Kuzey ve Güney Kore ufak bir sınır ihlali suçundan ötürü savaş hazırlıklarına başlarlar.
2026 yılında iki ülke arasında yaşanan gerilimi savaş olmadan çözmek isteyen diğer ülke başkanları özel bir karargahta toplanır.
Fakat bilmedikleri tek şey Sovyet Rusya'nın geri döndüğüdür. Bir roket. Üstünde tek bir cümle.
"Sovyetler iyi günler diler."
Tüm ülkelerde duyulan bu anons ve katliam. Ülkeler arası anlaşmazlığı gidermeye çalışan insanlarım ölümü...
Gerisi ise sadece kaos...
Yıkım...
Üçüncü Dünya Savaşı....
2035 yılına kadar eden savaş iki dünya
devinin ateşkes emriyle sonlandı. Fakat verilen zararın haddi hesabı yoktu.
Tam bu anda ise tüm dünyada siyasal bir çöküklük yaşandı ,tam on yıllık yeni bir savaş...
Yeni devletler ve yeni monarşiler.
Tüm sınırlar değişmiş, adına muhafız denilen insanlar kafalarına göre sokakta insan deşer olmuşlardı. Artık monarşi vardı, payitaht vardı, korku vardı...
Ya biri gelirse ve on yıllık savaşı tekrar başlatırsa?
Herşey daha mı kötü olur yoksa direniş dünyayı canlandırır mı?
Distopik ama bir o kadar romantik Gölge Dansı'na hoşgeldiniz.
"Claris biliyorsun. Ben sert biriyim. Bununla başa çıkabileceksin değil mi?"
Biliyordum. Onu ilk gördüğüm andan beri bu mavi bakışların beni yorgunluktan titreyene kadar bırakmayacağının farkındaydım. Peki ya tersi olsaydı? Bunu ben ister miydim?
"Biliyorum efendim."
Boğazını temizledi.
"Güzel."
Her zamanki gülümsemesini dudaklarına yerleştirdi ve masasının üzerindeki su şişesine uzandı.
"Şimdi bana yaklaş bebeğim. Dudakların su için yalvarıyormuş gibi görünüyor."
MPREG
Babasının isteği üzerine Mardin'e gelen doğum doktoru Berkay Yekta ve Mardin'in yarısına sahip Boran Ağa
Bu kitapta hoşunuza gitmeyen öğeler olabilir, beğenmediğiniz bir kısım olursa okumayı sonlandırabilirsiniz.
"Şuna bak sırf protein tozuyla beslenmiş o kadar kası
çalışarak kesin yapamaz." Bahsettiği adama bakmak için vücudumu hafifçe o
tarafa doğru çevirdim. Sağanak yağmura rağmen üzerinde sadece hırka vardı. Ve
hırkanın içinde bir tshirt olduğunu sanmıyorum. Yağmurdan kaçar gibi bir hali
yoktu aksine bu anın tadını çıkarıyor gibiydi. Yani şuanda dışarı olabilseydim
benim yapacağım gibi.
Yaş farkı içerir!
Yeme bozukluğu kitabın bazı yerlerinde geçiyor eğer ki tetiklenecekseniz lütfen okumayın!
Omzunda ağlamak istiyorum bana sarılmanı istiyorum
19 yaşında bir kız üvey ailesinden şiddet görmüştür 18 olunca arkadaşları ile Fransa'da yaşamaya başlamışlar bir süre sonra kıza bir telefon geliyor ve doğumda karıştırılmış olduğunu öğreniyor