zaynahara
- Reads 192,166
- Votes 12,793
- Parts 21
*Cinsellik ve rahatsız edici öğeler bulunmaktadır.
"Sen..." Dedim,hayal kırıklığı ile. Düşlerimin kırıklığını toplamak istedim,elime battı. Kanadı,kanadı... "Bana takıntılısın,değil mi?" Sesim cılızdı. Sakindi ama değildi de. Sesim,yüzüm olmuştu.
Sağ eli,yüzüme dokundu. Yanağıma konan eli yumuşaktı. Yüzüme dokunan elle gözlerimi yumdum. İki gözümden de eş zamanlı düşen bir damla yaşın teki onun,avucunun içine gizlendi. Gözyaşım bile ondan medet umdu. Ama o yaş avcunun içinde kuruyacaktı. Bana yaklaşınca tepkisiz kaldım. Burnuma gelen kokusu çok güzeldi. Tarif edemezdim. Dudaklarını boynumda hissettiğim an irkildim. Şah damarımın üstüne bir öpücük kondurdu. Masum değildi,ihtiraslı bir öptüktü.
"Senin gözyaşına," Dedi,usulca. "Saçının teline,gözlerine,sesine..." Derken boynumdan yukarıya öpe öpe çıktı. En sonki durağı çenem oldu. "Aldığın nefese bile takıntılıyım. Ama bu takıntıdan daha beter bir hâl almak üzere... Aşka dönmek üzere."
Sehven,kendini bulduğu evliliğin içinde savaşması gereken kişi kocası Soylukan Maçkalıydı. Sevdiği adamla evlenmişti. Ancak karşısındaki Karadeniz'in Maçkalı olarak bildiği üç kardeşten en tehlikelisiydi. Mesleği ve duyguları elinden alınmadan yapması gereken onu bırakmaktı.
Duruşma günü geldi.
Müşteki ve sanık.
Akıl ve mantık tutuklandı.
Aşk beraat etti.
ZAYNAHARA'DAN