SudenazBa767 adlı kullanıcının Okuma Listesi
200 stories
Islak arzu by ARISSS10
ARISSS10
  • WpView
    Reads 982
  • WpVote
    Votes 29
  • WpPart
    Parts 1
şirkete biten o arzu
𝐈̇𝐧𝐭𝐢𝐤𝐚𝐦 𝐎𝐲𝐮𝐧𝐮  by akbabaozanfcz
akbabaozanfcz
  • WpView
    Reads 379
  • WpVote
    Votes 53
  • WpPart
    Parts 4
Nesillerdir süregelen bir nefretin, toprağı kanla suladığı bir coğrafyada; Furtuna ve Koçari aileleri birbirine ebedi bir kinle mühürlenmiştir. Ancak kaderin cilvesi, bu karanlık nehrin akışını değiştirecek bir kıvılcımı ateşler: Henüz 16 yaşındaki Şerif Furtuna, en büyük düşmanı Adil Koçari'nin ablası Müjgan'a gönlünü kaptırır. Bu, sadece bir aşk değil; ölüme yazılmış bir davetiyedir. Gizli kuytularda yeşeren bu sevda, dünyaya masum bir kız çocuğu bırakır. Fakat o gece, ayın bile yüzünü sakladığı o uğursuz saatlerde Müjgan, bir can verirken kendi canından olur. Şerif'e ise gerçeğin sadece kanlı bir yalanı ulaşır: Müjgan'ın bu yasak sevda yüzünden ailesi tarafından katledildiği söylenir. Şerif için artık gökyüzü hep karanlık, deniz hep hırçındır. Kalbindeki o saf çocuk ölmüş, yerine ruhunu intikamın isine bulamış bir adam gelmiştir. Yıllar sonra Şerif, düşmanını kalbinden sökmek için geri döner. Hedefi, Adil Koçari'nin dünyası olan, uğruna canını verebileceği Esme Er'dir. Şerif'in planı bir hançer gibi keskindir: Esme'yi Adil'den koparacak, onu kendisine mecbur edecek ve bu düğünle Koçari soyunun onurunu yerle bir edecektir. Şerif için Esme, sadece bir zafer takıdır; Adil'e ödettirilecek en ağır bedeldir. Gönül Yarası ve Büyük Yüzleşme ​Ancak Şerif'in intikamla örülü duvarları, Esme'nin bakışlarındaki o tanıdık hüzünle çatlamaya başlar. Planında olmayan, pusulasını şaşırtan o yasak duygu, intikam ateşini söndürmeye yeltenen bir fırtınaya dönüşür: Yeniden, ama bu kez daha yakıcı bir aşk. ​Şimdi Karadeniz'in hırçın dalgaları bir soruyu fısıldıyor: ​"Geçmişin hayaletleri mi galip gelecek, yoksa intikamın küllerinden doğan bu yeni yangın mı?" ​Şerif bir yanda hiç bilmediği, bir yerlerde nefes alan kızının özlemiyle, diğer yanda nefret etmesi gereken kadına duyduğu o sar
Üç Telli Turna by DeteDuh
DeteDuh
  • WpView
    Reads 959
  • WpVote
    Votes 105
  • WpPart
    Parts 9
Pakize ve Kadir'in mutluluğa adım attığı o görkemli düğün gecesi, silah seslerinin yankılandığı kanlı bir katliamla noktalanır. O dehşet anında Cihan, adeta bir mezbahayı andıran karanlık alanda, canından çok sevdiği Alya'yı bulabilmek için amansız bir mücadeleye girişir. Her köşeyi delicesine arayan, karısını bulamamanın verdiği çaresizlik ve perişanlık içinde çırpınan Cihan'ın o geceki feryatları, Albora ailesinin hayatındaki en ağır travma olarak belleğine kazınır. Bu büyük yıkım Albora ailesinin dinamiklerini temellerinden sarsarken, aradan geçen üç yıl içinde bölgedeki ağalık sistemi adeta bir taht oyununa dönüşür. Hayat, geride kalanları bambaşka şekillerde sınarken, aile bağları da bu fırtınadan nasibini alır. Cihan Deniz, yaşananların gölgesinden uzaklaşması için yatılı okula gitmek ister ve çocuğun korunması adına gönderilir. Cihan, geçmişin ağır yükünü ve Alya'nın bulunamayan izini ruhunun derinliklerine gömmek zorunda kalır. Kendine tamamen farklı bir hayat kuran Cihan, artık duygularını dünyaya kapatmış bir şekilde, ruhundaki yaraları müzik çalarak sarmaya çalışır. Ancak madalyonun diğer yüzü çok daha karanlıktır; Çünkü Alya'nın babası ölen kızının intikamını Alboralardan bir şekilde almıştır. Cihan'ın derin sessizliğinin ardından, kaderin cilvesiyle yolu hiç istemediği bir mekânda ve o kişiyle yeniden kesişir. Bu hikâye, gece ile gündüz kadar farklı iki dünyaya ait insanın, geçmişin kanlı gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalışlarını ve bu karanlık atmosferin içinden filizlenen imkânsız bir aşkı konu alır. #Cihal #UzakŞehir
