su_barann
- Reads 15,209
- Votes 993
- Parts 24
Gökçe, ailesini paramparça eden kazanın ardından yalnızca bir şey öğrendi:
Bu dünyada hayatta kalmak için insan olmayı bırakman gerekir.
Kendi adını, geçmişini ve hayatını geride bıraktı.
Tria'nın karanlığında doğan yeni kimliğiyle artık o, Dolunay.
Kaybolan kardeşini bulmak için her şeyini feda etmeye hazır.
Ama Tria, kaybolanları geri vermez.
Sadece daha derinlere çeker.
Ateş ise kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adam.
Sevdiği insanın ölümüyle birlikte geriye yalnızca öfke kaldı.
Tria'nın çürümüş sokaklarında intikam peşinde sürüklenirken, yolu Dolunay'la kesişir.
İki kırık ruh, tek bir amaç uğruna yan yana gelir.
Ama bu şehirde hiçbir ittifak masum değildir.
Çünkü Tria'nın gölgelerinde biri vardır.
Görülmeyen. Durdurulamayan. İpleri elinde tutan, her adımlarını izleyen...
Onları yavaş yavaş kendi oyununa çeken kişi:
Hayalet.
---
"Çıkarken Artem sana silah çektiğinde onu öldürmek istedim. Kurşunlara boğup yüzündeki gülümsemeyi onlarla silmek istedim, ama yapamadım." Donakalmış bir şekilde öylece ona bakıyordum. İkimizin de birbirine olan siniri uçup, gitmişti sanki. Onu susturmak istemiyordum, bu yüzden ben sessizliğe gömüldüm.
Eliyle önüme düşen saç tutamını kulağımın arkasına doğru atarken gözlerindeki ifade beni ateşe verdi. "Ondan sonra seni, mezarlığa gitmeden önce gördüğümde içimdeki ses, senin beni mahvedeceğini söyledi."
Öyle de oldu, seni mahvedecektim, kendin iyiliğin için benden uzak dur çünkü ben senden uzak duramıyorum.
"Ve ben sende mahvoldum Dolunay."
---
Kapak tasarımı için Lady_sessiz 'e teşekkür ederim. ❤
UYARI: Bu hikaye kendine zarar verme, ölüm, cinsellik, kan ve şiddet içerir. Etkilenecek insanlar lütfen okumasın şimdiden teşekkürler.