Tuseminizz adlı kullanıcının Okuma Listesi
35 stories
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 266,610
  • WpVote
    Votes 15,667
  • WpPart
    Parts 58
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
KAÇIŞ ve KÖRDÜĞÜM (FİNAL)  by varolmamiskitaplar
varolmamiskitaplar
  • WpView
    Reads 201,056
  • WpVote
    Votes 9,510
  • WpPart
    Parts 41
Karadeniz'in fırtınalı kıyılarında, genç bir kadın özgürlüğü için hayatını riske atar. İnci, ailesinin zoru ile adım attığı düğünden kaçarken, yıllar önce hayatını kurtardığı Yusuf ile karşılaşır. Yusuf, geçmişteki bir borcun ağırlığıyla ona yardım eder. Ancak her şey, kaçınılmaz bir yalanın etrafında şekillenir: Bu yardım İnci'nin peşine düşen tehlikeleri savuştururken, iki yabancı arasında beklenmedik duyguların filizlenmesine neden olur. Fakat Karadeniz'in dalgaları gibi, hiçbir sır sonsuza kadar saklı kalamaz. İnci ve Yusuf, sahte bir oyunun içinde gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalırken, aşk, güven ve cesaretin sınavını verirler. Ama bu oyun, iki kırık kalbi bir araya getirebilecek kadar güçlü müdür? #1Karadeniz #1Anlaşma #1İnci #1Kader #1Yusuf #1imkansız
Karanbey (+18) || TAMAMLANDI by ayseilhanli
ayseilhanli
  • WpView
    Reads 522,881
  • WpVote
    Votes 19,206
  • WpPart
    Parts 59
Kırık Kafesler Evreni #1 •••••••••••••••••••••••••••••••• Kübra Karan. "Gelini öpebilirsiniz." Nikah memurunun cümlesiyle irkildim. Nikah cüzdanını uzattığında alamadan ayaklandık. Bakışlarım Hakan'a döndüğünde kaşları çatılmıştı yine. Cidden çatık kaşlarıyla para kazanıyor olabilir miydi? Bana eğildiğinde gözlerimi sıkıca kapattım ve nefesimi tuttum. Dudakları alnıma değdi, tuttuğum nefesim ciğerlerimden süzülürken dengemi sağlamak için Hakan'ın ceketini sıkıca tuttum. "Bu evlilik esaretin değil Karım. Özgürlüğün. İstemediğin bir şey asla yaşanmayacak." Gözlerimi araladığımda güven verici gri hareleriyle kesişti gözlerim. Burada tutsak olmadığımın altını çizmesi bile benim için o kadar kıymetliydi ki ona inanmaktan başka yolum yoktu. "Özgürlüğüm." dedim heyecanla. Gözlerini kapatıp açtığında onayladığını anladım. "Senin özgürlüğün bizim ortaklığımız. Senin gözlerin ve kulaklarınla benim gücüm...Bu dünyanın en mükemmel anlaşması ve evliliği olacak." •••••••••••••••••••••••••••••••• Başlangıç Tarihi : 01.12.2023 Bitiş Tarihi : 19.09.2025
AKINCI by Sqaawx
Sqaawx
  • WpView
    Reads 96
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 5
Savaşın gölgesinde yetişmiş iki yüzbaşı... Kaan Altay Bozkurt, disiplin ve stratejiyi hayatının merkezine koymuş, sertliğiyle tanınan bir subaydır. Ahu Demirkan ise cesareti, zekâsı ve inatçılığıyla ün kazanmış, sınırları zorlayan bir komutandır. Onlar için görev, kişisel duyguların her zaman önünde gelir. Ancak kader, bu iki farklı karakteri aynı cephede buluşturur. Düşman yalnızca dışarıda değil, içeridedir de. İhanet, pusular ve görünmeyen eller arasında verdikleri mücadele, sadece vatanı değil, birbirlerini de koruma savaşıdır. Kaan ve Ahu'nun geçmişi yakalarını bırakmaz. İkisi hem şimdiki zaman için hemde geçmişi için çabalayan iki masum insandır aslında. Onları kapsayan bütün oyunlar onlardan ayrı planlanmış, gerçekleştirilmiş bir oyundur. Her karar bir hayatı, her adım geleceği belirleyecektir. Kaan ve Ahu, savaş meydanında düşmanla, kalplerinde ise kendileriyle yüzleşmek zorunda kalır. Vatan için yemin etmiş iki komutan... Kazanan sadece biri değil, ya ikisi birden ya da hiç kimse olmayacak.
