En iyiler
42 historias
TEN BATAN DİKENLER  por scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    LECTURAS 6,828
  • WpVote
    Votos 265
  • WpPart
    Partes 1
Leyla Tunalı, özel bir opera ve bale salonunun baş sopranosuydu ve bir gece, kariyerinin zirvesini gördü. İki yıldır sürdürdüğü, ciddi olduğunu düşündüğü ilişkisi aynı gecede kuruyan bir gülün yaprakları gibi ihanetle darmadağın oldu. Leyla tanık oldu. Hem kendine, hem de ülkeye yapılan ihanete şahit oldu. Kendini birden, öyle karmakarışık bir operasyonun içinde buldu ki artık kariyeri tehlikedeydi, işyeri tehlikedeydi. Hayatı tehlikedeydi ve yaptığı işbirliği karşılığında onu koruyabilecek tek kişi, kendi karanlığından çıkıp geldi. Yavuz Selim Aladağ. Askeri üniformasının üzerine taktığı maskeyle onun yanında, evinde, odasında, bazen yatağında dururken, Leyla'nın gece karası saçlarının hep özgür tuttuğu bileklerine dolanacağını tahmin etmemişti. Yavuz'un inandığı bir şey vardı; tarih hep kötü bitenleri yazardı, iyi biten aşk da yoktu zaten. Yine de o sahip olduğu ve olacağı her şey için sonuna dek savaşmayı öğrenmiş bir askerdi. Leyla'nın hem teni hem ruhu dikenliydi, Yavuz'un elleri ise yara bereye aldırmazdı. Yara alan hep ten olmazdı, bilirdi. Şayet Leyla dikense, Yavuz dikene batan tendi. Leyla ise ten batan diken. "Ben bu gülü bile isteye kopardım, dikeni battı diye şikayet etmeyeceğim," dedi Yavuz, yüzündeki kar maskesini çekip çıkarırken. Elleri kan içindeydi. "Senin bir gülden çok diken olduğunu fark edeli de çok oldu. Sana yaklaşmayı ben istedim." Çenemi kavradı, kanın ıslaklığını tenimde hissettim ve Yavuz kapkara gözleriyle gözlerime baktı. Beni öpmeden hemen önce son cümlesini söyledi. "Ben bir dikene batan ten oldum, sen de tenin göğsüne saplı diken." YAVUZ SELİM ALADAĞ & LEYLA TUNALI
17 EYLÜL por esmatonguc
esmatonguc
  • WpView
    LECTURAS 658,074
  • WpVote
    Votos 42,149
  • WpPart
    Partes 56
Hukuk - Polisiye
SOĞUK TUTKU +18 por LorianaLM
LorianaLM
  • WpView
    LECTURAS 9,525,155
  • WpVote
    Votos 74,583
  • WpPart
    Partes 8
"Soyun." Gözleri kin dolu bakıyordu. Kin ve Nefret dolu. Duyduğum kelime beynime bir mızrak gibi saplandığında ceketimin cebinden çıkardığım bıçağı hızla ona doğrulttum. Her ne kadar bunu yapmaya cesaretim olmasa da; onun gözünü, korkmayacağını bildiğim hâlde ekmek kırıntısı kadar olamayan bir umutla korkutmaya çalışıyordum. Ne yazık ki bu bir aptallıktan ibaretti. Canım sadece daha fazla yanacaktı. Sağ elimi havada olumsuz anlamda savurarak, "Asla," diye bağırdım. "Git buradan!" Göz yaşlarım tek tek çeneme doğru süzülürken, bulanıklaşan görüntüleri netleştiremiyordum. Dudaklarının arasında ki sigara dumanını soluyarak alay dolu gülümsedi. Her kalp atışı, ruhumu titretiyordu. Omzunu yasladığı duvardan ayrılarak neredeyse bitmiş olan sigarasını yere attı ve rugan ayakkabısının ucuyla ezerek umursuz bir şekilde elimde ki bıçağa baktı. Gözlerini yeni bir alay bürüdüğünde, "Bu bıçakla mı tehdit ediyorsun beni?" diyerek, daha başlamadan sonlanan mağlubiyetime gülümsedi. Ardından kömür karası bakışları yeniden gözlerime uğradığında, keskin yüz hatları daha da derinleşerek öfkeli bir hâle büründü. Nabzı, nabzıma işliyordu. Gözlerinde ki alay silinerek okunamaz bir hale geldiğinde kaşları büyük bir soğukkanlılıkla çatıldı. "Hiçbir şey ama hiçbir şey; bana ait olduğun gerçeğini değiştiremez, Şura Yosun." ••• ▪ UYARI: LÜTFEN, ÇOK FAZLA GİZEM, FAZLA ACI, FAZLA GÖZ YAŞI, FAZLA ENTRİKA VE FAZLA DRAM İÇEREN KİTAPLARA TAHAMMÜL EDEMİYORSANIZ BAŞLAMAYIN, ÇÜNKÜ AŞIRI GİZEM, ŞİDDET VE PSİKOLOJİK GERİLİM İÇERİR! Okurken hissettiğiniz tüm duyguları sizinle birlikte hissediyor olacağım, bu bir bağımlılık. Peki ya, sen Bağlanmaya hazır mısın? ▪
AZAZİLİN İNİ por ebyide
ebyide
  • WpView
    LECTURAS 1,229,600
  • WpVote
    Votos 73,423
  • WpPart
    Partes 21
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
LORDSTON (+18)  por nisadoganayy
nisadoganayy
  • WpView
    LECTURAS 311,953
  • WpVote
    Votos 18,240
  • WpPart
    Partes 28
