyaz Diş'te edebiyat tarihinin en gerçek hayvan karakterlerinden birini yaratırken, düşmanlık, ahlâk, güven, merhamet ve sevgi gibi kavramları tartışıyor. "Oysa vahşilik, Beyaz Diş'in görünüşüne ve hareketlerine sinmişti. O vahşi tabiatı simge liyordu; onun ete kemiğe bürünmüş haliydi." -Jack London-
Pandora'nın Kutusu - Osamu Dazai (Türkçe Çeviri) (Pandora no hako) by flopgoddess
flopgoddess
  • WpView
    Reads 2,180
  • WpVote
    Votes 182
  • WpPart
    Parts 16
''Kalbim ve ben, elimizden geleni denedik. Gerçekten denedik.'' Savaş sona ermiştir. Japonya yenilgiye uğramıştır. Ülkesi yeniden inşa edilirken, bu genç adamın ise hastalığıyla mücadele edip, kendi hayatını baştan kurması gerekmektedir. Buna, etrafının kendilerine özel takma adları olan, garip hasta ve şifacılarla donatıldığı özel bir şifahanede başlayacaktır. ----- Osamu Dazai'nin Pandora no Hako isimli kitabının, Shelley Marshall tarafından İngilizce'ye çevirilmiş versiyonunun, Türkçe'ye amatörce bir çevirisidir.
Hoşçakal - Osamu Dazai (Türkçe Çeviri) by flopgoddess
flopgoddess
  • WpView
    Reads 5,591
  • WpVote
    Votes 500
  • WpPart
    Parts 16
Savaş çoktan bitmiştir ve hayat normale dönüyordur. Bir adamın yıllardır biriktirdiği sevgililerine artık veda etmesi gerekmektedir. Ancak bunu yalnız yapamayacaktır, özel olmasına rağmen bir hayli de zorlu olan bir kadının yardımına ihtiyaç duymaktadır. ----- Osamu Dazai'nin Guddo Bai (Goodbye) isimli kitabının Türkçeye çevirisidir. Kitabın yayımlanmış Türkçe çevirisi bulunmamaktadır.
Dönüşüm by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 64,145
  • WpVote
    Votes 1,828
  • WpPart
    Parts 7
Gregor Samsa, bir sabah, huzursuz edici rüyalarından uyandığında, devasa bir böceğe dönüşmüş olarak kendini yatağında buldu. Bir zırh kadar sert sırtının üzerine uzanmış, öylece duruyordu. Kafasını biraz kaldırıp baktığında, kahverengi bir kubbeyi andıran, boğum boğum olmuş ve tıpkı sırtı gibi sertleşmiş karnını gördü. Üzerindeki battaniye ha düşmüş ha düşecek gibiydi. Devasa vücuduyla kıyaslandığında acınacak derecede ince olan çok sayıda bacak, gözlerinin önünde umutsuzca çırpınıyordu. Bakışlarını pencere yönüne çevirdi. Kasvetli hava(metal pencere pervazına çarpan yağmur damlalarının sesini duyabiliyordu) Gregor'u melankolik bir ruh hali içerisine sokmuştu. "Neden uyumaya devam edip tüm bu saçmalığa bir son vermiyorum," diye düşündü. Ama bu son derece mantıksız bir düşünceydi, zira o, hep sağ yanının üstünde uyurdu ve içerisinde bulunduğu durum göz önüne alınacak olursa, kendini döndürebilmesi pek mümkün gözükmüyordu. Sağa dönmeyi ne kadar denerse denesin kendini hep aynı sırtüstü pozisyonda buluyordu. Herhalde gözlerini kapayıp (böylece kımıl kımıl hareket eden bacaklarını görmek zorunda kalmayacaktı) yüz kere denemiş olmalıydı. Ve yan tarafında daha önce hiç hissetmediği hafif bir sızı hissettiğinde daha fazla denememeye karar verdi.
Üç Silahşörler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 9,039
  • WpVote
    Votes 309
  • WpPart
    Parts 48
On dokuzuncu yüzyılda bütün Avrupa'yı saran siyasal ve sosyal çalkantılar içinde yaşamasına rağmen, daha çok 16. ve 17. yüzyılın tarihsel olaylarını konu alan üç yüzden fazla roman yazdı. Döneminin sevilen ve çok okunan romantik yazarları arasında yer aldı. Üç Silahşor, Monte Kristo Kontu, Demir Maske ve Siyah Lale en tanınmış eserlerindendir. Üç Silahşor iki yüzyıl sonra bile hâlâ keyifle okunan sürükleyici bir aşk ve macera romanıdır. Çeviri: Volkan Yalçıntoklu
Notre Dame'ın Kamburu by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 20,111
  • WpVote
    Votes 777
  • WpPart
    Parts 53
"Quasimodo", Paskalya'dan sonraki ilk pazara verilen addır aslında. XX. yüzyıl Parisi'nde Notre-Dame Kilisesi'nin ön avlusundaki kerevete, kimsesiz bebekler bırakılırdı. Başrahip Frollo, böyle bir günde bulduğu sakat bebeği himayesine aldı ve ona Quasimodo adını verdi. Onu büyüttü ve zangoçluk işini verdi; ancak çanın sesi altın kalpli Quasimodo'nun giderek sağır olmasına yol açacaktı. Quasimodo, koruyucusu kabul ettiği Frollo'ya büyük bir sevgi ve bağlılık duyarak büyür. Oysa başrahip karanlık içdünyasına hapsolmuş, dizginleyemediği nefretinin pençesinde kıvranan biridir. Hayatı, çanlar ve Notre-Dame Kilisesi'nden ibaret olan Quasimodo, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya, ilk görüşte büyük bir aşkla vurulur. Ne var ki başrahibin gözü de Esmeralda'dadır. Esmeralda'nın dünyasındaysa Yüzbaşı Phœbus'ten başka hiç kimseye yer yoktur. Artık sevgi ile nefretin, iyilik ile kötülüğün kıyasıya mücadelesidir yaşanan. Victor Hugo, olayları ince ince ördüğü Notre-Dame'ın Kamburu adlı ünlü eserinde, insan hayatında kaderin yerini de sorgulamış, kaleme alındığından bu yana birçok sanat eserine, özellikle de filmlere esin kaynağı olan muhteşem bir roman çıkarmıştır ortaya. Notre-Dame'ın Kamburu aynı zamanda Paris kentinin romanıdır. Hugo, şehrin o dönemini adım adım, duvar duvar, tarih tarih, o olağanüstü zengin diliyle anlatmış, Paris'in, diğer karakterlerden rol çalmasına yol açmıştır. Yayınevi: Can Yayınları Yılı: 2012 Çeviren: İsmet Birkan