ebemi sikenler
21 stories
SİLMESİNLER İZLERİMİ by Zehraozkul
Zehraozkul
  • WpView
    Reads 3,432,105
  • WpVote
    Votes 126,808
  • WpPart
    Parts 40
İhanetin gölgesinde soluklanan bir hikâye.
KIRIK ÇEMBER ( XWÎNDARÎ / KAN DAVASI) by yaftenva
yaftenva
  • WpView
    Reads 1,158,759
  • WpVote
    Votes 54,267
  • WpPart
    Parts 52
Leyal ailesiyle yaşadığı zorlu hayat mücadelesinde Alparslan ile nefes almaya çalışırken kaderin ağlarına takılırlar ve amansız bir ayrılağa neden olan kan davası başlar. Leyal'in kuzeni Yaman, Alparslan'ın abisi Sipan'ın nişanlısı olan Raperin'i kaçırır. İki aile arasında silahlar çekilir ve sular durulmaz. Sipan ve Leyal'in evliliğine hüküm verilir bu davada. Bir mezar ve aynı mezara gömülen üç yürek! 📍WATTPAD'DE BU İSİMDE YAZILAN İLK VE TEK KİTAPTIR!!! 📍 KİTAPLARIMIN TÜM HAKLARI SAKLIDIR! (Ç) ALINTI DAHİLİNDE YASAL İŞLEM YAPILACAKTIR!!! İlk Yayın Tarihi 12/05/2020
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 467,370
  • WpVote
    Votes 28,180
  • WpPart
    Parts 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
SİNEKKUŞU (Tamamlandı) by Bdauysl
Bdauysl
  • WpView
    Reads 127,656
  • WpVote
    Votes 5,421
  • WpPart
    Parts 67
'' Dur geri dön, adın ne?! '' avazım çıktığı kadar bağırsam da maalesef ki sesimi duyuramamıştım ya da duymak istememişti. Kan kırmızısı olan elbisenin rengi gayet netken etekleri atımın üzerinden geriye doğru savruluyordu. Zihnim de beliren son görüntüler elbiseden açıkta kalan çıplak ayakları ve simsiyah uzun saçlarının geriye doğru uçuşması olmuştu. Odada yankılanan telefon sesine atımın dörtnala koşan ayak sesleri karıştığında, irkilip gözlerimi açtım nefes nefese kalmış bir halde. Kendime gelmeye çalışarak avucumun içiyle gözümü ovuşturup, susup yeniden çalmaya başlayan telefonuma uzanarak arayana baktım. Acil bir durum olmasa aramayacağını ve hatta bu kadar ısrarla çaldırmayacağını bildiğimden daha fazla beklemeden açtım. '' Söyle... '' aklım hala gördüğüm rüyadayken, açtığımı fark edip sesimle kendine gelen Dinar, '' Ağam, kusura bakma acil olmasa ısrarla aramazdım biliyorsun ama bir haberim var. '' üzerimdeki yorganı çekiştirip bacaklarımı zemine indirerek sabırsız bir şekilde soludum. '' Uzatma neymiş? '' tahammülsüz sesimle, '' Hüsrev'in evini bulduk. '' telefonun diğer ucundan duyduğum isimle elim ensemde öylece kalırken kanımın tersine akmaya başladığını hissediyordum artık. Yıllardır beklediğim gün gelmişti nihayet. Bugün elimden kaçmasına izin vermeyecek ve senelerdir hesabını kesmeyi beklediğim adamın karşısına dikilecektim. Hayatımın akışını bambaşka bir yöne çeviren ve her şeyin sebebi olan adamın karşısına geçip, sustuğum ne kadar şey varsa hepsinin tek tek hesabını sorup, aldığı nefesi de kesecektim. Kolay ölüm yoktu ona. Senelerdir kendime verdiğim tek söz buydu, elime geçirsem de nefesini kesmekte acele etmeyecek ve onu en zayıf noktasından vuracaktım. En değerlisinden...