KÜÇÜK KADINIM  by 1r3mss
1r3mss
  • WpView
    Reads 424,088
  • WpVote
    Votes 9,915
  • WpPart
    Parts 42
Borçlu bir aile ve aşık bir mafya
TAHAYYÜL (Tamamlandı) by delusionslayer
delusionslayer
  • WpView
    Reads 3,006,830
  • WpVote
    Votes 121,360
  • WpPart
    Parts 62
''O kadar imkânsızdın ki benim için...'' İçine çektiği derin nefes sessizliğin kol gezdiği çocuk parkına ses olurken ellerini, oturduğum bankta sırtımı yasladığım tahta parçalarının iki yanından omuzlarıma temas edecek yakınlıkta yerleştirip devam etti sözlerine. ''...ama ben o gözlerde gördüm Defne. Yıllardır hayalini bile kurmaktan korktuğum o anlardaki gibi bana baktığını gördüm ve ben o bakışları ömrümün sonuna kadar görmek için canımı bile veririm.'' Öyle baskındı ki her kelimesi, dudakları arasından çıkan her cümle bir yemindi sanki. Bedenini bedenimin üzerine eğdiğini hissettiğimde hareketsizce oturmaya devam ettim. Nefesi saçlarımın arasındaydı ve ben arsızca o nefes oradan hiç ayrılmasın istiyordum. Tam başımın üzerine temas eden dudaklarla beraber kalbim, sanki özgürce uçmaya âşık bir kuşmuş da küçücük bir kutuya zorla kapatılmış gibi kanat çırparken kanatlarına zarar verdiğinin bile farkında değildi. Canım yanıyordu hatta daha da yanacaktı biliyorum ama yine de istiyordum işte... Her şeye rağmen canımın yanmasını. ''Korkuyorum.'' Titrek ve cansız çıkan sesimi belki de duymamıştır bile diye düşünürken aldığım cevapla benim seslerimi en iyi onun duyduğunu bir kere daha anlamıştım. ''Seni bekledim, beni gör istedim ama yapamadım. Şimdi sen beni görmüşken bu yolda karşıma ne çıkarsa çıksın gözüm görmez, kulağım işitmez. Ben, bana aile olsun istediğim kadın için ailemi bile karşıma alabilecek bir adamım. Korkutacaksa bu korkutsun seni.'' ... Kurgunun ilerleyen bölümlerinde argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunabilir! ... ⭐️Tamamlandı: 8 Şubat 2024
NEFES (+18) by lzeynepclkl
lzeynepclkl
  • WpView
    Reads 4,836,056
  • WpVote
    Votes 177,485
  • WpPart
    Parts 58
Kardeşi Mert için gittiği bir barda seçtiği bir adamdan hamile kalmayı planlayan Duru'nun tek amacı doğacak olan bebeğinin kardeşine nefes olmasıdır. Duru amacına ulaşır fakat bilmediği şey ise seçtiği adamın karanlık dünyasıdır.
DOKSAN YEDİ by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 773,652
  • WpVote
    Votes 38,043
  • WpPart
    Parts 41
TAMAMLANDI. Eylem ve Ömer Asaf, çocukluklarından itibaren tanışan, yaklaşık on yıldır birlikte olan bir çifttir. Ateşin yaktığını, buzun dondurduğunu, rüzgarın üşüttüğünü ve güneşin bunalttığını dahi birlikte öğrenmiş, birbirlerini gördükleri ilk andan son ana kadar aralarında derin bir bağ oluşmuştur. Oldukça güzel ilerleyen birliktelikleri, Eylem'in bir gecede her şeyi geride bırakarak Ömer Asaf'ı terk etmesi ile bozulur. İhanet aralarındaki bağı bir makas gibi kesip atmıştır. Eylem vicdan azabı, Ömer Asaf ise bir türlü dinleyemediği gururu ile doksan yedi gün sonra bir sokağın ortasında yeniden karşılaştıklarında; hikayeleri yeniden başlar. "Senin bir evin var, bahçesinde de ben varım. Sen diyorsun ki eve girme ama bahçeden de çıkma. Önümüz kar kış Eylem, ben ya eve gireceğim ya da o bahçeden gideceğim. Üçüncü bir seçenek yok." YETİŞKİN İÇERİK. EYLEM YAKUT & ÖMER ASAF AHADÎ 25 OCAK 2019 - 01 : 22 ●
Lahza(Kitap Oldu) by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 3,719,655
  • WpVote
    Votes 269,891
  • WpPart
    Parts 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,994,942
  • WpVote
    Votes 518,460
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.