eski zaman aşk bla bla
9 stories
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 881,946
  • WpVote
    Votes 63,921
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 5,411,669
  • WpVote
    Votes 436,626
  • WpPart
    Parts 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
KÖRDÜĞÜM: GÜLLER VE DİKENLERİ by rastlantidegil
rastlantidegil
  • WpView
    Reads 94,017
  • WpVote
    Votes 4,912
  • WpPart
    Parts 23
1970'lerden geliyoruz. * "Hava kararacak birazdan. Düş hadi önüme." Karaca şapşal şapşal yüzüne bakarken suratını da asamadı. İçi yanıyordu ama ona hep gülmeliydi sanki. Öyle de yaptı. Dudakları hafifçe kıvrıldığında Karaca da istemsizce gülümsedi. Takıldı Demir'in peşine. Yan yana yürümeye başladılar havuza kadar. "Islanmış buralar, tutun hele düşme." "Biri görür yanlış anlar Demir a-" Demir'in hızla ona dönen gözleriyle lafını yuttu. "Birlikte düşeriz o vakit." Karaca'nın gece kadar koyu gözlerine baktıkça yutulduğunu hissediyordu Demir. "Düşersem, yanı başına düşeyim Karaca. Sen düşer isen eğer, izin vermem canının yanmasına." Aslında Demir yüreğinden büyük bir itiraf gerçekleştirmişti. İkisi için de bir devrim anı olan şu zaman yüreklerini bir kırlangıca çevirmişti. Çırpınıp dururdu göğüs kafeslerinde. Demir Karaca'dan bir adım beklerken bedeni buz kesmişti. Karaca ise olayın şaşkınlığını daha atamamış, Demir'in ne derece ciddi olduğuna karar vermeden en büyük adımı atmaktan çekinmişti. Ben de seni tutarım, düşersek birlikte düşeriz, ömür boyu el ele oluruz diyememişti. Diyememişti ama Demir'in üzerindeki eski gömleğin eteğine tutundu. Avuçlarının arasında sıkıştırdı. Demir'in elini tutarmış gibi...
İSASE by minkboos
minkboos
  • WpView
    Reads 13,575
  • WpVote
    Votes 915
  • WpPart
    Parts 7
(Yetişkin içerik) 1800'lerin tehlikeli sokaklarında bir başına yaşayan, uyum sağlayabilmek adına benliğini değiştirmiş genç bir kızın; dönemin en meşhur çiftliklerinden birinde işe alınması kaderin ördüğü ağlara geri dönüşü olmayan bir darbe bırakmıştı. - Koluma sımsıkı sarılan elle olduğum yerde kaldım. İnce kolumu büyük eliyle tamamen sarmış, kaçmam için bana hiçbir fırsat bırakmamıştı. Ağzımdan tek bir söz çıksa hıçkırıklara boğulacakmış gibi hissettiğimden dudağımı ısırdım. Ensemdeki sert fakat içimi kavuracak kadar sıcak olan solukları, tam arkamda olduğunu gösteriyordu. Bana acımayacaktı. "Basit bir seyis olmadığını başından beri biliyordum." Fısıltısıyla başımı eğdim. Alnıma dökülen kısa saçlarım ve görüş alanıma giren kıyafetlerim hiç bu kadar rahatsız edici gelmemişti. Titreyen göz kapaklarım benden habersizce kapandı. Aklım bir kez daha kalbime, kalbim bir kez daha ona kandı. "Ne tesadüf, ben de sizin için aynı düşünceler içerisindeyim. Hiçbir vakit basit bir asker değildiniz."
