ebr_tpl123 adlı kullanıcının Okuma Listesi
51 stories
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 2,656,595
  • WpVote
    Votes 119,414
  • WpPart
    Parts 22
Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır. ... Alakurt lakâbıyla bilinen Kurter Alacakan, ülkesinin en başarılı askerlerinden biridir. Bir gece vakti timiyle gittiği Kafes operasyonunda timdeki dostlarını acı bir şekilde kaybeder. Her şeyini kaybettiği o zifiri karanlık gecede, kan dolu toprağa bakıp, toprağı avuçlayarak korkunç bir intikam yemini eder. Ve her şeyi ardında bırakıp şehre geri döndüğünde, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. Özellikle de General'in kızıyla tanışıp, onunla aynı intikam yoluna başkoyduktan sonra... ALACAKAN.
Mavzer Çığlığı by mammamia132
mammamia132
  • WpView
    Reads 2,775,864
  • WpVote
    Votes 127,600
  • WpPart
    Parts 39
+18 cinsellik ve şiddet içerir! • Bir avcı ve av hikayesi değil.. Bir avcının, av olmak pahasına başka bir avcıyı avlamasının hikayesi. Gerçekten kötü bir adamın ellerine düşen bir kadın.. Gerçekten kötü bir adamın ellerine düşmek için her şeyi yapan bir kadın.. Takıntı mı aşk mı? Gözleri ilk kez bir uçurum kenarında buluştuğunda bunun adı aşk'tı. Fakat yıllar sonra bir ringin içinde buluştuğunda.. kadın bile bunun aşk olamayacak kadar fazla olduğunu hissetmişti. Turuncudan nefret eden bir kadının gökkuşağının ikinci katmanına hapsolma hikâyesi.. Turuncudan nefret eden bir kadını, gökkuşağının ikinci katmanına hapseden bir adamın hikayesi.. Sır. Oyun. Tutku. Kadın o katmana girebilmek için ölümü bile göze almıştı.. • Gerçek kişi ve kurumlarla alakâsı yoktur. Hâyâl ürünüdür!
Kızıltepe Mahallesi by hazalaba
hazalaba
  • WpView
    Reads 4,016,351
  • WpVote
    Votes 160,774
  • WpPart
    Parts 49
*Abimin arkadaşı konulu mahalle kitabı "Ah be küçük kız. Beni peşinden koşturmayı çok seviyorsun," dediğinde soluklanmak için durduğu kısa saniyede kaslı göğsü sertçe yükseldi. "Koşma o zaman!" Aramızdaki mesafeyi tek adımıyla kapattığında belimin arkasına avcunu yaslayıp esir aldı ve bedenimi kendine sertçe çekti. Göğsüm göğsüne çarptığında soluğum kesilerek başımı kaldırdım ve gözlerinin içine baktım. Bakışları alev almışçasına yanıyordu. "Dikkatimi hiç çekmemeliydin," diyerek sırtımı arkamdaki duvara yaslayarak gözlerimin önünü düşen saçımı çekerek kulağımın arkasına sokup yaklaştı. Dudaklarımızın arasında tek nefeslik yer vardı. "Bensiz bir hayatı unut. Seni almasına asla izin vermem!" AŞK ONLARI ÇOK HABERSİZ VURACAK
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,659,405
  • WpVote
    Votes 550,894
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
TANYELİ MAHALLESİ  by _ozgennur_
_ozgennur_
  • WpView
    Reads 134,713
  • WpVote
    Votes 6,741
  • WpPart
    Parts 26
Hava kararıyor, yağmur çiseliyordu. Esin, içindeki heyecanın, mutluluğun nişanlısının evine adımını atarak söneceğini hiç bilmiyordu. Ancak beklenen oldu. Esin o eve girdi, dünyası başına yıkıldı. Çok yağmurlar yağdı, çok havalar karardı ancak hiç kimse, hiçbir şey o acının üzerini kapatamadı. Biri hariç, Altay Mahir Karakaş. Gelişiyle tüm dengeler bozuldu, oyun sıfırdan kuruldu. ⛓️ Not: Yetişkin okurlar içindir.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,593,381
  • WpVote
    Votes 156,369
  • WpPart
    Parts 35
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Yalancı Yeminler by aleniaay
aleniaay
  • WpView
    Reads 50,328
  • WpVote
    Votes 3,573
  • WpPart
    Parts 13
