Egesandal
- Reads 107
- Votes 16
- Parts 12
Ütopyalarda teknoloji her zaman gelişmiş olur. Bu yazarın neredeyse içgüdüsel olarak yaptığı bir şeydir çünkü şu anda teknolojinin ucu bucağı bilinmeyen bu ilerlemesini fark etmemek imkansızdır. Teknolojinin gelecekte gerileme ihtimali elbette ki vardır ancak kimse bu ihtimali düşünmez, düşündüyse bile bu mantıksız görünen fikir üzerine bir yapıt yazmaya kalkışmaz. Peki ya bu ihtimal daha olasıysa? Bir ütopyanın disütopyaya dönmesine neden olan şey insanların bilimsel çalışmalar dışında, günlük hayatlarındaki teknoloji kullanımını "birazcık" (tırnak içinde çünkü bu ölümcül meseleler daima pembe bir çerçevede anlatılır) abartmaları olabilir mi?
Bir diğer konu bireyleri her türlü tehlikeden sakınmak. İyi de tehlikenin yok olmayacağı bilindiğine göre, tehlikesiz bir ortamda tehlikeleri biz yaratma ihtiyacı duymaz mıyız? Hepimiz yaramaz birer çocuğuz, toplum da bir kreş mi? Belki de öyledir.
Hikayede mavi gezenimizdeki kültürü kızıl gezegene götürmemiş bir grup insanın ideal düzeni bulma çabasını, bu çabaları sırasında kendi fikirleriyle çatışmaları aracılığıyla farklı yönlerden ele alacağız.