𝐁𝐚𝐡𝐚𝐫  by akbabaozanfcz
akbabaozanfcz
  • WpView
    Reads 465
  • WpVote
    Votes 46
  • WpPart
    Parts 3
Aşkın ateşi mi daha yakıcıdır, yoksa geçmişin küllenmeyen koru mu? ​Mardin'in sert rüzgarları bu kez sadece tozu değil, geçmişin hayaletlerini de Albora Konağı'nın kapısına getiriyor. Cihan ve Alya, imkansızlıklardan süzülüp kendi cennetlerini kurmaya çalışırken; şehre düşen bir gölge tüm dengeleri altüst eder: Meryem. ​Cihan Albora için Meryem, sadece eski bir defterin kapanmamış sayfası değil; çocukluğunun, ilk gençliğinin ve henüz "Albora" yükünü omuzlamadığı o saf günlerin emanetidir. Meryem'in gelişiyle konaktaki taşlar yerinden oynarken, Alya kendisini daha önce hiç hissetmediği kadar yabancı bir savaşın ortasında bulur. ​Bir yanda uğruna dünyayı karşısına aldığı, ruhunun eşi Alya... Diğer yanda ise ateşin kendisi olan Cihan'ın, arafta kalan ilk aşkı Meryem... ​Cihan, soyadının ağırlığı ile kalbinin ritmi arasında sıkışırken sorulması en zor soruyla yüzleşir: İnsan yaralarını saranı mı sever, yoksa kendisine o yarayı ilk açanı mı? ​Meryem'in gelişi bir son mu olacak, yoksa Cihan ve Alya aşkının en büyük sınavı mı? Albora topraklarında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak; çünkü bu kez savaş düşmanla değil, bizzat kalple verilecek.
İmkansizliklarin gölgesinde doğan bir ask by arzubhdr
arzubhdr
  • WpView
    Reads 577
  • WpVote
    Votes 39
  • WpPart
    Parts 3
Sevgi imkansız olur mu? diye sordum kendime! Olmaz dedi kalbimin en derinlerinden bir ses fısıltı şeklinde... ya yapsaydım, ya söyleseydim, ya deneseydim... dememek için sana doğru derin bir aşkla aktı kalbim...
Cihal OneShot by ezihnipak
ezihnipak
  • WpView
    Reads 5,454
  • WpVote
    Votes 263
  • WpPart
    Parts 13
Her bölüm farklı hikayeler
𝐘𝐚𝐛𝐚𝐧𝐜ı 𝐆𝐞𝐥𝐢𝐧 by akbabaozanfcz
akbabaozanfcz
  • WpView
    Reads 2,710
  • WpVote
    Votes 170
  • WpPart
    Parts 13
Hayat, biz planlar yaparken başımıza gelenlerin toplamıdır derler. Kimimiz rüzgarın önünde bir yaprak gibi savrulur, kimimiz fırtınaya göğüs gerdiğimizi sanırız. Oysa kader, en büyük oyununu her zaman sessizce kurar. İnsan neyi bekler, neyi bulur? Huzur ararken kaosun kalbine, kaçmak isterken ait olduğu topraklara düşer bazen. ​Aşkın en saf halini ararken, ihanetin soğuk nefesiyle titrer ruhumuz. Ve bazen bir ölüm, aslında yeni bir hayatın doğum sancısıdır. Alya Smith, Kanada'nın steril ve düzenli dünyasında, başarılı bir kadın doğum doktoru olarak hayatını sürdürmektedir. Dışarıdan bakıldığında parıltılı görünen bu hayatın içi ise çürüktür. Evliliği, sadakatsizliğin ve yalanların gölgesinde kalmış; kalbi, başka bir adamın kollarında teselli arayacak kadar kırılmıştır. ​Ancak beklenmedik bir anda gelen ölüm haberi, tüm dengeleri altüst eder. Kocasının ani ve şüpheli vefatı, arkasında sadece bir yas değil, imkansız bir vasiyet bırakır: Mardin. Alya, hayatında hiç görmediği, haritada yerini bile bilmediği bu kadim şehre, kocasının son isteğini yerine getirmek için adım atar. Mardin'in dar sokaklarında, taş konakların heybetli kapılarının ardında bir isim yankılanır: Cihan Albora. Albora aşiretinin genç ve güçlü ağası. Omuzlarında sadece bir aşiretin sorumluluğunu değil, hayatın ona vurduğu darbelerin izlerini de taşır. Sert bakışlarının ardında, defalarca kırılmış ama hiç eğilmemiş bir ruh gizlidir. Ta ki o yabancı kadın, Alya, Mardin'in tozlu toprağına ayak basana kadar. Kanada'nın modern yüzünden gelen Alya ile Mezopotamya'nın kadim gelenekleriyle yoğrulmuş Cihan'ın yolları, karanlık bir sırrın ortasında kesişir. Alya, Mardin'den bir an önce kaçmak isterken; şehir, "Siyah Güneş"in gölgesi altında onu içine çeker. Bir yanda ihanetin sancısı, diğer yanda imkansız bir çekimin doğuşu... ​