Bir yanda geçmişin karanlık izleri, diğer yanda şimdiki zamanın soğuk ve hesaplı yüzü... Selis, geçmişini ardında bırakıp, acı dolu hatıralardan kaçarken, kendini gizemli bir ekip ve tehlikeli bir görevle sarılmış bulur. Yeni ekibiyle birlikte, bilmediği bir dünyaya adım atan Selis'in karşısına çıkan zorluklar, yalnızca fiziksel değil, ruhsal sınırlarını da test edecektir. Fakat, arkasındaki gölgelerden kaçarken, bir kez daha bir dönüm noktasına gelir: Geçmişindeki insanlar ve unutamadığı anılar, hayatını sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğun başlangıcına dönüşür. Timin içindeki her birey, geçmişin ve güvenin kırılgan sınırlarında şekillenen karmaşık duygularla Selis'in karanlık dünyasında yerlerini alır. Her biri farklı bir sır, her biri kendi yalnızlığına hapsolmuşken, Selis'e gerçek kimliğini ve içsel gücünü keşfetme fırsatını sunar. Zamanla her şey daha karmaşık hale gelir. Güven mi, ihanet mi? Sevgi mi, nefret mi? 🌒♟️
Mayıs Çiçeği (Mahalle kurgusu) /TAMAMLANDI \ by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 314,616
  • WpVote
    Votes 23,067
  • WpPart
    Parts 16
🏵️ "Poyraz!" dedi heyecanı sesine yanısırken. "Gelinliğim çok güzel! Uğursuzluk falan umrumda değil! Bunu görmen lazım! Neredesin? Daha eve gelmedin mi yoksa?" Heyecan dolu konuşmasıyla adeta yerinde duramamış, oturduğu yerden kalkıp yeniden pencere kenarına adımlamıştı. Bakışları yalnızca saatler sonra kendisinin de sayılacak o lambası sönük odanın penceresine kaymıştı. İçtenlik dolu bir tebessüm yayılmıştı dudaklarına. Bu odanın penceresine bakarak ne günler, ne geceler geçirmişti oysaki. Ama bu sondu. O pencereye bakarak geçireceği son gecesiydi. Artık o pencereden yanında sevdiği adamla gökyüzüne bakacaktı. Telefon hala kulağında dururken aradaki sessizlik uzamaktaydı. Kalbinde, kalbinin içinde minik bir korku kendini belli ederken kendini hatırlatmak ister gibi Poyraz diye mırıldanmıştı. Ve henüz aşkının ismi dudaklarından silinmemişken duyduğu sözler kalbini o minicik korkunun hakimiyetine bırakmıştı. "Özür dilerim Mayıs! Ben... Ben yapamam. Seninle evlenemem!" 🏵️ Başlama Tarihi: 26.10.2023 Kapak Tasarımı: @Esra_nurer 🌸
ZİNCİRLİ GELİN  by 00ayde00
00ayde00
  • WpView
    Reads 113,026
  • WpVote
    Votes 5,050
  • WpPart
    Parts 48
"Bazı fedakârlıklar kalbi değil, ruhu esir alır." Ağabeyinin hayatı bir kurşun kadar yakındır ölüme. Kurtuluş ise bir tek yoldadır: berdel. Rojbin, tanımadığı bir adamla, Aziz'le evlenmek zorundadır. Ne hayalleri sorulmuştur ne de rızası... Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu, kaderin ve törenin arasında sıkışmış iki insanın hayatta kalma savaşı. Rojbin, sevmeyi değil, susmayı öğrenir. Gözleriyle haykırır, diliyle susar. Ama bazı suskunluklar, en büyük isyandır... Ey töre! Kaç yüzyıl daha Kanla yazılacaksın? Kaç kadın daha Senin için susacak?
GÜLBEŞEKER by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 634,504
  • WpVote
    Votes 33,351
  • WpPart
    Parts 51
İnsanın en masum olduğu dönemi çocuk olduğu zamanlardır, öyle değil mi? Doğru. Fakat eksik. İnsanın en acımasız olduğu dönem de çocuk olduğu zamanlardır. Kimi çocuk sevgiyle arkadaş edinir, oyunlar kurardı. Kimisi ise tek bir korku salmasıyla etrafına toplardı kendi tebaasını. Ben ve benim gibi çocukların sevgi cumhuriyetine karşı, zorbaların korku imparatorluğuydu aslında durum kısaca. Diyelim ki bir zamanlar çocuktuk. Biz de, onlar da. Lisede de mi çocuktuk? Türlü türlü oyunlar kurarken de mi çocuktuk? İnsanların hayatlarında unutamayacağı anılar bırakırken, hafızalarından kazıyarak silmek istemelerine rağmen bunu başaramıyor oluşlarının sorumlusu olurken de mi çocuktuk? Tuvalete kilitlerken, okulun önünde alay konusu ederken, yapmadıkları şeylerle suçlarken ve hatta manipüle ederek kendilerinden bile şüphe etmelerini sağlarken de mi çocuktuk? Değildik. Ne biz ne de onlar. Bunu inkar edecek insanın vicdanı sorgulanmazdı zaten.