AF by askilav
askilav
  • WpView
    Reads 1,901,180
  • WpVote
    Votes 99,851
  • WpPart
    Parts 46
Babası onu terk ettiğinde küçük bir kız çocuğuydu. Annesi öldüğündeyse henüz büyüyememişti. Ona arkadaşlık etmek için yanında bir tek dedesi vardı, o da sevgi konusunda eli çok sıkı bir adamdı. O zor da olsa kendi kendini büyüttü; sonra pahalı ayakkabılı bir adamın ayak ucuna düştü. - @askilav
Daha Fazla Miyav Yok! (+18) by Slmbenbeyzalan
Slmbenbeyzalan
  • WpView
    Reads 732,290
  • WpVote
    Votes 21,787
  • WpPart
    Parts 36
Bir sabah uyandığınızda evcil kedinizin insana dönüştüğünü görseydiniz, ne yapardınız..?? Muhtemelen böyle bir şeyin gerçek olduğuna inanmazdınız, değil mi? Çünkü bu imkansız!! Ama 22 yaşındaki barmen Yekta'mızın başına gelen tam olarak bu.. Evet, doğru okudunuz. Bu, genç bir adam olan Yekta Tunç Saraç'ın evinde beslediği ve yıllardır sahibi olduğu kedisi Lia'nın bir sabah ansızın güzel, genç bir kıza dönüşmesinin hikayesi.. Başka hangi insan gece kucağında ufak bir tüy yumağıyla uyuyup sabahında minik kediciğinin yerinde çırılçıplak bir kız bulabilir ki..? ____ ‼️UYARI!: Bu hikaye +18, cinsellik, argo, küfür vs gibi şeyler içerir!! Rahatsız olacaklar okumasın lütfen!!‼️ Zaman zaman minik cringelikler yaşayacağız ama onlar olmadan kitapların tadı tuzu yok ki!! Bu da benim imzam işte.. Başlangıç tarihi: 7 Haziran 2024
SİTARE Kalplerin Alevi (Töre) by hayalfreya
hayalfreya
  • WpView
    Reads 3,903,744
  • WpVote
    Votes 155,524
  • WpPart
    Parts 107
"Ben de Riva Aşiretinin Hanımağası Gece Riva isem seninle evlenmem, konağınada kuma gelmem!" dedim öfkeyle bağırarak, artık hiçbir şey dayanılacak gibi değildi. Üzerime daha da eğilip beni cam ile arasında kıstırırken aynı öfkeyle bana dişlerini sıkarak karşılık verdi, "Bende Asparşah aşiretinin Ağası Boran Ağa isem seni konağıma gelin getirir, altıma alıp inlete inlete bağırtırken bunları sana hatırlatırım!" sözleri ile dumura uğrarken midem ağzıma geldi, hiçbir kuvvet beni durduramazdı onunla evleneceğime kendimi öldürürdüm daha iyiydi. Öfke ateşi ile harlanıp kaynayan kanım ile başımı dikleştirdim, "Konağını başına yıkacağım, zerre kadar huzur bırakmayacağım sana! Benimle evlendiğin güne lanet ettireceğim seni, duydun mu Boran Ağa!" Kehribar rengi gözleri dudaklarımdan çıkan her kelimeyle daha da kararırken sertçe yutkundu, bakışları dudaklarıma kaydığında hızla kaçırdı ve yavaşça burnunu boynuma eğdi, ondan kaçabilmek için cam ile birleşmiştim ama ondan kaçmaya çalışmak nafile çabaydı. "Ben senin kokunda şimdiye kadar tatmadığım huzuru tatmışken, sen bana nasıl seninle evleneceğim güne lanet ettirebilirsin ki, Gece'm." dedikleri beynimde uğuldatma yaşatırken yine ve tekrar adımı baskın bir fısıldamayla kulağıma boğuk bir sesle söylemesi kalbimi zorladı nefesimi zaten zor alırken kesti. Ama Asiliğim ve öfkem yine tüm duygularımı bastırdı. "Sen Asparşah, sen gözlerimin içine her baktığında yanacaksın, benim gözlerimde kendi ölümünü her defasında izleyeceksin ve her dakika pişmanlıklarla kavrulup yok olacaksın. Çünkü karşında Bir Riva var Gece Riva ve ben seni yok etmekten zevk alacağım. Seçim senin beni kuman olarak mı alacaksın, yoksa benimle birlik olup töreye karşımı geleceksin." Şimdi karar Boran Ağa'nındı. 27/03/2022 RİVA ve ASPARŞAH SOYADLI TEK KİTAP. ÇALINAMAZ! VE KOPYALANAMAZ!
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,621,376
  • WpVote
    Votes 895,680
  • WpPart
    Parts 102
Kitap oldu. Dört kitabı basıldı. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.