ceylinina adlı kullanıcının Okuma Listesi
65 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,625,222
  • WpVote
    Votes 549,705
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Kalbin Kaldığı Yer by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 101,466
  • WpVote
    Votes 6,538
  • WpPart
    Parts 25
Susturulup bastırılacaksın. Huyum böyle diyeceksin. Kafana vura vura öğretecekler. Ben alıştım diyeceksin. Balca ve Veryan yıllardır iki yakın arkadaştır. Yılbaşı partisinde sarhoş olan Balca ve Veryan eve döndüklerinde sarhoşluğun getirdiği hislerle birbirlerine karşı koyamazlar. Aralarında yaşanan çekim sonucunda bir birliktelik gerçekleşir. Ama bilmedikleri bir şey vardır...
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 23,890,974
  • WpVote
    Votes 1,088,386
  • WpPart
    Parts 49
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,505,498
  • WpVote
    Votes 151,352
  • WpPart
    Parts 34
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
AŞK-I FEVERAN (ARA VERİLDİ) by busra_hatsy
busra_hatsy
  • WpView
    Reads 15,434
  • WpVote
    Votes 893
  • WpPart
    Parts 8
Ankara'nın kalabalığından Mardin'in kadim taş sokaklarına savrulan Ruhefza, babasının borçları yüzünden eski bir dostunun oğlundan yardım istemesiyle kendini Miran Kandemir'in hükmü altındaki bir dünyada bulur. Miran'ın sertliği, suskun ama buyurgan bakışları ve tavizsiz karakteri Ruhefza'nın kırılgan ama isyankâr ruhuna çarparak büyük bir yangını başlatacaktır. Ama kader ona en büyük ihaneti babasının dilinden fısıldayacaktır: Miran'ın babasını öldüren, kendi babası Mustafa'dır. Mustafa, kızı için son bir iyilik yaptığını düşünerek onu "bir ay sonra döneceğim" diyerek Miran'ın konağına bırakır ve sessizce ortadan kaybolur. Ruhefza, babasının sözlerine güvenerek konakta kalmaya razı olur, ama bu konağa girerken bir gün oradan asla çıkamayacağını, Miran Kandemir'e mahkûm kalacağını henüz bilmemektedir. Miran ve Ruhefza birbirleriyle sürekli sürtüşür, Mardin'in katı gelenekleri arasında sıkışıp kalırlar. Miran, Ruhefza'nın hayatına en ince detayına kadar karışırken aralarındaki gerilim karşı koyamadıkları bir çekime dönüşür. Derken Mustafa yaralı halde konağa geri döner ve son nefesinde Miran'ın gözlerinin içine bakarak "Kızımla evlen, bu son isteğimdir" der. Ruhefza dehşete düşer, Miran karşı çıkar ama Mustafa'nın ölümü, konağın duvarlarına ağır bir vasiyet gibi çarpar. Miran ve Ruhefza istemeden de olsa evlenirler. Bu evlilik, ikisi için de bir cehennemle bir cennet arasında sıkışmış bir sınavdır. Birbirlerine sert ve acımasız davranırlar, kalplerindeki sevgiyi kabul etmemek için direnirler. Ancak en büyük kavgalarının ardından kırılan duvarlar, ikisini de birbirlerine aşklarını itiraf etmeye mecbur bırakır. Mutlularken kader son darbeyi vurur. Miran, babasının katilinin Ruhefza'nın babası olduğunu öğrenir. Artık aşk, ihanete; tutku, intikama; huzur, cehenneme dönüşür. AŞK-I FEVERAN
AŞİYAN by busra_hatsy
busra_hatsy
  • WpView
    Reads 878,650
  • WpVote
    Votes 33,129
  • WpPart
    Parts 56
GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİNDEN UYARLANMIŞTIR. AŞİYAN İstanbul'da hukuk okuyan Esila, tatil için ailesinin yanına Mardin'e döndüğünde, onu bekleyen karanlık yazgıdan habersizdir. Yıllar önce, çocuk yaşta Aram onu görmüş ve etkilenmiş; Aram'ın babası ise "Bu kız senin gelecekteki eşin" diyerek kaderin ilk düğümünü atmıştır. Esila için yıllar öncesinden örülen bu ağ, dönüşünde kapanmaya hazırdır. Törelerin ağır gölgesi altında, kendi iradesi dışında Aram'la evlendirilir. Küçükken doğudaki kızların haklarını savunmak için avukat olma hayalleri kuran Esila, bu kez kendi hayatını savunamamanın acısıyla baş başa kalır. İçindeki isyan, özgürlük özlemi ve geçmişteki hayalleri her geçen gün daha da derinleşir. Aram ise, yıllardır hayalini kurduğu kadını elde etmiş olmanın mutluluğuyla, onun kalbini kazanmak için her yolu dener. Ancak bu evlilik; tutku ile öfkenin, sevgi ile nefretin, bağlanma ile özgürleşme isteğinin çarpıştığı bir savaş alanına dönüşür. Her dokunuşları bir yara, her bakışları yeni bir yangın gibidir. Gerçek bir hikâyeden uyarlanan Aşiyan, aşkın yalnızca mutluluk değil, bazen de en ağır mahkûmiyet olduğunu gözler önüne seriyor. Bu roman; töre, özgürlük, aşk ve yıkım arasında sıkışmış iki insanın, hem birbirlerini yıkıp hem de yeniden inşa edişlerinin çarpıcı bir anlatımı... Bu kitapta Esila ve Aram'ın değil, kendi yaralarınızı da göreceksiniz. "Sevmek kurtuluş mudur, yoksa yıkım mı?" sorusunu her sayfada yeniden soracaksınız. Bazı hikâyeler vardır, bittiğinde bile zihninizden silinmez; Aşiyan işte tam olarak böyle bir hikâye.
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 877,545
  • WpVote
    Votes 55,491
  • WpPart
    Parts 18
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
Yazgının Oyunu by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 1,394,156
  • WpVote
    Votes 70,965
  • WpPart
    Parts 26
Birbirinden hiç hoşlanmayan iki insan, yakın arkadaşlarının düğününde yolları kesişince istemeden de olsa aralarında bir çekim yaşanır. Tek seferlik yaşanan bir ilişkinin sonunda hayat onları hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılar. Bir bebek... Bu minik mucize, iki yabancının kaderini birbirine bağlayarak onları hem kendileriyle hem de duygularıyla yüzleşmeye zorlar. Beklenmedik hamilelik, yeni bir başlangıcın kapılarını sonuna kadar aralar...
KASIRGAYA KANAN SAKA by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 3,997,693
  • WpVote
    Votes 214,052
  • WpPart
    Parts 39
❝Derler ki; çalınan hayatını daima hatırla, intikamın alevlerini soyunla harla. Bu ağılı taht bir hatıra; kalbi katran, ruhu Yakut Kral'a.❞ KARGALAR SERİSİ; AHVEB, EDİN ve KASIRGAYA KANAN SAKA kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlarsanız başlayın illa ki spoi yiyeceksinizdir. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.