HAMRA  by sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    Reads 4,210,816
  • WpVote
    Votes 25,150
  • WpPart
    Parts 6
1950 - 1960 yılları arasında geçen bir aşk hikayesi. Kızıl saçları ile göçmen bir hemşire, Hamra. Eski bir asker olan mert ve kaba bir adam Alparslan Kürşat. Bir av. Bir sevda. ❤️ "Avda yaraladığım ceylanı istiyorum. Her gecem de her gündüzüm de, yatağımda, yastığımda, mutfağımda, salonumda, her zerremde istiyorum." "Kürşat-" Eliyle dudağıma baskı yaparak susturdu beni. "Sıra benim hatun dinle." Başımı yavaşça salladım. Bakışlarını dudaklarıma düşürerek fısıldadı boğuk sesiyle. "Ben bilmiyorum bir kadınla ilişkiyi. Senden öncesi yok bende. Kimseye bakmadı bu gözlerim, kimseyi görmedi. Ta ki sana kadar. Sen aklımı başımdan alan kızıllarınla girdin hayatıma." Elini yanağıma koyarak okşadı. "Bu çillerin akıl bırakmadı bende. Minik bedeninle düşler kurdum. Kollarımın arasında olduğun, beni sevdiğin!" Sustu. Diğer elini de yanağıma koyarak yüzümü kavradı sert elleriyle. Alnını alnıma yasladı. "Seni istiyorum, evet artık biliyorum ne istediğimi. Benim ol istiyorum, sadece benim." Dilim tutulmuş bir şekilde dinliyordum dediklerini. "Kokunu soluyunca kalbim vuruyor, deliyor göğsümü. Sevmek nedir bilmem, sana öyle süslü laflar diyemem ama şunu bil hatunum!" "Sen benim sevdam olacaksın." ❤️ 27.12.20 Tüm hakları saklıdır! Yazım ve noktalama yanlışı olabilir. Düzenlenmemiştir.
Hasbelkader  by morbidezya
morbidezya
  • WpView
    Reads 1,635,463
  • WpVote
    Votes 65,521
  • WpPart
    Parts 31
"Arzumu bir kez daha yinelemeyeceğim Selma. Şimdi dışarı çık ve görevinin başına dön." Buzdan katı soğuk sesi iliklerime kadar üşütürken iç çekip ayağa kalktım. Adımı genelde sabrının sınırına geldiğim vakitler zikrederdi. Onu kararından döndüremeyeceğimi zaten biliyordum o halde geriye tek bir çözüm kalıyordu. "O vakit izniniz olursa ben de size eşlik edeceğim." Masasının üzerinde ki tütün kutusuyla ilgilenirken içimi ürperten kaba bir kahkaha attı. "Tüfeğim hedef şaşar, av olarak yüreğini parçalarsa olacaklardan mesul değilim bilesin." Bilmiyordu ki yüreğimi daha ilk bakışında avlamıştı. 05.02.2019 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
AYKIŞLI  by vianiec
vianiec
  • WpView
    Reads 2,563,729
  • WpVote
    Votes 124,648
  • WpPart
    Parts 32
1970'lerde köyde geçmektedir. Sıcak kolları ile sarıp sarmaladı onun yanında cılız ve küçük kalan bedenimi. Buz gibi günahlarım onunayken yerle yeksan oldu. Kimsesiz ruhuma yabancılaşmadan öksüz bedenime sahip çıktı , yalnız onun yanındayken ruhum başını bir evi sokabildi. Beni sokaklarda kaçtığım insanlarla mücadelem ile yalnız bırakmadı koca yüreği ve kudretiyle. Ama bunu yaparken kendine aşık etmeden de alı koymadı. İyilik mi yaptı kötülük mü anlayamadım. Göğüs kafesim bana dar gelmeye başladı. Oraya kocaman bir adam sığdırmak elbette kolay olmayacaktı. Kapak Tasarımı: @mithraae #tarihikurgu6
ALÇİN(+18) by saysaybitmez
saysaybitmez
  • WpView
    Reads 280,672
  • WpVote
    Votes 8,886
  • WpPart
    Parts 17
Alçin:Kızıl renkli çalıkuşu ( Yetişkin içerikli bir hikayedir. Cinsellik, argo barındırır. Lütfen bunu bilerek okumaya başlayınız.) Başlama tarihi : 06.11.2021 Eski zaman hikayelerindendir. Tüm hakları şahsıma aittir.
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,465,314
  • WpVote
    Votes 22,060
  • WpPart
    Parts 6
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.