Devam Eden
5 stories
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,012,489
  • WpVote
    Votes 442,891
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,056,351
  • WpVote
    Votes 73,531
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.
Hazan Vakti ■ ASKERİ KURGU by Kullenmishikayeler
Kullenmishikayeler
  • WpView
    Reads 3,287,678
  • WpVote
    Votes 128,656
  • WpPart
    Parts 110
Hazan, iç içe olduğu tüm sorunlarını büyük bir savaşla görmezden gelerek hayatını sıradan bir mahallede devam ettirmeye çalışan genç bir kızdır. Bu deli dolu, cesur ve komik genç kız beklenmedik bir şekilde, daha önce hiç göremediği karşı komşusu Yüzbaşı Serdar' a aşık olur. Hazan, o pervasız karanlıkta, adeta ışık hızıyla genç adama çarpılırken hayatlarının, asla tahmin edemediği bir huzurla değişeceğinden ise bir haberdir. Serdar, kendi hayatında karanlıklar içindeki ketum ve sinirli hallerini bir kenara ittirmeden dünyasını durduran Hazan' ı günlerce, haftalarca sessizce izler. Adam, gördükleri karşısında girdiği sinir krizlerinde içten içe genç kızı çözmeye çalışır fakat bu, umduğundan daha zordur. Onu sokak ortasında voleybol oynadıktan ya da gece mahallenin kafesinde sahne aldıktan sonra elinde bir tabak sarmayla kapısında görmek genç adamı bilinmez bir meraka ittirir. Hazan' in birbirinden farklı güzel, tatlı. sinirli, dediğim dedik, baştan çıkartıcı ve küfürbaz halleri Serdar'da daha evvel rastlamadığı çağrılara yol açarken ikili çok kısa sürede kendini büyük bir kargaşada bulur. Hazan' ın sır dolu, eğlenceli ve bir o kadar da duygu dolu hayatı Serdar' ın fevri ve korkutucu hallerindeki karanlıkla buğulanırken hayatları hiç beklenmedik bir anda, aynı yöne, sarmaş dolaş şekillenecektir... ? Serdar kollarını bedenime sardı, yüzümü göğsüne yaslarken de o kalın ve kaba sesiyle "Ben varım." Dedi. Sesiyle soluğu titrek, boyumu aşan kalbi gümbürder vaziyetteydi. "Artık ben varım biliyorsun değil mi?" Sinirliydi evet ama bana değildi bu öfke. Biliyorum, o bu sinirle dokuz köyü yakardı da benim saçımın teline zarar vermezdi. "Bırak dokunmayı, üzerine değen en ufak bir bakışı yeryüzünden silerim. Sen gül diye, herkesin so
Hüzün Kokulu Papatya by hayal_et82
hayal_et82
  • WpView
    Reads 3,025,844
  • WpVote
    Votes 137,679
  • WpPart
    Parts 65
Eliyle biraz sonra evleneceği kızın çenesini kavrayıp yerde olan gözlerini,gözlerine sabitledi.Tamamen duygudan yoksun buz gibi bakışlarını önce çehresinde dolandırdı,ardından konuşmaya başladı. "Biliyor musun beyazlar içindesin ama ben sende değil saflık,kokuşmuş benliğiyle simsiyah bir ruh görüyorum ve tek kelimeyle midemi bulandırıyorsun."Karşısında ki kızın gözünden akan yaşları görünce öfkesi dahada artmıştı.Kadınların ağlamasından nefret ediyordu özellikle böyle basit kadınların.Elini sert bir hareketle çenesinden çekip kollarına asıldı. "Sakın...Sakın o sahte göz yaşlarını akıtayım deme!!"Dedi ve tiksinircesine kıza bakıp devam etti. "Şimdi seninle aşağı inip o lanet imzaları atıyoruz.Sen aileni kurtarıyorsun,bende oğluma oldukça pahalı bir bakıcı tutuyorum.Şimdi yürü!!"
PUSULA by arvs98
arvs98
  • WpView
    Reads 6,614,533
  • WpVote
    Votes 276,455
  • WpPart
    Parts 73
Aşkın imkansızlığı kalplere dokunup, kimseyi bu kadar acıtmayacaktı. İntikamın soğukluğu damarlarınıza sokulup, sizi hiç böyle üşütmeyecekti. Ve olağanüstü yetenekler zaaflara kurban olurken, okurlar yerinde duramayacaktı. Mantığıyla aşk arasında kaldığında, ne yapardı? Sorunun cevabı kitap da.