"Bu üniversitede devam kalmak istiyor musun?" Fısıltı gibi çıkan cümleleri bir bıçak gibi kulağımı kesip geçti, kanadığımı hissettim ama bir o kadar da kanamadığımı algıladım. "Evet." Yutkunmamın eşliğinde gözlerime kara bir bulut indi, ondan korksam da bir o kadar da nefret ediyordum ondan. Bu okulun sistemi, bu kızların durumu, kardeşimin geleceğini pes etmesinin sebebi sadece bu adamdı. Korksam bile asla bir adım geriye gitmezdim. Elini omuzumdaki saçlarıma getirdi, işaret ve orta parmağının arasına bir tutam alarak burnuna götürüp kokladı. Damarlarımdan akan kanın sinirden nasıl yandığını hissettim ama sesimi çıkarmadım. Parmaklarının arasındaki saçlarımı bırakmadan burnuyla boğazıma çıktı ve sırtımın adeta duvara yapışmasını sağladı. Ondan nefret ediyordum, buradaki işim bittiğinde onu öldüreceğimden emindim. "Çok mu istiyorsun?" "Çok istiyorum." "Her şeyi yapacak kadar mı?" "Her şeyi yapacak kadar." Gri gözlerindeki parlama karnıma bir sancı ekledi sanki ama dudaklarının arasından çıkan cümle bütün bedenime bir sancı ekledi. Bir bıçak karnıma girip çıktı ve ben şu anda kanamadan ölüyordum. "O halde benimle bir anlaşma yapacaksın. İstediğim zaman yanıma gelecek ve benim istediğim gibi altıma gireceksin. Derste ol veya olma, istediğim her dakika dizlerinin üzerine düşeceksin ve beni tatmin edeceksin. Tabi bu süreçte doğum kontrol hapını almayı da ihmal etmeyeceksin. Söyle bana Larissa West, koşullarımı kabul ediyor musun yoksa ikiz kardeşin gibi bu üniversiteden bir korkak olarak çekip gidiyor musun? Karar senin, küçük fare."
Gözyaşı Kadehleri por dusklavande
dusklavande
  • WpView
    LECTURAS 1,526,595
  • WpVote
    Votos 99,838
  • WpPart
    Partes 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
SARKAÇ(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 19,025,363
  • WpVote
    Votos 706,707
  • WpPart
    Partes 37
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
PAYASLI por delusionslayer
delusionslayer
  • WpView
    LECTURAS 89,096
  • WpVote
    Votos 6,556
  • WpPart
    Partes 13
Aldın bir güzelin âhını... Seni eli kanlı zalim bilen gelinin neden tüm dünyayı karşısına aldı? Ne uğruna? Neyin uğruna? Karşısına geçip sorsana! Acım dinmiyor, zihnim susmuyor... "Kimin uğruna, Ahra!" demeye dilim neden varmıyor?
EMPUSA MÜHÜR | VUSLAT -18 por roselzem
roselzem
  • WpView
    LECTURAS 462,453
  • WpVote
    Votos 18,279
  • WpPart
    Partes 61
Sessizliği dinliyordum. Seneler evvel sırdaşımken şimdi en azılı düşmanımdı. Belki huzur kollarında gizliydi fakat benim için değildi, delirdiğimi göremiyor muydu? Ben karanlığın soğuk kollarına aşık olan o kadındım. Sessizlik beni çıldırtırdı. Ben kan ve izdivaça tutsak olan o çaresiz kadındım. Sessizlik beni paklayabilir miydi? İplerini ellerimde tuttuğum bir geçmiş vardı fakat geçmemişti. Acı oradaydı, gözlerimle gördüğüm, sesini kulaklarımla işittiğim o adamdaydı. Uzandım. Dokunamayacağımı bildiğim hâlde parmaklarımı yüzüne uzattım ve "Karan," diye mırıldandım tenine bir milim kala. Dudaklarım dahi bedenimin her bir zerresi titrerken, "Beni hatırlıyor musun?" diye sordum fısıltıyla. Nefesimden nükseden acı, yüzünü yalayan hafif bir esintiydi onun için. Bakışlarımda gördüğü o karanlık, aslında onun ruhuydu fakat bilmiyordu. Bilemezdi, zira hayat en büyük kozunu bizim üzerimize oynamıştı. Yaklaştı. Her anını gözümü kırpmadan izlerken çenesini avucuma yaslayarak, "Kimsin sen?" diye sordu. Titreyen parmaklarımı yüzüne sardım, tenine sarıldım ve içim içimden çıkarken, bir damla gözyaşıyla kutladım bu acımasızlığını. Tanrı, onu özenle boyamıştı. Biliyordum, onda en değerli renkler saklıydı. Kimsenin adını dahi bilmediği, çıplak gözle göremediği tüm o renkler onda gizliydi. Göz kapaklarım titreyerek kapandı ve kirpiklerim birbirine karıştı. Zemherilerimi yeniden aralarken burnumdan sus çizgime uzanan bir sıcaklık hissettim fakat silmedim. Zira hissettiğim bu acı fiziksel anlamda beni bitirmeyecek olsaydı, ruhum diz kapaklarının üzerinde çürürdü. Başımın döndüğünü hissederken göğsüne yığıldım ve alnım sinesine hapsolmuşken, "Yalvarırım," diye mırıldandım acı içerisinde kahrolurken, "Al içimdeki bu acıyı benden, kurtar beni senden."
BÜLBÜL KAPANI por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 22,272,585
  • WpVote
    Votos 1,354,294
  • WpPart
    Partes 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr