the reasons for my life✨🪷🐚🦭
17 stories
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 4,281,071
  • WpVote
    Votes 220,886
  • WpPart
    Parts 21
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
DUZAH by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 3,217,627
  • WpVote
    Votes 181,278
  • WpPart
    Parts 42
❝Hiçbir silah sana elinde patlamayacağının garantisini vermez.❞ ASLANLAR SERİSİ, KONRULUN KAFESİ ve DUZAH kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlarsanız başlayın illa ki spoi yiyeceksinizdir. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.
KONRULUN KAFESİ by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 535,723
  • WpVote
    Votes 36,407
  • WpPart
    Parts 20
❝Şeytana ikinci bir şans versen, seçer mi iyiliği yoksa yakmaya devam mı eder günahları ile beraber cehennemi?❞ ASLANLAR SERİSİ, KONRULUN KAFESİ ve DUZAH kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlarsanız başlayın illa ki spoi yiyeceksinizdir. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 237,428
  • WpVote
    Votes 18,395
  • WpPart
    Parts 19
Hipnozla, kanser hastalarının acısının beyindeki anlamını değiştirerek bir tür nöroplastisite geliştirmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak telkinle mahkûmlarda bilişsel ve duygusal empati arasındaki kopukluğu gidererek, onların başkalarının acısını gerçekten anlamlandırabilmelerini sağlamayı hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe "deli" raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Gotik ve okültist atmosferli bir psikolojik gerilim olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilemleri eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 4,086,814
  • WpVote
    Votes 199,753
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 3,369,568
  • WpVote
    Votes 143,145
  • WpPart
    Parts 23
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
Yakamoz | Yarı Texting by peranumbra
peranumbra
  • WpView
    Reads 2,177,580
  • WpVote
    Votes 111,558
  • WpPart
    Parts 56
Sare: Sıcak bir aralık gecesi Sare: Islatır yanmış tenini Sare: Yaklaşır o güzel bedeni Sare: Kendisi yakamoozz güzeliii Utku: Npluyo amyna kwyayım Utku: Hwm sıcak arqlık gwcesi mi qlur amk ••• •25.04.2023-17.01.2024🤍 📣Küfür ve Argo içerir!
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,167,302
  • WpVote
    Votes 596,551
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,155,555
  • WpVote
    Votes 717,666
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,878,462
  • WpVote
    Votes 2,085,185
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.