Like
6 stories
AltÜst  por mononokece
mononokece
  • WpView
    LECTURAS 233,076
  • WpVote
    Votos 7,128
  • WpPart
    Partes 21
Sahip oldukların en fazla ne kadar alt üst olabilir? (Gizem/Gerilim) Wattpad Mistery TR "Psikolojik Gerilim Dolu Dakikalar" Okuma Listesinde.
Damat Kaçırma (Final) por PembeSafir
PembeSafir
  • WpView
    LECTURAS 5,257,724
  • WpVote
    Votos 345,887
  • WpPart
    Partes 105
Olaya hiç bu açıdan bakmadım ben. Hayatım boyunca o kadar çok şey kaçırdım ki... Hayaller, dostlar, mutluluklar, güven, aşk, eğlence... Ama bu adam! Kaçırdığım en iyi şeydi.
Güzden Güzel por birazmurekkep
birazmurekkep
  • WpView
    LECTURAS 158,619
  • WpVote
    Votos 12,306
  • WpPart
    Partes 24
İkişer üçer çıktığı basamaklar nihayet tükendiğinde göğsü küçük bir serçe gibi hızla inip yükseliyordu. Fakat tüm bunlara rağmen heyecanı ayaza meydan okuyan bir kardelenden farksızdı. Kahverengi ahşap kapıya uzandığı esnada kapıyı aralayıp ay gibi parlayan yüzüyle ona gülecek olan kadının hayali her zamanki gibi ela gözlerinin önüne serilmişti. Fakat hayal gerçekleşmedi. Kadının terliklerinin parkede çıkardığı o ses adamın kulaklarına ulaşmadı. Birbiri ardına kapıyı döven yumruklar bir karşılık bulamadı. Ay yüzlü kadın, kapıyı açmadı. Ve o gece adam hayata küstü, Kadınsa adama...
Beyefendiye Mektuplar por valdyraine
valdyraine
  • WpView
    LECTURAS 571,623
  • WpVote
    Votos 46,409
  • WpPart
    Partes 59
❝Çünkü beyefendi, siz, kelimelere sığmayan bir adamsınız.❞
NOTA ♫ ♪ (Müzikten Bedenler #1) por myrockerruh
myrockerruh
  • WpView
    LECTURAS 2,087,896
  • WpVote
    Votos 85,691
  • WpPart
    Partes 56
Piyanonun seksen sekiz tuşunda gizli bir hayat, zor ve çıkmazlarla dolu. Yanlışlar, mutluluklar, gözyaşları, aşklar ve hüzün... Hayat sandığından daha acımasız, doğru bildikleri ise yalandı. Her nefeste biraz daha battı ölüme. Neydi aşk? Başlangıcı veya sonu var mıydı? Bir piyanistin lügatında aşk, piyanonun; tüm masumiyeti kuşanan beyaz ve o masumiyete leke düşüren siyah tuşlarında hayat aramak gibiydi bazen. Seksen sekiz tuşun hepsine hakim olduğunu sanıp yanılmak gibi. "Nefeslerimiz bile bize ait değilken sen, müziğe nasıl bu kadar ait olabiliyorsun?" Babasının yolundan, babası olmadan gitmeye çalışan bir kız... Bir kadının, hayatını mahvettiği bir genç... Ve en başından hayata yenik başlayan bir çocuk... Hayat, onların yollarını kesiştirmiş; ardından aynı anda mahvetmişti. En battığınızı hissettiğiniz, "Her şey bitti," dediğiniz anlarda bir şarkı, bir melodi, belki farklı bir şeyler sizin için yaşam; ilham kaynağı olur muydu? Ve bir gitar sesi kapladı içindeki boşluğu. "Ben, Neva Karaer. On sekiz yaşında bir karanlık silsilesi, acı bulutu, hüzün tozu.... Notaların beden bulduğu ağıt. Babasını gururlandırmak için çırpınan ama annesinin kırık hayaller okyanusunda batmış bir kız. Kendimi acı sularıma hapsetmiş olmama rağmen henüz, hâlâ hayatta ve güçlüydüm. Ben, Neva Karaer. Bir yıkımın habercisi, ışığını kaybetmiş bir beden... Bir piyanistin ve bir hayat kadınının kızı." #Müzikten Bedenler Serisi'nin ilk kitabıdır. 05.01.2014-25.07.2017 NOT: Bazı bölümlerde argo geçmekte ve kurgu bütünü itibariyle psikolojik ögelere yer vermektedir. Etkilenebilecek ve 16 yaşından küçük olanların okumaması tavsiye edilir.
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR por ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    LECTURAS 888,052
  • WpVote
    Votos 64,114
  • WpPart
    Partes 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)