w
5 stories
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 64,330,792
  • WpVote
    Votes 3,190,284
  • WpPart
    Parts 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
Osmanlı Güneşi by mihrininbahcesi
mihrininbahcesi
  • WpView
    Reads 1,487,933
  • WpVote
    Votes 109,577
  • WpPart
    Parts 47
Gelecekten, geçmişe engebeli bir serüven! 27 yaşında olan Feride gittiği Topkapı Sarayında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Gözünü açtığında ise kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur. 21. yüzyıldan bir anda 15. yüzyıla yolcular yapan Feride Gencazer güçlü kişiliğiyle bu yaman savaştan kurtulabilicek mi? Henüz Osmanlı topraklarına nasıl geldiğini çözemeyen deli kızımız bir de kendi gibi deli mi deli bir adamla tanışacak. Haliyle, tavrıyla, asabiyetiyle tam bir Delibaşı olan Tuğtekin bey kendi deyimleri ile yeni dünyadan gelen bu kızla bir hayli zor günler geçirecek. Peki siz bu büyülü serüvene ne kadar hazırsınız?
TRİA by su_barann
su_barann
  • WpView
    Reads 15,288
  • WpVote
    Votes 996
  • WpPart
    Parts 25
Gökçe, ailesini paramparça eden kazanın ardından yalnızca bir şey öğrendi: Bu dünyada hayatta kalmak için insan olmayı bırakman gerekir. Kendi adını, geçmişini ve hayatını geride bıraktı. Tria'nın karanlığında doğan yeni kimliğiyle artık o, Dolunay. Kaybolan kardeşini bulmak için her şeyini feda etmeye hazır. Ama Tria, kaybolanları geri vermez. Sadece daha derinlere çeker. Ateş ise kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adam. Sevdiği insanın ölümüyle birlikte geriye yalnızca öfke kaldı. Tria'nın çürümüş sokaklarında intikam peşinde sürüklenirken, yolu Dolunay'la kesişir. İki kırık ruh, tek bir amaç uğruna yan yana gelir. Ama bu şehirde hiçbir ittifak masum değildir. Çünkü Tria'nın gölgelerinde biri vardır. Görülmeyen. Durdurulamayan. İpleri elinde tutan, her adımlarını izleyen... Onları yavaş yavaş kendi oyununa çeken kişi: Hayalet. --- "Çıkarken Artem sana silah çektiğinde onu öldürmek istedim. Kurşunlara boğup yüzündeki gülümsemeyi onlarla silmek istedim, ama yapamadım." Donakalmış bir şekilde öylece ona bakıyordum. İkimizin de birbirine olan siniri uçup, gitmişti sanki. Onu susturmak istemiyordum, bu yüzden ben sessizliğe gömüldüm. Eliyle önüme düşen saç tutamını kulağımın arkasına doğru atarken gözlerindeki ifade beni ateşe verdi. "Ondan sonra seni, mezarlığa gitmeden önce gördüğümde içimdeki ses, senin beni mahvedeceğini söyledi." Öyle de oldu, seni mahvedecektim, kendin iyiliğin için benden uzak dur çünkü ben senden uzak duramıyorum. "Ve ben sende mahvoldum Dolunay." --- Kapak tasarımı için Lady_sessiz 'e teşekkür ederim. ❤ UYARI: Bu hikaye kendine zarar verme, ölüm, cinsellik, kan ve şiddet içerir. Etkilenecek insanlar lütfen okumasın şimdiden teşekkürler.
ÖLÜ TANRININ ŞARKISI  by ozcelikdilaraa
ozcelikdilaraa
  • WpView
    Reads 2,547,336
  • WpVote
    Votes 185,739
  • WpPart
    Parts 68
•Yetişkin okurlar içindir• Kandan kıyafetlerimizi kuşanıp da, İçtiğimizde suyundan kehanetin, Biliriz hepimiz aslında, Ona ait bedenlerimiz. Apollon, Apollon. Gel de gör bizi, Kutsal bakirelerini. Al da götür bizi, Kutsal gelinlerini. Çıplak bedeni suyun içinden çıkarken biraz önce sunağa döktüğüm kanım ona doğru aktı. Önce damla damla sonra da bir nehir gibi hızla. Bedeni giderek görünür kılınırken kanımdan güç alıyor, yeniden hayat buluyor gibiydi. Güçlü bedeni tamamen görünür kılındığında dudaklarını araladı. "Konuş," dedi ölümsüz sesiyle. Sesi az önce damarlarımda akan kan kadar akışkan ve sıcaktı. "Bana sunduğun şey nedir?" Bu hikaye Kehanet Tanrısı Rae'ye adanmıştır. Not: Hikaye 18 yaş ve üstü okuyucular için uygundur. Cinsellik ve çıplaklık içerdiğinden bu uyarıyı yapmak durumundayım. 1. Kitap 05.11.2022 tarihinde tamamlanmıştır. 2. Kitap güncel olarak yayınlanmaktadır.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,617,894
  • WpVote
    Votes 2,079,153
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.