440077Ss adlı kullanıcının Okuma Listesi
126 stories
MEVZU DERİN by anyalvia
anyalvia
  • WpView
    Reads 77,185
  • WpVote
    Votes 3,884
  • WpPart
    Parts 15
"Küçük çocukken masallara inanırsın, büyüyünce yalanlara. Ve maske bir kez yüzüne oturdu mu, ancak anımsarsın kim olduğunu başkalarının gözüne bakınca."
KIYI GÜNEŞİ  by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 517,247
  • WpVote
    Votes 2,331
  • WpPart
    Parts 2
Elisa, on sekizine girdiği gün açlıktan, savaştan ve sağanak gibi yağan bombalardan daha fena bir şey olduğunu öğrendi; Döneceğine söz verip dönmeyen bir adam. "Uyuduğum zaman açlığımı unutabiliyorum. O anlarda bombardımanın sesini bile duymuyorum. Sonra güneş doğarken, çıplak ayaklarımla sana koşuyorum ve Beyaz İnciyi kıyıya yanaştıracağın anı gözlüyorum. Buradayım, Vetnika Kıyısıyla birlikte utangaç kollarımı açmış seni bekliyorum." Beyaz İncinin yakışıklı kaptanı Antoni Denis Porowski'nin gemisi bir daha Vetnika Kıyısına yaklaşmadı. Oysa Elisa, titreyen bakışlarıyla Antoni'nin acı yeşil bakışlarından bunun sözünü almıştı. Elisa umutsuz bir gündoğumunda, iskelede oturmuş ayaklarını suda yüzdürürken, bir geminin yaklaşmakta olduğunu gördü. Heyecanla ayağa kalktı. Kalbi boğazında atıyordu ki arsız bir kurşun omzuna saplanıp kaldı. Bir kurşun bacaklarının arasından geçti, bir diğeri sol kulağının yanından. Anladı ki kurşunlar ve bombalar bu kez işgal için gelmişti kıyılarına. Olduğu yere yığılıp kalırken, gözlerini açtığında baş edeceği şey artık yalnızca açlık ve savaş değildi. Tüm ailesini yitirmenin acıyla esir edilen cılız bedenine, beklemekten yorgun düşmüş kalbi de eşlik etti. "Dönmeyişine kızmayacağım. Eğer bir gün dönersen, beni bulamayacak olmana kederleneceğim. Boynumdaki asker kolyene dokunup hayatta kalacağım ve bekleyeceğim Antoni. Kaderin, bizi bu hengamenin ortasında yeniden bir araya getirmesini bekleyeceğim."
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 15,110,109
  • WpVote
    Votes 969,169
  • WpPart
    Parts 125
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 4,380,936
  • WpVote
    Votes 169,001
  • WpPart
    Parts 12
Bölümler güncelleniyor. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
RASTLANTI by loveebooklovee
loveebooklovee
  • WpView
    Reads 148,901
  • WpVote
    Votes 7,318
  • WpPart
    Parts 27
"Rastlantı dünyanın en eski ilahi gücüdür, birine rastlamanız bazen bir ödüldür bazen de bir ceza." Jean Bayudrillard Beş yıl önce yaşadığı zorluklar nedeniyle ülkeyi terk eden İzem Karahan, bir gece ansızın gelen bir telefonla babasının rahatsızlandığını öğrenir ve apar topar ülkeye geri döner. Babasının yoğun isteği ve ısrarı üzeriyle onun yerine bir toplantıya katılır. Ancak bilmediği bir şey vardır; Masada oturan liderlerden birisi yüzüstü bırakıp gittiği kocasıdır. Vural Demir Sezer'dir. Hayatında daha önce hiç yaşamadığı kadar adrenalini, heyecanı, şoku, sevinci ve mutluluğu bir anda yaşayacak olan İzem Karahan peşine gölge olarak takılan geçmişten habersizdir. Annesinin bir kez bile elini tutmadığı İzem Karahan bu yolda kendine tutunacak bir dal arar. Ancak Vural ona tutunacak bir dal değil, ağaç olur. Annesi tarafından eli hiç tutulmamış, babası tarafından saçı hiç okşanmamış kız çocuklarına...
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,228,142
  • WpVote
    Votes 73,366
  • WpPart
    Parts 21
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
KANLI HARBİYE  by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 506,631
  • WpVote
    Votes 14,634
  • WpPart
    Parts 9
❝ Kanla açılan bir hikayenin sayfaları, daha çok kanla yazılmaya mahkumdur. Çünkü kan başladıysa, sonuna kadar akar. ❞ Bir gece belirsiz kişiler tarafından ülke devlet adamlarına yönelik yapılan vahşi katliam sonucu ülke geri dönülmez büyük bir uçuruma sürüklenip kendi içinde parçalara ayrılır. Ve bu bütün dengeleri altüst eder. Çünkü ülkenin her bir bölünmüş bölgesi farklı federallerin hakimiyeti altına girmeye başlamış ve artık böylelikle de başa geçen her federal kendi düzenini, kendi kurallarını, istekleri doğrultusunda şekillendirmeye başlamıştır. Kimi federal halkına özgürlüğü, eşitliği ve rahatlığı sunarken, kimisi acımasız diktatörlüğü ile halkını anarşi içinde kaybeder. Bölgelerinde yaşayan insanlar ise bu hiyerarşik sisteme ayak uydurmaktan başka çareleri yoktur. İşte herkese dayatılan bu korkunç düzene başkaldıran ve değiştirmeye çalışan Ülke Başkanın tanınan kızı Avukat Pera A. Dorokva ve bu yolda onu araştırıp, yanlarına sızmak için gizli görevlendirilen Matov askeri yüzbaşı Harpkan Davis. İkisininde hiç kolay hayatları olmayacaktı. "KANLI HARBİYE"
Beni Hatırla (+21) by GzngSvg
GzngSvg
  • WpView
    Reads 1,846
  • WpVote
    Votes 33
  • WpPart
    Parts 5
Bu kadar soğuk muydu görüş odaları? Bu kadar acı veriyor muydu? Demir kapı açıldığında bakışlarımı kapıya yöneldi, karşımdaki sandalye çekildiğinde gelen kişiye baktım. "Güzelim." Dedi Fatih. Yüzüne baktım. "Seni çok özledim." Nefesi yakındı, kokusunu hissediyordum ama dokunamıyordum, imkansıza sürüklemişti aşkımızı. "Az kaldı." Tebessüm etti. "Çok az kaldı, buradan çıkınca yarım kalan hikayemiz tamamlanacak. Sen ve ben." Yutkundum. Parmağımdaki yüzüğe baktım. sevgimizi, aşkımızı, hayallerimizi süsleyen o yüzüğe. "Neden konuşmuyorsun?" Diye sordu Fatih. Simsiyah gözlerine baktım, boynunda adım yazıyordu. "İlsu?" Göbek adımı kullanmıyordu, gerçek adım onun daha hoşuna gidiyordu. "Bir sorun mu var güzelim?" "Ben yapamıyorum." Dedim. Gözyaşım süzülmeye başladı. "Seni beklemek istemiyorum." Gözyaşımı silip omuzlarımı dikleştirdim. "Bir mahkumu kim bekler ki? Konuştum avukatlarla 6 yıl hapis yiyebilirmişsin, bekleyemem." "Lan ne diyorsun sen!" Diye bağırdı. Gözlerine baktım öfkesi o'nu ele geçirmişti. "Lan 6 aydır beraberiz, 1 haftadır buradayım ve sen beni bekleyemem diyorsun! Bu mantıklı değil! O kadar söz, o kadar yemin o kadar mutluluk vaadi yalan mı? Bana bak! Bak bana İlsu!" Yutkundum. Sırtımı geriye verdiğimde parmağımdaki Papatya yüzüğe baktım. "İlsu!" Dedi yine. Yüzüğü parmağımdan çıkardım. "Verdiğin sözlerden vaz mı geçiyorsun? Beni terk mi ediyorsun?" "Ben seni değil," Tebessüm ettim. "Bizi terk ediyorum."